Cadde’de yeni bir köşe açılıyor. Haftanın belli günleri burada sizlerle magazinin nabzını tutup, gündemdeki olayları masaya yatıracağız. Kimi zaman magazin servisinde çalışan muhabir arkadaşlarımın yaptığı kendi özel haberlerimize kimi zaman ise başka mecralarda konuşulan konulara yer vereceğim. Bugünden itibaren burada sizlerle buluşmanın keyfini, heyecanını ve mutluluğunu yaşayacağım. O zaman hoşbulduk...
Magazin yasak aşk
Milliyet Cadde olarak, yaptığımız haberlerde her zaman önce insan, sonra gazeteciyiz... İnsanları rencide etmeden, kişilik haklarına saldırıda bulunmadan, aile yapısına zarar vermeden, özenli habercilik yapıyoruz.
Magazine dudak bükenlerin bile magazine olan ilgisini biliyoruz. “Magazini sevmiyoruz” diyenler bile baş başa kaldığımızda “O haber doğru mu, o onunla ayrılmış mı, aslında bence...” diye konuya başlıyor. Yasak aşk misali...
Dünyanın her yerinde magazin haberleri en çok okunan haberler sıralamasını kimseye kaptırmaz. Kantarın topuzunu kaçırmadıkça, magazin hayatın rengi, neşesi... Varsın olsun hayatımızda magazin...
İlk yazının günahı olmaz...Bundan sonraki yazılar için değinmemi istediğiniz konular varsa bana yazın.
Sizlerin de sözcüsü olmayı çok isterim.

O PARALAR ARTIK YOK!
Ekranlar adeta dizi çöplüğüne döndü. Star isimler projelerin izlenmesine yetmiyor. Yurt dışında ilgiyle karşılanan Türk dizileri maalesef burada öyle yoğun bir talep görmüyor. Yüksek bütçelerle çekilen projeler hüsrana uğruyor. İzleyici farklı bakış açıları, farklı yüzler ve sıra dışı hikayeler istiyor.
Sosyal medyada milyon takipçileri bulunan genç oyuncuların projeleri reyting alamayınca, 3-4 bölüm sonra final yapıyor.
O fanatik hayranlar, sevdikleri oyuncuları ekranda izlemeyi reddediyor.
Bir dönem dizilerden kazandıkları fahiş rakamlarla gündeme gelen yıldız oyuncular ise her ne kadar “Çok proje var, senaryo okuyorum” dese de aslında artık teklif bile almıyorlar. Onlar da çareyi ticarete atılmakta buluyor. Kamera arkasında olan isimler de boş durmuyor. Kendilerine farklı alanlarda yer bulmaya çalışıyor. Çoğu gencin kolay para kazanmanın yolu olarak gördüğü oyunculuk okullarında dersler veren yönetmenler mesela...
‘Asi’, ‘Kayıp Şehir’, ‘Zalim İstanbul’, ‘Paramparça’ ve ‘Kayıtdışı’ gibi dizilerin yönetmen koltuğunda oturan Cevdet Mercan bunlardan biri...
Mercan şimdi, Famelog Akademy Oyunculuk Okulu’nda gençlere yönetmenlik tecrübelerini aktarmaya başladı.
‘Paramparça’nın yönetmeniyken, bölüm başı 40 bin TL alıyordu. Taze beyinlere, gençlere, meslek sırlarını anlatan Mercan’ın okuldan bu ücreti aldığını hiç sanmıyorum. O dudak uçuklatan ücretler artık yok. Oyuncu ve yönetmenlerin, Mercan gibi devamlılığı olan bir işte yer almaları akıllıca... En azından derslerin ne zaman başlayacağı ve ne zaman final yapacağı belli...

BÜYÜYÜNCE PRENSES OLMAYACAĞIM
İngiltere tahtının altıncı varisi Prens Harry ve eşi ABD’li oyuncu Meghan Markle, Kraliyet Ailesi’ndeki üst düzey görevlerinden çekilerek, herkesi şaşırttı.
Ekonomik bağımsızlıkları için bu kararı alan çift, hayatlarını bölerek, İngiltere ve Kuzey Amerika’da geçirecekler.
Ortalık karıştı, dedikodular ayyuka çıktı. ‘Prens Harry aslında Prens Charles’ın oğlu değil. Diana ile binicilik hocası James Hewitt’in oğlu’ tekrar gündeme gelen komplo teorisi oldu.
Geldiği günden beri Kraliyet protokolünü alt üst eden Megan, evde oturup, çocuk bakmaktan, kurallardan sıkıldı ve prensi ikna etti, başka bir hayat için...
Belki de Hollywood’a dönüp, sinema ve dizilerde tekrar boy gösterir, belli mi olur...
Sonuç, “Prenses gibi büyüdüm” sözü, bir anda anlamını yitirdi. Prenses olmak öyle özenilecek bir şey değilmiş.
Hatta arkana bakmadan kaçacak kadar sıkıcı olmalı...

Gerçekle sanalı karıştırdı
Aleyna Tilki, İstanbul Havalimanı’nda tartıştığı bir yolcu ve hakaret ettiği iddia edilen özel güvenlik görevlisinin şikayeti üzerine, polis merkezinde ifade verdi.
Sosyal medyadan yaptığı açıklamalarla gündeme gelen şarkıcı, “Bana şiddet uygulama ihtimali olduğu için korkmuştum ve vurmaması için yüksek sesle konuşup, kendimi korumaya çalıştım” sözleriyle, kendini savundu.
‘Şiddet ihtimali’ vurgusu beni şoke etti. Sanırım Tilki, gerçek hayatla, sanal hayatı birbirine karıştırdı. Eee, her şeyin çoğu zarar, azı karar değil mi? O kafayı telefondan, parmakları klavyeden kaldırıp, hayatın içine dalmakta fayda var...