Musleraspor ve Falcao gerçekleri

Galatasaray ile ilgili yorumları yakından izliyorum, onca başarılara imza atmış Aslan’a duyarsız kalamam! Neredeyse herkes takımdaki çöküşü Muslera’ya bağlıyor, haklı olabilirler!

Muslera’nın başarılarda büyük katkısı var, rakamlar da buna işaret ediyor. Ne var ki ben Aslan’daki bu karamsar tabloya farklı bir pencere açmak istiyorum.
Tamam, Okan Kocuk kardeşimiz 7 Süper Lig maçına çıkmış, toplam 15 gol yemiş, yani karnesi çok zayıf, buna da eyvallah! Ancak ortaya çıkıp, faturanın tamamını Okan’a kesersek, kolektif oyunun ruhuna ters davranmış oluruz... Aslan’daki başarısızlık sadece kale ile ilintili değil bana göre. Muslera’nın sakatlığıyla birlikte saha içindeki sıkıntılar da su yüzüne çıktı aslında!

Mesela kadro mühendisliği... Sezon başı planlamasında sorunlar yok değil. Bu sıkıntıları görmezlikten gelemeyiz...

Hangisinden başlasak!

Örneğin Falcao... Tepeden-tırnağa yanlış bir yatırım! Terim hocamızın bu transfere karşı olduğunu cümle-alem biliyor! Hatta kulüp doktoru Yener İnce’nin Falcao ile ilgili raporu Terim hocanın elinde bulunuyor! Sayın İnce’nin Falcao’nun aşil tendonundaki çökmeyle ilgili olumsuz raporu çekmecede duruyor!
Tüm bu görüşlere karşın, Falcao taraftar baskısıyla transfer edildi, üstelik rakamlar bir hayli uçuk, cep yakıyor, cep! Tamam, bonservis ücreti verilmedi, ama yıllık 5 milyon euro garanti para söz konusu... Arkadaş bu çakıl taşı değil!

Devam edelim... Adamın sahaya çıkıp dolaşması bile maliyetli! Falcao formayı sırtına geçirdiğinde taksimetre çalışıyor, para basıyor para! Devler Ligi’nde sakatlığı nedeniyle olamadı, Süper Lig’de ise arada bir ortaya çıkıyor, Aslan’a asla çare olamıyor! Bu maliyete karşı yetersiz bir bakiye!
Sözün kısası, Falcao transferinde yönetim kanadı sınıfta kalmıştır! Artı takım içindeki ekonomik balansı da yerle bir etmiştir!

Andone de sakat olduğu için Falcao’nun oynamadığı maçlarda ona alternatif tek isim var; Adem Büyük! Adem cezalı olduğu anda Terim, takım içinden forvet yaratmaya çalışıyor, Emre Akbaba’ya sarılıyor! İyi de bu takımın forvet yedeği kim! Falcao’ya başka alternatif neden yok?
Muslera’nın sakatlığı yedek kaleci yetersizliğini de ortaya çıkardı! Orta sahada üç tane aynı tip oyuncu neden transfer edildi? Lemina, Seri ve Nzonzi... Savunma kurgusuyla çok oynandı... Sürekli oynayan, birbirini tanıyan bir dörtlü oluşturulamadı!

Tamam, talihsiz sakatlıklar, cezalar takımın belini büken en büyük faktörler idi... Ancaak burası Galatasaray arkadaş... Küme düşmenin ilk adayı Ankaragücü’ne iki maçta 5 puan veriyorsan, haftalardır maç kazanamıyorsan sıkıntı tek bir gerekçe ile açıklanamaz, Muslera’nın yokluğuna bağlanamaz!
O zaman herkes sormaz mı; ilk yarıdaki kritik maçlarda kazanılan değerli puanlar da Muslera’ya mı yazılmalı?
Demem o ki, Muslera’nın olmayışı diğer bölgelerdeki sıkıntıları da ortaya çıkarmıştır, bunu bilir, bunu söyleriz!

Başkanın gönlü kırık!

Beşiktaş’ta yönetim ekonomik krizi biraz olsun çözebilmek için malumunuz bir kampanya başlattı. Görüyoruz ki, ‘BIRAKMAM SENİ’ kampanyası maalesef taraftarlar arasında pek ilgi görmedi! Bu anlamda Başkan Ahmet Nur Çebi’nin çok üzgün ve kalbinin kırık olduğunu duyuyorum, biliyorum.

Elbette destek tercih meselesidir, baskı yapamazsınız! Beşiktaş’ın taraftarı vefalıdır, böylesi bir tabloda Kartal’ı yalnız bırakmazlar.. .Valla, rakamlara bakıyorum, açıkçası ben de hayal kırıklığı yaşadım! Kampanya devam ediyor, taraftarlar belki benim yüzümü kara çıkartırlar, ne bileyim!

Gelelim iş insanlarına... Bakalım onlar ne zaman kesenin ağzını açacaklar, bekleyip göreceğiz. Şunu biliyorum ki, Başkan Çebi ve yönetim kanadı asıl desteği sizlerden bekliyor, benden anımsatması!

Yangın var, yangın!

Süper Lig’in bitimine iki hafta kala, zirvenin söz sahipleri belli, yoruma gerek yok. Ancaak ligin altında yangın var, yangın!

Ankaragücü en altta çırpınıyor, üstünde Kayseri ve Rizespor ateş hattındalar, gitti gidecekler! Ne var ki, ‘şu üç takım düşer’ demek, bitime iki hafta kala bile falcılıktan öteye gitmez! Artı, Yeni Malatya ve Konyaspor da o korkuyu iliklerine kadar hissediyorlar, her an için potaya girebilirler! Artı Denizlispor da kefeni yırtmış değil, ancak Trabzonspor galibiyeti onlara ilaç gibi geldi, komadan çıktılar, lige tutundular, tabii ki şimdilik!

Doğrudan hiç şaşmaz

Sergen Yalçın, benim penceremde özel bir teknik adamdır... Hele hele açık sözlülüğüne hayranım, kötü futbolda öyle yan yollara sapmaz, ne varsa onu söyler... Örneğin Yeni Malatya maçı... O da Kartal’ın kötü oynadığını biliyor, sınırlı kadrosuyla takımı klasmanda tutmaya çalışıyor. Ne var ki, bu oyunda iyi oynarsınız kazanamazsınız, kötü oynarsınız kazanırsınız... Tıpkı Kartal’ın deplasmanda kritik üç puana kanat çırpması gibi! Kötü futbolun temelinde ise kim ne derse desin, ister eksik oyunculara bağlayın, ister başka faktörlere, bana göre yapılan onca pas hatası ve rakibe kaptırılan toplar yatmaktadır. Gerisi detaydır!