Gençlerbirliği – Galatasaray karşılaşması, iki takım açısından da ligde bulundukları konum itibariyle çok büyük önem taşıyordu. Ancak iki takım da maçın önemi ölçüsünde bir futbol ortaya koyamadılar. Açıkçası sahadaki futbol, beklentilerin çok uzağında kaldı.

Genel olarak futbol açısından durum böyle olsa da sahada oyun anlamında üstün olan taraf Galatasaray’dı. Babel’e ilk on birde görev verip, buna karşılık Falcao ve Mostafa Mohamed başta olmak üzere pek çok yıldız oyuncusunu kulübede tutarak Halil, Kerem ve Emre Akbaba gibi isimleri sahaya süren Fatih Terim, oyun ve skor anlamında istediğini aldı. Elbette Gençlerbirliği’nin kötü futbolu da bunu kolaylaştıran bir etmen oldu.

Ev sahibi takım orta sahada rakibine hiç baskı yapmadığı gibi defansının arkasına da çok kolay adam kaçırttı. Tabii böyle olunca Galatasaraylı futbolcular orta sahada çok rahat top alış verişi yaptılar ve oyun kurdular. Nitekim sarı- kırmızılıların ilk golü de bu şekilde oluştu. Sahanın en iyisi Babel, Taylan Antalyalı’yı, o da Halil Dervişoğlu’nu gördü. Ancak yine de golde aslan payı Halil’indi. Çünkü net olmayan pozisyonda şut imkanını kendi sağladı ve çok güzel bir vuruşla takımını öne geçirdi.

İkinci yarıda da durum pek değişmedi. Gençlerbirliği, ancak 2-0’dan sonra yaptığı değişikliklerle bir ölçüde reaksiyon gösterdi. Lakin bunu daha önce yapması gerekirdi. Esasen kırmızı- siyahlılar, maç boyunca Muslera’yı hiç rahatsız edemediler.

Gençlerbirliği’nin işi artık çok zor. Gerçekten üzücü. Gençlerbirliği gibi bir kulüp bu durumlara düşmemeliydi.

Çok rahat bir galibiyet alan Galatasaray’da Babel, çalışanlığıyla göz doldurdu. Hatta Hollandalı, yukarıda da belirttiğim gibi bence sahanın en iyisiydi. Aynı şekilde Halil de göz doldurdu. Attığı golde bireysel becerisi söz konusuydu.

Son zamanlarda golleriyle ön plana çıkan Emre Akbaba, bu maçı da boş geçmedi. Onun da goldeki vuruşu gerçekten güzeldi.

Kerem, eski maçların biraz uzağında kalsa da yine çok çalıştı. Orta saha ise hiç baskı yemediği için en rahat maçlarından birini oynadı.

Fatih Terim, son zamanlarda Halil ve Kerem gibi gençlerde ısrar ediyor. Tecrübeli teknik adam, bu gençleri Türk futboluna kazandırmanın yanında Galatasaray’ın da geleceğine yatırım yapıyor.

Fatih Terim, 73’den sonra yaptığı değişiklerde artık tamamen derbiye odaklanmıştı. Terim’in, Beşiktaş derbisine daha farklı bir kadroyla çıkıp çıkmayacağını bekleyip göreceğiz. Tek temennimiz sadece futbolun konuşulacağı, centilmence bir derbi olması…