Uzay Gökerman

Uzay Gökerman

uzaygokerman@yahoo.com

Tüm Yazıları

Sezonun genelinde Fenerbahçe’nin futbol aklı, oyun bilgisi üzerine sıklıkla düşündük ve konuştuk; biraz da futbolcuların bireysel durumları ve yetenekleri üzerine konuşalım.

Bu maçta öne çıkan ilk oyuncu bana göre Altay’dır.

Türkiye’nin genel futbol bilgisi hücum etmek ve gol atmak üzerine kurulmuş olsa da bu futbolun ülkemizdeki ilk yıllarından kalmış bir mirastır.

Alex Ferguson kitabında bunun altını çiziyor; takımlarımı savunmadan başlayarak kurarım diyor.

Fenerbahçe’nin son iki yıllık performansını da bu belirledi zaten.

Haberin Devamı

Adına “şanssız yenilen goller” denilse de takımın savunma zafiyetleri ön plandaydı.

Savunmanın en geri hattında duran Altay’ın bu sene gösterdiği performansında inişli çıkışlı bir grafik olsa da özellikle sezonun ikinci yarısından itibaren belirgin bir yükseliş görüldü.

Fenerbahçe’nin galibiyetle tamamladığı Kayserispor, Yeni Malatyaspor ve son olarak dün geceki Göztepe karşılaşmalarında atanlardan çok Altay’ın performansının etkili olduğu da bir gerçekti.

Sezonun genelinde savunması daha uyumlu bir takım olsaydı Altay’ın bu kurtarışlarıyla Fenerbahçe’nin şampiyonluk yarışında başa baş gideceğini söylemek mümkün olurdu.

Altay önümüzdeki sezonun en önemli futbolcularından biri olacaktır.

Tutanı konuştuk; sıra atana geldi…

Ferdi Kadıoğlu…

Genç futbolculara ısrarla şans verilmesinin sonucudur dünkü iki golü.

Fenerbahçe eğer şampiyonluk yarışında devam ediyor olsaydı büyük bir ihtimalle bu kadar oynayacak ortam ve imkan bulamayacaktı Ferdi ancak zaten özellikle takımın yarıştan kopmasıyla birlikte bir sonraki sezon için hazırlık yapılması gerektiğinin sıklıkla altını çiziyoruz.

Şu an takımın başında gelecek sezonun teknik direktörünün olmaması büyük bir eksiklik olsa da Ferdi’nin futbolunda ilerlemeye bakınca iyi ki böyle olmuş demekten başka da bir söz kalmıyor geriye.

Sol ayakla attığı birinci gol istisna olarak görülebilir; ancak ikinci gol ustalık eseriydi. Topa hakimiyet, birinci savunma oyuncusunu geçişi, ikincisi için yaptığı vücut çalımı ve kuşkusuz sağ ayağının içiyle ceza sahasının hemen girişinden yaptığı vuruş onu büyüten cinstendi.

Haberin Devamı

Şimdi bu futbolcunun kalitesini gösterir ama tek başına artık yetmiyor; takım oyunun içinde bir yere adaptasyonuyla anlam kazanıyor, devamlılık ve istikrar sağlıyor.

Bu iki oyuncu Fenerbahçe’nin gençlik aşılarıdır; geleceğe umutla bakabilmenin ifadesidir.

Tam buraya bir nokta koyup, başka bir sayfa açmak istiyorum.

Futbolculardan konuşuyoruz, sıra riskli bir tercihe geldi.

Hasan Ali Kaldırım…

Zaten dün aşkam Ferdi’ye yaptığı asistten sonra sosyal medyaya yazdım, gelen cevapları da okumanızı öneririm.

“Hasan Ali’nin de bu takımda kalması gerekiyor.” (*)

Gelen cevaplardan birini konuşmak istiyorum. Diyok ki; “50 gol atsa yine de kalmamalı.”

Bir kişinin böyle düşünceye sahip olması için bana göre tek anlamlı bir neden olabilir; o kendi mesleğinin en iyisidir, öyle şeyler yapmıştır ki ayrıcalıklı bir yere gelmiştir.

Ne yaptığının önemi yok; mesela Nobel kazanmış Prof. Dr. Aziz Sancar ve yazar Orhan Pamuk mesleklerinin zirveye ulaşmış tescilli iki kişisidir. Bunlar etraflarında olan biteni burunlarının ucuyla takip edip, yorumlama ayrıcalığına sahip adamlarıdır. Kimsenin yaptığı işi beğenmezlerse de referansı kendileri olur.

Haberin Devamı

Sosyal medyada böyle yapan bir kişinin mesleği nedir ve onu nasıl icra ettiğini ben çok merak ediyor ve izlemek istiyorum.

Twitterda yazdığım mesajın altına not yazan kişilerin herbirinin gündelik hayatta ne yaptığını bilemem ancak benzer yoruma ve düşünceye sahip olan yakın çevremi gayet iyi biliyor, tanıyorum.

Mesleğimi yaparken bu sırada etrafımdaki kişileri de takip ediyorum. Bu kişilerin profesyonel hayatlarında işlerini yapma performansı ile taraftarı olduğu takımın futbolcularının işlerini değerlendirme, eleştirme tutarlılığını kıyaslıyorum.

Kimse kimseyi kandırmasın.

Meslek yaşantımda da takım oyununa inanırım ve mutlak surette bir takımın uyumlu bir parçası olarak hareket etmeyi, başarımı ve başarısızlığımı bu takımın bir ürünü olarak değerlendirmeyi tercih ederim.

Türkiye’nin bir insan ortalaması var. Bu hangi meslek konu olursa olsun hiç değişmiyor; evet maalesef vasat. Vasatın üzerine çıkabilen hemen ayırt ediliyor.

O yorumu yapanlar da bu ortalamanın içindeki kişilerdir.

Hasan Ali bir takımın parçasıdır.

Dün Ferdi’ye verdiği gol pası tesadüf değildi.

Geçen sene Beşiktaş’a attığı gol de…

Göztepe maçında Tolgay’ın attığı ara pasına hareketlenip, sol çaprazda ezdiği topa bakıp onu değersiz görmeye çalışanların futbolcunun sağından kaç takım arkadaşının hareketlendiğine bakması da gerekiyor.

Hasan Ali Türkiye’deki futbol ortalamasında vasatın üzerinde bir futbolcu olduğu için Fenerbahçe’de 8 sezondur forma giymektedir.

Hasan Ali’nin ortalaması Roberto Carlos ile kıyaslanamaz; Liverpool’lu Robertson ile de.

Fenerbahçe son yıllarda tüm değerlerini bu bakış açısı ve değerlendirme ölçüleriyle harcadı.

Skrtel ve Roman, Neto’yu beğenmedi gönderdi, iki senedir stopere oyuncu bulamıyor, üstelik bu oyuncuların oluşturduğu savunma hattından daha fazla gol yedi.

Daha uzun yazmak isterdim ancak bu köşenin ölçülerini aşar. Daha fazlası için “Yönetilemeyen Büyüklük Fenerbahçe” kitabımı okumanızı tavsiye ediyorum.

Fenerbahçe bu galibiyetle ilk üç sıra için de kendisine yer bulmak için umutlanmış oldu. Dahası oyuncularının özgüvenlerini tazelemiş oldu.

Yeni sezonun tarihi bu biter bitmez olacağından futbolcuların yükselen özgüven, moral ve form grafiğinin etkili olacağı akıllardan çıkarılmamalıdır.

https://twitter.com/uzaygokerman/status/1279482660583346178