Umut Çoban Dedede

gitti. Sabah 08.00 gece 23.00 tabir-i caiz ise paso koşturdum. Ama iyi de oldu. Yalnızca eğlence, bar, restoran, çarşı, pazar değil, ilk kez Adana Arkeoloji Müzesine bile gittim. Öneririm. Yalnız orası mı Atatürk Bilim ve Kültür Müzesi, Büyüksaat Kulesi civarı, Ulu Camii, Ramazanoğlu Konağı, yani Adanayı yabana atmayın. Eğlencesiyle, tarihiyle, kebabıyla, Anadolu halkına özgü sıcaklığı ve dürüstlüğüyle güzel bir kent. Şu an çok popüler olan rezervasyonsuz müşteri almayan Life Garden Barı da atlamayayım. Tabii bu arada DHAdan (Doğan Haber Ajansı) Orhan Apaydın, Yüksel Eker, Yakup Yılmaz, Bünyamin Yıl, Kübra Polat, Milliyetten tam bir Adanalı olan Muharrem Güvene ve bürodaki herkese teşekkürler. Amma teşekkürü hak etmeyen pazar günü saat 13.45 TK 0463 ucağında yer alan suratsız hostesler. Bir saat rötarla kalkan uçak yüzünden gerilen sinirlerimiz sayenizde daha da gerildi. Neyse. Evet dünden devam ve de sevinçleriniz okyanuslar, üzüntüleriniz kum tanesi kadar olsun. Hoşkalın. Adana bu kez daha çok hoşuma Kebapçılarda en çok tüketilen Adananın milli içeceği şalgam suyu pek çok yerde satılıyor. Ama biz en şöhretli olanına gittik. Cici bir hanım Ebru, dedesinin mesleğini bayağı benimsemiş. "Şalgam suyu hazmı kolaylaştırır" diyor. Şalgama aromasını veren çelem turpunun taze olduğu zaman hazırlanan şalgam suyunun içimi müthiş lezzetli. Meşe fıçılarında iki hafta süreyle mayalandırılan şalgam suyu, içki sofralarında rakıya eşlik ediyor. Adananın en köklü şalgam suyu 1947 yılından beri hizmet veren hatta Alo Şalgam hattı, fabrikası bile bulunan "İçenbilir Hacının Şalgamı". Hacı Kananın vefatından sonra müessese elektronikçi olan oğlu Işık Kanaya geçmiş. Şimdi torunu Ebru merkezin başında. İştah açan, sindirimi kolaylaştıran, antitoksik özeliklere sahip bulunan Şalgam suyu A, B1, C vitaminleri içeriyor, stresi önlüyor, sinirleri yatıştırıyor. Ayrıca içindeki potasyum nedeniyle de kalp ve kaslara faydalı. Milli içecek şalgam suyu Bu gidişimde Adanayı daha gelişmiş buldum. Özellikle kadın girişimciler çok fazla. Ev kadınları bile el becerileri yapıp satıyorlar. Nuran Apaydın, Serpil Ülger, Aynur Füsunoğlu, Filiz Bilgiç adlı öğretmenler aralarına bir erkek Saffet Ünalı alarak bir ilki gerçekleştirmişler. 7-14 yaş arası çocuklara Işıl Işıl Çocuk Kulübünü açmışlar. Çocuklar büyüyecek, anılarda kalacak sloganıyla yola çıkan kulüp kurucuları adına idareci Ezgi Sayan, bütün Adanalı hanımlara bir de çağrı yapıyor. "Sizinle paylaşacağımız o kadar çok şey, bizimle olmanızı istediğimiz o kadar çok neden var ki. Kulübümüzün önce üyesi, seçimi kazanırsanız üye temsilcisi olarak yönetime katılın. Çocuklarımızı ışıl ışıl birlikte yönetelim". Kurucu Başkan Nuran Apaydın ise kulübün kuruluş felsefesinde dersin amaç değil araç olduğunu, çalışan, dolayısıyla çocuklarına