Yeni Kitap: 3 Temmuz ve Fenerbahçe İdeolojisi

Aykut Kocaman Kayserispor maçı sonrasında “toplumun hafızası sizlersiniz” demişti. Bu aslında futbol dünyamız için fazlasıyla bilge bir yorumdur.

Tarih ders alınması için yazılmış hafıza notudur. Kuşkusuz bir çok tarih yazımı var; sonraki kuşaklar bunlar arasında kendisine en uygun bilgiyi bulup çıkaracaktır. Mesele kaynağı zamanında üretmektir.

3 Temmuz her yönüyle incelenmesi gereken bir tarihtir. Bunun basit bir operasyon ve mahkeme süreci olduğunu düşünmek olan biteni fazlasıyla hafife almak demektir. 3 Temmuz doğru anlaşılmaz, tartışılmaz, bilinmez ya da gösterildiği şekliyle kalırsa tekrarlanır.

Yeni Kitap: 3 Temmuz ve Fenerbahçe İdeolojisi

“3 Temmuz ve Fenerbahçe İdeolojisi” toplumun hafızası olma amacıyla kaleme alındı.

Kitabı hazırlayan düşünce sürecinin temelinde “Fenerbahçe’nin bir ideolojisi olmasaydı, 3 Temmuz Fenerbahçe’nin üzerinden silindir gibi geçer ve darmadağın ederdi” vardır.

Oysa Fenerbahçe’nin sahip olduğu ideoloji sürece anında tepki göstermiş, 3 Temmuz’u çok yönlü olarak kuşatmış, etkisini azaltmış, Kulübünü korumuştur.

Yaşarken içinde bulunduğumuz olayların farkına varamayabiliyoruz ya da adını koyamıyoruz. Ancak gerçekleşen, realiteye dönüşen olguları isimlendirmek gerekiyor.

Kuşkusuz bu bir başlangıç.

3 Temmuz 2011 günü bir karar vermem gerekiyordu.

Ya köşeme çekilip olan biteni bir nehrin akışını izler gibi takip edecek ve suya sabuna dokunmadan, elimi ıslatmadan gözlemeyecek, küçük notlar alacaktım ya da olayların tam içine girecektim.

Burada temel mesele hangi tarafı tutuyor olduğunuzla ilgili değildir; eğer kendinize saygınız varsa.

Sevgili dostlarım Bozkurt Yılmaz ve Dilek Neşe Açıkel’den ödünç alarak “evladıma miras bu sevda” dediğimiz şeyin elbette tarihsel bir mazisi var ve bu kitabın ithaf edildiği büyüğüm, dedemde cisimleşiyor.

Hepimiz hazır bir ortama, bize devredilen bir mirasa doğuyoruz. O mirası tüketmek, hazır yemek yerine onu zenginleştirerek bizden sonraki kuşaklara, evlatlarımıza devretmek görevimizdir.

3 Temmuz ve Fenerbahçe İdeolojisi bir anlamda işte bu görev bilincinin ürünüdür.

Bu benim ikinci eserim. İlki 2009 yılında çıktı; Adalar ve Kıtalar isimini taşıyan öykü kitabıydı.

Kitaplar okundukça, paylaşıldıkça anlam kazanıyor.

Yıllardır her düşündüğüm şeyi bir şekilde paylaşma amacında oldum. Köşe yazıları bunun en kolay araçlarıydı.

İnternet ortamında binlerle ifade edebileceğim kadar yazı birikti. Kuşkusuz bunların süreç içinde küçük kümeler halinde kitaba dönüşmesi de daha kalıcı olmasının yolunu hazırlıyor.

3 Temmuz ve Fenerbahçe İdeolojisi çok zor şartlar altında yazıldı. Çünkü benim gerçek mesleğim yazarlık değil ve profesyonel anlamda zamanımı mesleğim kaplıyor. Bana günbatımından doğumuna kadar geçen süre kalıyor. Bu da zahmetli bir süreç oluyor, kuşkusuz.

Bir eserin kitap formatına gelebilmesi de öyle...

Ama zoru bastırmaktır. Yayınevi bulmaktır.

Onu aştığınızda da karşınıa çom daha büyük bir engel çıkıyor, kitabın dağıtımı, okuyucuya ulaştırılması.

Bizim gibi ismi popüler olmayan yazarların kitaplarının raflara çıkması kolay olmuyor. Okuyucunun bunu talep etmesi zorlaması gerekiyor.

Israrla...

Okuyucularımdan bu yardımı bekliyorum.

Oğuz Atay’ın dediği gibi, “ben buradayım, sen neredesin okuyucum?”

“3 Temmuz ve Fenerbahçe İdeolojisi” bugünden itibaren internet ortamındaki sitelerde okuyucuya sunulmuş durumda; ancak kitapevlerinde yer bulması, dağıtımı biraz zaman alacaktır.

İyi okumalar diliyorum.

Kitabın ilk satışa çıktığı internet sitesi

http://www.netkitap.com/ayrinti.aspx?kod=182633

http://twitter.com/uzaygokerman