Galatasaray, Fenerbahçe derbisi öncesinde zorlu Başakşehir engelini üç golle aşarak zirve takibini sürdürdü. Sarı - kırmızılılarda maça damga vuran isimlerse Muslera, Donk ve Onyekuru oldu.

Aykut Kocaman ile yeni bir başlangıç yapmak isteyen Başakşehir, eskiye göre daha kompakt bir defans anlayışı sergiledi. Bununla birlikte konuk takım önemli pozisyonlar buldu. Ancak Muslera, skorun 0-0 olduğu bu kritik bölümde bu ciddi tehlikelere geçit vermedi. Gulbrandsen’in şutunu harika bir şekilde çıkartmayı başaran Uruguaylı kaleci, Giuliano’nun penaltı vuruşunda da gole izin vermedi. Ardından bir kafa vuruşunu da kale çizgisi hizasında kontrol etti. Muslera için ‘’ takımın yüzde ellisi ‘’ sözü boşuna söylenmiyor. Muslera’nın bu başarılı performansı olmasaydı ve Galatasaray geriye düşseydi, sarı- kırmızılıların toparlanmaları çok zor olurdu. Öyle ağır bir sakatlık geçirip, yedi ay sonra sanki hiç ara vermemiş gibi kaldığı yerden devam eden Muslera’ya bir sporsever olarak yürek dolusu tebrikler…

Galatasaray, ilk yarıda kendi sahasında takım halinde savunma yapan Başakşehir karşısında pozisyon bulmakta zorlandı. İlk yarının başlarında solda Saracchi, Arda ve Onyekuru üçlüsü iyi işler yapsalar da bunlar net pozisyonlara dönüşemedi. İşte sarı- kırmızılılar adına maçın kilitlendiği ilk yarının sonunda Donk çıktı ortaya. Topla rakip ceza sahası yakınlarına kadar gelen Donk, Onyekuru’ya orta yapmadı, adeta pas verdi. Bu inanılmaz güzellikteki pasa aynı kalitede kafayı vuran Onyekuru da kilidi açan golü filelere bıraktı.

Her zaman söylediğim gibi Donk, Galatasaray için çok önemli bir oyuncu. Joker gibi her yerde oynayabiliyor. Orta saha orijinli olmasına rağmen şu anda stoper görevini Luyindama’dan çok daha iyi bir şekilde yerine getiriyor. Defansif müdahaleleri son derece yerinde olduğu gibi geriden oyun kurma konusunda da oldukça başarılı ve bu anlanda Marcao’yu da çok rahatlatıyor. Topla çok iyi çıkabilen, attığı nokta uzun toplarla arkadaşlarını direkt pozisyona sokabilen Donk, Başakşehir maçında da önce harika bir asiste ardından da kornerden gelen topa çok iyi yükselerek vurduğu güzel kafayla Galatasaray’ı rahatlatan gole imza attı.

Maça damga vuran diğer bir isim olan Onyekuru, sarı- kırmızılılara adeta ilaç oldu. İki maçta üç gol atan başarılı futbolcu, oyun olarak da büyük bir açığı kapattı. Gaziantep karşılaşmasında oyuna girdikten sonra rakip defansın bütün düzenini bozan ve iki gole imza atan Onyekuru, Başakşehir defansına ve özellikle Ömer Ali’ye de oldukça zor anlar yaşattı. Attığı gol ise muhteşemdi. Galatasaraylı taraftarlar Onyekuru’yu izledikçe, ‘’ keşke sezon başında alınsaydı ‘’ diye düşünmeden edemiyorlardır.

Fatih Terim’in ikinci yarının başında yaptığı iki değişiklik, orta sahada daha etkili olma ve daha fazla hücuma yönelik oynama isteğini gösteriyordu. Tabii tecrübeli teknik adam Mostafa Mohamed’i de görmek istiyordu. Başakşehir ise ikinci yarıda, skor olarak geride olmanın etkisiyle daha fazla rakip kaleyi düşündü. Ama istediği şekilde organize olamadı. Bununla birlikte Aykut Kocaman’ın değişiklikler için 2-0’ı beklememesi gerekirdi.

Mostafa Mohamed için bir 45 dakika ile değerlendirme yapmak doğru olmaz. Ancak hava toplarında etkili olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca çok istekli ve kendisini kanıtlamak istiyor. Nitekim penaltıda topun başına geçerek ilk maçında ilk golüne ulaşmak istedi ve bunu başardı.

Babel’in de yine görevini iyi bir şekilde yerine getirdiğini düşünüyorum. İkinci yarıda sağ açığa alındıktan sonra geriye çok fazla yardıma geldi. Hatta çoğu zaman Linnes’in yanında ikinci bir bek gibi durdu.

Bir uyarı ise Marcao’ya. Çok iyi bir sezon geçiriyor. Lakin bazı müdahaleleri çok kontrolsüz. Nitekim Başakşehir maçında da böyle bir hareketiyle penaltıya neden oldu. Eğer o penaltı gole dönüşseydi, Galatasaray için işler bu kadar iyi gitmeyebilirdi. Haftaya Fenerbahçe derbisi var. Ondan sonra da sarı- kırmızılıları önemli maçlar bekliyor. Bu tür kontrolsüz müdahaleler Marcao’nun da Galatasaray’ın da başına iş açabilir. Brezilyalı futbolcunun daha dikkatli olması gerekiyor.

Galatasaray için önemli bir galibiyetti. Şimdi gözler derbiye çevrildi. Sadece futbolun konuşulacağı, centilmence bir derbi dileğiyle…