vakit ayıramayan anne ve babaların akıllarının artık çocuklarında kalmayacağını söylüyor. Bu arada Adanalı aileler için Işıl Işılın telefon numarası (0322) 227 83 02. Adanada bir ilk Çok dertli var Adanada. Koca dayağından yakınanlar, çocuğu olmayanlar, evde kalanlar, sınava girecekler hep çareyi Çoban Dedede arıyorlar. Yeni Adanada etrafından göl manzaralı 400-500 bin dolarlık villaların bulunduğu bir arazide Adanalıların Çoban Dedesi. Tam tepede kalmış. Çevresindeki molozlar villalar yapılmak üzere temizlenmiş ama Çoban Dedenin türbesinin olduğu yatıra gelinmiş ne dozer ne de kepçe kalmış. Hepsi paramparça olmuş. Bu işi yapan mimarlardan birinin ayağı kırılmış diğeri ise dozerin altında kalmış ve ölmüş. Selçuklular döneminde yaşadığı öne sürülen Çoban Dede, bir çiftlikte kahyaymış. Çiftliğin beyi hacca gitmiş. Hanımı o hacdayken beyin sevdiği dolmalardan yapmış içi cız ederek, söylenmiş, "Keşke bey de burada olsaydı yeseydi" demiş. Çoban, "Koyun bir tasa götüreyim" demiş. O zamanlar 7 ayda gidilirmiş hacca. Hanım, "Herhalde dolmalar hoşuna gitti, espri yapıp kibarca biraz daha istiyor" demiş. Tasa dolmaları doldurmuş vermiş. Hac bitiminde bey eve dönmüş. Hanıma "Gönderdiğin dolmalar çok lezzetliydi ama bizim kahya bir göründü kayboldu. O kadar yolu nasıl katetti?" demiş. O tarihten itibaren çiftlik halkı Çoban Dedeyi evliya olarak görüp hürmet etmeye başlamış. Çoban Dedenin sırrı Adana edebiyat, sanat, sinema ve sahne dünyasında pek çok star yetiştirmiş. Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Demirtaş Ceyhun, Yılmaz Güney, Ferdi Tayfur, Haluk Levent, Murat Göğebakan, Yaşar, Feridun Düzağaç, Yılmaz Köksal, Faruk Tınaz, Erol Taş, Menderes Samancılar, Demir Karahan, Kurtuluş, Fatih Terim, Faruk Tınaz ve yeni yetmeler Ayşe Hatun Önal, Yeliz Yeşilmen, Bayhan ile Abidin. Adana iki kısma ayrılmış, Eski ve Yeni. Yeni sosyetik, eski varoşlar. Adanalılar Abidin için "Yeni Adanayı temsil ediyor" derken, Bayhan için, "Eski Adanalı" diyorlar. Aynı mahallenin çocukları olan Yaşar, Haluk Levent, Feridun Düzağaç, Murat Göğebakan ve Kurtuluş bir araya gelerek bir albüm yapmışlar şimdilerde. Adı da Aynı Mahallenin Çocukları. MVS Yapım tiketiyle müzik marketlerde yerini alan Aynı Mahallenin Çocukları 5 milyon lira. Adanalılar bilginize. Adananın starlarından albüm Aslen Karadenizli ama önce ailesi ardından da hanımı nedeniyle gerçek bir Adanalı gibi Mustafa Şimşek. Bir zamanlar sahnelerin en havalı erkek assolisti. Adnan Şenses, Yüksel Uzel, Emel Sayın varmış 1978-1980li yıllarda assolist olarak bir de Mustafa Şimşek. Kayahan, Sevda Karaca alt kadrosundaymış. Seda Sayan, Sibel Can, Hülya Avşarın solistliği daha tescil edilmemiş. Taşlık Maksim, Gülizar, Şişli Paşamda çalışmış. İlk Adanada sahneye çıkmış, sesinin güzelliğini duyan şu an rahmetli olan Gülizar Kazım gazinosuna