Avcı dönemindeki Belediyespor’u aşırı defansif kadro seçimleri nedeniyle çok eleştirirdim, belli ki haksızlık etmişim! O dönemde...

Avcı dönemindeki Belediyespor’u aşırı defansif kadro seçimleri nedeniyle çok eleştirirdim, belli ki haksızlık etmişim! O dönemde İBB, ileride iki kenar oyuncusu+bir santrforla klasik 4-3-3 oynar, orta üçlü aynı hatta savunma yapardı. Dünkü Belediyespor’daysa orta sahanın iki kenarında bek özellikli Cihan ve Gökhan var; orta üçlüde de rakip ceza alanına birkaç adım yaklaşan tek adam Holmen... Böyle bir Belediyespor’a karşı Fenerbahçe’nin muhakkak ileride çoğalması lazım, ama bunu sadece 45-55 arası yapabildiler. Kalan 80 dakikada genelde Sow’u ceza alanında yalnız bıraktılar, oyunun kaderini de ancak bir duran topla değiştirebildiler.
Geçtiğimiz hafta da Sow’un yalnızlığı üstüne kafa yormuş ve Cristian’ın (Alex’in ikâmesi olarak) rakip ceza alanına daha fazla girmesi gerektiğini düşündüğümü söylemiştim. Dün gözüktü ki, Fenerbahçe’nin skor sorununu çözmesi için daha da fazlası lazım; belki de Mehmet Topal’a Valencia’daki rolünü vermek gerekecek. Valencia’da Mehmet savunmanın önünde tek başına oynar, onun önünde Banega-Jonas veya Feghouli-Jonas gibi ofansif bir ikili görev yapardı. Aslında benzer senaryoyu Meireles de, Portekiz Milli Takımı’nda yaşıyor: Orada da dörtlü defansın önünde Veloso, onun ilerisinde Moutinho-Meireles ikilisi görev yapıyor. Bu (4-1-4-1’e benzeyen) görüntüde göbekteki ikilinin her birinin maç boyunca rakip ceza alanına 7-8’er kere girdiğine şahit olursunuz, bu takımlarda santrfor oynayan adam Sow yalnızlığı yaşamaz. Eğer Fenerbahçe de 4’lünün önünde tek Topal, onun önünde Raul-Cristian (veya Sezer) ikilisini denerse, Sow’un ceza alanı yalnızlığı sorununu çözmeleri mümkün olabilir gibi...
Fenerbahçe zor maçı kazandı, önemli bir galibiyet aldı. Krasiç hafta içi start verdiği istekli oyununu sürdürdü, Kocaman’a maç içi bir başka hamle şansı daha kazandırdı. Ama bu galibiyette bir başka küçük sorun daha su yüzüne çıktı bence: Fenerbahçe’nin bir duran top savunma sorunu var gibi. Gökhan’ın frikiğinde Volkan’ın üç arkadaşına solu kapattırıp karşıdan net bir şut şansı bırakması enteresan. Fenerbahçe’de başka bir baraj hatası Azofeifa-Aykut golünde de yaşanmış; Azo’nun ortası tekli barajdaki Stoch’un nerdeyse 5 metre uzağından serbestçe ceza alanına süzülmüştü! Milli kaleci Volkan’ın baraj konusunda biraz daha hassas olması lazım sanki...