25.12.2014 - 20:53 | Son Güncelleme: 25.12.2014-20:53 A-A+

‘ALTÜST’ EN iYi ATHENA ALBÜMÜ OLDU

‘Pis’ten dört yıl sonra ‘Altüst’ albümünü çıkaran Athena; Blue Jean dergisine konuştu. Bu albümün kendileri için milat olduğunu söyleyen grup, plak yapmak istiyor ve küçük sahneleri özlediklerini fısıldıyor



Röportaj: Çağlan Tekil

 ‘Altüst’ kayıtları ne zaman başladı, ne kadar sürdü?
Emre: Çalışmalar 2013’ün Ağustos’unda başladı. 9 ay kadar şarkılar üzerinde çalıştık. Nisan sonunda Fade Out Stüdyosu’nda kayda girdik, temmuz ayında çıktık.
Gökhan: Albüm iki evreden oluşuyor, aslında birçok evreden oluşuyor ama iki tane dönüm noktası var: Bir normal çalışma dönemi var, bir de epoksi dönemi. Epoksi’den sonra değişti albüm.
Epoksi’nin inanılmaz bir kokusu var biliyorsun, Bally’nin bilmem kaç katı kokuyor. Uykumuz geldi, bayıldık, kalkamadık resmen. Çok kötü koku. Stüdyonun yan tarafında inşaat vardı, o camdan çıkıyor, bu camdan giriyor. Bizim o gün geleceğimizi bilmiyorlarmış, basmışlar epoksi’yi.
Hakan: Kayda girdik ama şarkı sözleri tam hazır değildi, stüdyoda bakarız diye düşündük. Kayda başladık, 4-5 parça falan kaydettik sonra tıkandık. İşte o tıkanıklığı epoksi açtı. Farklı çalarak, doğaçlayarak kayıtları bitirdik.
Gökhan: Beraber grup olarak hareket edebilmenin ilk albümüdür bu bizim için. Athena’nın ilk albümü dâhil her defasında Hakan’la ben şarkıyı getirirdik, çocuklarla beraber içeri girerdik, çalardık. Bunda toplandık, herkes ortaya fikirlerini attı, kimse kendini ön plana çıkartmaya çalışmıyordu.

“YAZDIĞIM ŞEYLER, İÇİMİ KARARTIYOR”
 Albümde vokal önde değil. Türk gruplarında genelde vokal önde olur, enstrümanlar ona eşlik eder ya, burada öyle değil...
Sinan: Bence tam sınırda duruyor.
Gökhan: Bazen, daha önce hiç yapmadığım şeyi yaptım, parça istiyor diye vokali enstrüman gibi kullandım.
Gökhan: Bu albüme girerken nasıl bir sound kullanacağımızı hiç konuşmamıştık, “Böyle bir sound’un üzerine gidelim...” dediğimiz hiçbir şey olmadı. Albüm öncesi menajerlik ve plak şirketi tarafına “Bizden mutlu bir albüm beklemeyin, ülke böyle bir dönemden geçerken kimse bizden mutlu bir şeyler beklemesin” demiştik.  İçimizden gelmiyor çünkü. Yazdığım şeyleri okuyorum, içim kararıyor.

 Bir tek sözler değil, sound da öyle aslında, karanlık bir sound…
Gökhan: Evet öyle, en mutlu şarkının içinde bile buruk bir tat var. Stüdyoya geliyorduk, ülkeyi ve dünyayı konuşmaktan çalamıyorduk. Bazı günler hiç çalamadık, konuştuk gittik. Sonra konuşmayı yasakladık, konuşmadan çalalım dedik. (Gülüyor.)
Sinan: Bu dönem bizde ne hissettirdiyse akışına bıraktık, bu çıktı. Duygularımızın direkt ortaya çıkmasına izin verdiğimiz bir iş oldu.

 Gökhan ve Hakan dışındaki elemanlara sorayım, Athena’nın başarılı geçmişi sizde bir baskı oluşturdu mu? Hep hit şarkılar çıkartmış olmaları sizi beste aşamasında zorladı mı?
Emre:  Ben 5 senedir Athena’dayım, Umut 4 sene oldu, Sinan 2 senedir grupta, bu kadar çok konsere çıka çıka biz öyle bir hissi çoktan kafamızdan attık bence.

“O SES TÜRKiYE’DE ÇOK MUTLUYUM”

“Çok mutluyum, acayip keyifli bir iş. Mazhar abinin, Özkan abinin gelmesiyle çok başka bir tat verdi. Zaten ilk sene de söylemiştim Acun’a, “Mazhar Fuat Özkan olursa çok iyi olur” demiştim. Daha ilk senesinde bana teklif etmişti, “Ne olursa katılırsın?” demişti, Kenan Doğulu’yu falan da düşünüyordu. Ben de “Yanımda kafa olarak bana yakın birileri olursa, mesela Mazhar abiler gibi...” demiştim, o zaman getirememişti. Şöyle düşündüm; ben giderim, sonra da onları getiririz diye düşündüm. Nitekim öyle oldu. Çok güzel sesler, müthiş performanslar var. Çok yorucu yalnız. Bir de çocuk var, o kadar yoruluyorum ki...
“O Ses Türkiye şu an iki gün ama şarkı seçimleri başlayınca bütün haftayı alacak. Bir yandan konserler, klip mlip derken... Yapacağım bir şekilde.”

KiLO ALDIK!

Gökhan: Bu şarkıları nasıl çalmayı istiyorum anlatamam. Bir an önce konser olsa da çalsak. Klipte hepimiz birbirimize dönüp çaldık. Konserlerde de daire olup dönerek çıkıyoruz sahneye. Hep bir circle durumu var. O circle da bütünlüğü temsil ediyor.
Hakan: Aynı zamanda kilo almış olmamızı da simgeliyor bu çember! Yuvarlandık, ovalleştik böyle. (Kahkahalar...)

 Küçük sahnelerde çıkmayı özlüyor musunuz?
Gökhan: Çoook…
Hakan: Onlardan çok haz alıyoruz, şimdi bir Babylon konseri olur kesin...

PLAK YAPACAĞIZ!

 “Altüst” ismi nasıl çıktı?
Hakan: Düşünürken en son çıktı. Umut buldu ismi.
Umut:  Son gün fotoğraflar çekilirken, o anda aklıma gelmişti.

 Kapak çok güzel, isimle uyumlu.
Slinan:  Biz de çok sevdik.
Hakan:  Plak yapacağız.
Gökhan:  Bu albümün tadı plakta çok farklı çıkacak eminim. Plak mastering’ini yapan daha önce Led Zeppelin albümlerini falan yapan adam, Londra’da. İnanılmaz bir herif. Böyle bir albümün kesinlikle plağı da olması gerekiyor.
Gökhan:  ‘60’ların sonunda, ‘70’lerin başında bir sound çıkıyor ya, ona benzer bir tat var albümde. Çok yeni kokmayan, zamansız bir şey yapıldı. Bir sound’u kovalamadık yani.

OHAA NE ACAYiP OLDU!

 ‘Bu Adam Fezadan’ şarkısı nasıl ortaya çıktı? Benim albümde en sevdiğim o oldu, müthiş bir şarkı.
Gökhan: Off çok acayip! O şarkıyı yaptığımız gün stüdyoda birbirimize bakıp “Ohaa ne
acayip oldu!” dedik.
Hakan:  Bi daha, bi daha mı çalsak diye sürekli konuştuk.
Emre: En az değişen şarkı o mesela, prova stüdyosunda çıktığı hâliyle albüme girdi.
Sinan: Gökhan şarkıları ilk başta değişik bir dilde söylüyor. Tuhaf bir Gökhan dili var, Gökhanca. (Gülüyor.) Bazen arada bazı cümleleri seçebiliyorsun. ‘Bu Adam Fezadan’ ilk çıkanlardan biriydi, şarkıda başka bir şey söylemiyordu. Zaten o da şarkının adı oldu. “Galiba sözlü şarkılar da olacak albümde” diye şaşırmıştık dinleyince. (Gülüyor.)

 

Etiketler
Bilgi YarışmasıEge Denizi, Türkiye'nin neresindedir?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.