Kocaman’ın Kayseri önünde kulübede alternatif stoper bulundurmaması gerçekten acayip. Uğur Meleke

Aykut Kocaman’ı anlayamıyorum


Kocaman’ın Kayseri önünde kulübede alternatif stoper bulundurmaması gerçekten acayip. Üstelik sahada stoper oynamışlığı/oynayabilirliği olan bek ya da orta saha oyuncusu yokken... Zaten son yarım saat stoper oynamaya çalışan Selçuk’un Santana karşısındaki hali de ortada.
Aslında aynı maçın esame listesinde dikkat çekici bir detay daha var. Fenerbahçe’de sağ bek oynayan Okan Alkan’ın (Allah korusun) başına bir şey gelmesi halinde sarı-lacivertlilerin on sekizinde onun yerini doldurabilecek oyuncu da yok! Ne Fenerbahçe’nin yedekleri (Serkan, Özer, Santos, Gökhan Ünal, Semih, Selçuk, Dia), ne de on birinden bir oyuncunun doğal sağ bek kariyeri yok. Orayı doldurması için zorlanabilecek tek kişi Terim’li milli takımda 1-2 maç sağ bek oynamış Topuz, ama onun da bunca yıl sonra o vazifeyi ne kadar yapabileceği tartışılır.
Halbuki sahada bir santrfor oynatırken kulübede 2 santrforu (Semih-Gökhan Ünal) bekletmek yerine bir tek Bekir’i 18’e almak, her iki pozisyona da alternatif üretmek anlamına gelecekti.
Bu arada, benzer bir risk, pazartesi gecesi Rijkaard’ı da bekliyordu. Çağlar ve Hakan’ın yokluğunda 11’de Insua’ya yer verildi, ama Arjantinli’nin başına bir iş gelmesi halinde sol beke kimin çekileceği de muammaydı... Ne 11’de ne de kulübede (Aykut, Zan, Aydın, Barış, Cana, Pino, Sabri) sol bek oynayabilir bir futbolcu yoktu. Oysa Rijkaard da Cana-Barış’tan birini dışarıda bırakıp Eskişehir’deki sol beki Serkan Kurtuluş’u 18’e alabilirdi.
Galiba Rijkaard da Neill’i her pozisyonda kullanabileceğini düşünüyor, ama neyse ki o seri Bulgar Ivanov’un karşısına Avustralyalı’yı koymak zorunda kalmadı.

Alex meselesi
Esame listesi gariplikleri bir yana, Aykut Kocaman’ı anlamaya çalıştığım (ve henüz başaramadığım) bir konu daha var. Transfer döneminde bizzat aldığı Dia ve Stoch (ve hatta Niang da) 4-3-3 oynayan takımlardan gelmiş oyuncular... Dia’yla Stoch savunma yönleri zayıf, seri kanat hücumcuları. Aykut Hoca’nın bu iki savunması zayıf adamı 4-4-Alex-1’in kanatlarına bir arada koyamadığı için Brezilyalı kaptanına takımda yer bulamadığını düşünüyordum.
Nitekim Kocaman, Kayseri’de 46’da Alex/Dia değişikliğini yapınca, “Galiba hoca, Ankaraspor’da da başarıyla uyguladığı 4-3-3’e dönüyor” diye düşündüm. Çünkü sahada sağdan sola orta saha üçlüsü Topuz, Cristian, Emre ve forvet üçlüsü Dia, Niang, Stoch kalmıştı; üstelik bu dizilişin Kocaman’ın hayal ettiği formasyon olduğunu zannediyordum.
Yanılmışım... Kocaman, Topuz’u orta alana, Emre’yi santrfor arkasına kaydırarak normal planını bozmadı, yani Alex’siz de “devşirme Alex’li” oynamaya devam etti...
Cevap bulamadığım soru şu: Kocaman Alex’li oynamak istemiyorsa, neden devşirme Alex’li oynamayı tercih etsin? Madem Alex’li düzen o kulübedeyken de devam edecek, orijinali eldeyken neden devşirmesiyle oynanmaya çalışılsın?

Serdar Fenerbahçe’de olabilirdi
Fenerbahçe’nin, Kayseri önündeki en temel problemi, savunmadan pasla çıkamamak olarak gözüktü. Zaten Yobo+Okan+Caner’in Fenerbahçe formasıyla ligdeki maç sayıları toplamı altıyken, savunma grubunun üst üste 6 pas yapmasını beklemek de hayalcilik...
O Fenerbahçe’nin beceremediği hazırlık paslarını Kayserispor harika yaptı, bu trafiğe önderlik eden adamsa 21 yaşındaki gurbetçi Serdar Kesimal’dı.
İşin enteresan tarafıysa Serdar’ın, Köln A takımına çıkma mücadelesi verdiği 2007-2009 döneminde Alman takımının hocalığını Daum’un yapması... Ve 2009-2010 sezonu başında Serdar’ı Daum’un değil Tolunay Kafkas’ın keşfedip Süper Lig’e getirmesi.
2008-2009’da Köln II ekibiyle hemen hemen bütün maçlarda oynayan ve şampiyonluk yaşayan Kesimal, o sırada A takımı çalıştıran Daum’un kendisini tanıyıp tanımadığını bilmediğini söylüyor!


Üç tebrik
Aslında anladığı konular sıralamasında futbolun çok önlerde yer alamayacağı çok yönlü bir bilgindir, meslektaş olmaktan da gurur duyduğum bir adamdır Tanıl Bora. Ama onun futboldan da ne kadar iyi anladığını Sıcak Nal Dergisi teşhis etmiş, Dünya Kupası öncesi yaptığı başarılı tahminler sebebiyle Tanıl’a “futboldan en iyi anlayan yazar” ödülünü vermiş. Öyleyse bravo Sıcak Nal Dergisi’ne.
İkinci tebrikse Lig TV’ye... Global futbol entelektüeli Simon Kuper’le, Türk futbol entelektüeli Ali Ece’yi bir araya getirdiler. Futbolseverlere harika bir sohbet izlettiler.
Hürriyet yazarı dostumuz Kanat Atkaya da, Seyrantepe inşaatında hayatını kaybeden işçilerin isimlerini stat kapılarında ölümsüzleştirilmesini önermiş. Can-ı gönülden destekliyoruz bu harika fikri... Umarım Kanat’ın önerisi yaslı ailelerinin acısını küçük bir derece de olsa dindirmiştir.