transfer etmiş. Haftasonu manşet atmış. O zamanlar 60 kiloymuş, şimdi 100. O zamanlar Hürriyetin patronu Erol Simavi, yasaklı olan Bülent Ersoy haftanın üçdört günü onu izlemeye gelirlermiş. Her geldiğinde Bülent Ersoyu sahneye davet eden Mustafa Şimşek, Ersoy okurken gözleri dolarmış. Bülent Ersoy ile aynı tarihte doğmuşlar. Bir doğum günü gecesinde 1 Haziranda Ersoy kendisine sürpriz yapmış. Şimşekin çalıştığı lokalde, tüm dostlarını toplayarak Şimşeke sürpriz bir doğum günü hazırlamış. 1 Aralık 2004te sahnelerde 30uncu sanat yılını kutlayacak olan Mustafa Şimşek Adanada Borsa Restourantı işletiyor ve hafta sonları da sahneye çıkıp fasıl yapıyor, Türk Sanat Müziğinin ölmez eserlerini dile getiriyor. Ekibinde yer alan şef garson Hüseyin Aydinç, mutfak şefi Mehmet Nurbakır, yardımcıları Ahmet Yavuz, Şükrü Bakır ve garsonlar Cumali Sert, Sedat Karabulut, Tamer Akkaya ve Oktay Güneş hepsi de birer fanatik POSTA okuyucusu. Bülent Ersoyun yasaklı günlerindeki arkadaşı Adanalıların Küçük Amerika diye adlandırdıkları İncirlik Üssünde görevli Amerikan askerleri ve ailelerinin kullanılmış eşyaları Boşboşçular veya Amerikan Pazarı adıyla kurulmuş pasajlarda marka tutkunlarına hizmet veriyordu. Birçok kez gittiğim Boşboşçulara yine uğradım. 40 yıl önce kurulduğunda boş viski şişeleri ve kavanoz satıcılarının çokluğundan dolayı kent halkı tarafından Boşboşçular adı verilen bu yere sanki ölü toprağı serilmiş. Döşeme Mahallesi 17. Sokakta bulunan bu pasajda şimdilerde her türlü vitamin, seçkin markaların çoğu zaman taklit olan spor ayakkabı, pantolon, eşofman, müzik çalar, fotoğraf makinaları, çanta, şapka ve mont, güneş gözlüğü modelleri satılıyor. Fakat burada bulunan esnaf kan ağlıyor. Ünlü markaların taklitlerini sattıkları için Mali Polisin sık sık dükkanları basması sonunda kepenkleri indireceklerini söylüyorlar. İlgililerin bir çözüm bulmasını istiyorlar. Marka giymek isteyen fakat alamayan orta halli ailelerin, öğrencilerin ilgi gösterdiği çarşıda bu baskınlar nedeniyle kuş uçmuyor. Boşboşçular tarihe mi karışıyor? Adana halkına Sabancıları soruyorum. İkinci kuşak Sabancılara büyük, küçük, zengin, fakir tüm Adanalılar kızgın. Hacı Sabancı ve Sakıp Beyin ölümünden sonra her şey değişmiş. Ortadoğunun en büyük camisi olan Sabancı Merkez Camiinde bir öğle namazında buranın ileri gelenlerinden birileriyle sohbet ediyorum. "Bu cami inşaatı aslında 1988 yılında belediye tarafından başlatıldı. Ama maddi sıkıntı başlayınca Sakıp Bey 300 milyar lira verdi ve bitirildi. Adını da koyup ona jest yapıldı" diyor. Sabancıların işsiz Adanalılara istihdam sağlamasını istiyorlar. Bu arada cami gerçekten muhteşem. Tam 20 bin kişi rahat ibadet edebiliyor. sdudek@simge.com.tr İkinci kuşak Sabancılara Adanalılar dargın

19 Eylül 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber