Bangkok'un çarşısında çiçekler açar!

“Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa!” sesleri, dolu dolu geçen turun son gününde, Türkler’e ve Mustafa Kemal Atatürk’e hayranlığıyla bilinen Taylandlı bir butik sahibinden yükseldi.

Bangkok'un çarşısında çiçekler açar!

“Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa!” sesleri, dolu dolu geçen turun son gününde, Türkler’e ve Mustafa Kemal Atatürk’e hayranlığıyla bilinen Taylandlı bir butik sahibinden yükseldi.
Adı ‘Çağ-On’ diye okunan, yazımı hakkında hiçbir fikrimin olmadığı esnaf ablamız, İzmir Marşı, Türk bayrağı ve Gazi’nin fotoğraflarıyla, Yüzen Çarşı’da karşıladı bizi… Memleketten binlerce kilometre uzakta hepimiz duygulandık.
Yaşa Çağ-On abla!
Geçtiğimiz cuma günü, Tayland gezimin ilk durağı Phuket’ten bahsetmiş ve gitmek isteyenlere birkaç tavsiye vermiştim. Gelin bugünkü yazımda da başa dönelim, önce Pattaya, ardından Bangkok’a geçelim.

Bangkokun çarşısında çiçekler açar
Fil ve timsah şehri: Pattaya
Phuket’ten Bangkok’a uçak ve otobüs yolculuğunun ardından, fillerin, kaplanların, timsahların, güzel bahçelerin ve eğlenceyle masajın bulunduğu Pattaya’ya hoş geldiniz.
İlk gün, Timsah Çiftliği’nde izlediğim gösteri hoşuma gitmese de, barınakta korunan ve bilinenin aksine son derece saygı gösterilen hayvanlarla yapılan çeşitli uğraşlar, tüm canlılara verilen değeri gözler önüne seriyor. Dileyenler vahşi dostlarla hatıra fotoğrafı çektiriyor. Bizler zürafaları ve filleri besledik. Çok tatlılar!
Sonrasında çoğunluğunu ladyboy’ların oluşturduğu, kostüm, müzik ve ışık gösterisiyle dikkat çeken Alcazar Show’u izleyebilirsiniz. Ufkunuz açılacak, benden söylemesi…
Ertesi gün katıldığımız Nong Nooch Tropik Bahçe turunda, muazzam botanik örneklerine rastladık, Kaan Show’daysa Tay kültürünü yakından tanıdık. Açık alandaki fil gösterileri de çok eğlenceli... Dileyenler, dev
Bangkokun çarşısında çiçekler açar
hayvanların hortumuna sarılıp fotoğraf çektirirken, dileyenlere de filler resim yapıyor.
Turun son durağı Bangkok’a hareket etmeden önce gezebileceğiniz kocaman bir mücevher fabrikası ve deri mağazası yer alıyor. Yenmeyen hayvanın kesilmediğini belirten Toscano Leather&Fur mağaza müdürü Mehmet Bindebir, Türk gezginlere özel anlatımıyla deri kokusunu daha bir anlamlı hale getiriyor.

Tapınaklarıyla Bangkok…
Trafik bakımından İstanbul’u aratmayan fakat korna sesinin neredeyse hiç olmadığı Bangkok’ta bir gece kaldık.
İlk gün Altın Buda Tapınağı’nı ziyaret ettik. İçeri girer girmez som altından dev bir heykel karşılıyor sizi... Tarihinde uzun yıllar altın olduğu fark edilmeyen bu budayı görmeye, dünyanın dört bir yanından insan geliyor. Tapınağın karşındaysa Çin Mahallesi var.

Bangkokun çarşısında çiçekler açar
Yolda giderken içinden tren geçen o meşhur pazarı da gördük. Akşamındaysa Bangkok’un ortasından geçen Çao Phraya Nehri’ne nazır bir restoranda farklı deniz ürünleri tattık.
Turun son gününde Yüzen Çarşı’ya gitmek üzere sabahtan yola düştük. Rota üzerindeki Samut Songkram kasabasında uğradığımız Hindistan cevizi çiftliğinde, meyvenin içi ve dışıyla yapılmayan şey yok; kozmetik, giyim eşyası, süs eşyası, mutfak gereçleri…
Sıra geldi o belgesellerden ve filmlerden tanıdığımız pek meşhur Yüzen Çarşı’ya! Çarşı, suların çekilmesiyle öğle vakti kapanıyor, elinizi çabuk tutun! Orada da Hindistan cevizi dondurması yemeyi ihmal etmeyin. Bol bol alışveriş yapabileceğiniz bölgede, en başta bahsettiğim esnaftan Çağ-On, sizleri marşlar ve bayraklar eşliğinde karşılıyor. Sevimli Türkçe’siyle “Kefenin cebi olmaz” diyen bu satıcıya destek olun derim.
Görülecek daha nice güzellikleri olan Tayland’a yeniden gitmek isterim.

Bangkokun çarşısında çiçekler açar
Ladyboylar ve meraklısı için...
Tayland’da ülke nüfusunun önemli bir bölümünü kaplayan ladyboylar’ı, kadınlardan ayırt
edemezsiniz. Estetik cerrahinin başarılı olduğu ülkede, hiçbir kurumda cinsiyetler ya da cinsiyetsizlik arasında ayrım yapılmıyor. Ladyboy şovları, güzellik yarışmalarını andırıyor. Fotoğraf çektirmek isterseniz de 150 Baht’lık bahşişi (yaklaşık 25 TL) gözden çıkarın...
Son dönemde gündeme gelen ülkenin, özellikle barlar sokağı diye tabir edilen bölgelerinde çok çeşitli manzaralara rastlamak da mümkün...

Gitmek isteyenlere tavsiyeler
- Sigara içme alanları konusunda aşırı hassasiyetleri var. Yanlış yerde kullandığınız an, hayatınızın en pahalı tütününü tüketebilirsiniz, dikkat!
- Her yerde kralın fotoğraflarını görmeye hazır olun. Ülke kralına çok bağlı, hakkında kötü konuşmak kesinlikle yasak, hapis cezası var ve cuma günleri kralcılar da
sarı renk giyiyor...
- Ülkede yabancılara bırakın arazi satmayı, neredeyse ev bile verilmiyor. Örneğin bir şirket açacaksınız ve dört kişi çalıştıracaksınız, üçü Taylandlı olmak zorunda. En hoşuma gidense, yabancılara ev için ancak ikinci kattan yukarısının izin verilmesi, çünkü yabancısınız ve ülke toprağının üzerinde oturmanız yasak.
- Ülke vize istemiyor, pasaport yeterli. Ailece tatil.com’dan çıktığımız tatil, kişi başı erken alma durumuna göre 6-8 bin TL arasında değişiyor. Aynı miktarı Türkiye’mizde de bir haftalık tatilde harcadığımızı düşünürsek, farklı kültür arayanlar için bire bir...

* Milli Mücadele’mizin 100’üncü yıl dönümü, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’mız kutlu olsun.

17 Ağustos depreminin hikayesi: YarımBüyük acıların yaşandığı 17 Ağustos depreminin anlatıldığı dizinin süpervizörlüğünü oyuncu Fikret Kuşkan yapıyor. Genç oyuncu Fırat Temir ise ‘Yarım’da depremin ardından stres bozukluğu hastası olan 'Rüzgâr' karakterine hayat veriyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber