Araçların arka camlarına yapıştırılan oyuncak plastik eller, araç yol almaya başladığında bir sağa-bir sola aheste aheste sallandığı yıllar; Trabzonspor’un şampiyonluklara ambargo koyduğu, bordo-mavili oyuncuların şampiyonluk kutlamalarında Trabzonsporlulara el sallayan, tüm dünyaya selam yollayan takım arkadaşlarının önünde gururla ve de onurla yürüyenlerden biriydi namı-diğer “Dozer Cemil...”

O yıllar yayladan dönen kamyonların kasalarına çam dalları bağlanırdı, dalların ucundaki kozalaklar nazar boncuğu gibi parlardı…

O yıllar gelinlik çağındaki kızlarımızın el emeği, göz nuru çeyizlerini koyduğu sandık büyüklüğünde radyolar vardı… Radyolardan Nuri Sesigüzel ve Erkan Ocaklı’nın türküleri dinlenirdi…

Maçlar o radyolardan takip edilirdi, “ mikrofonlarımız Avni Aker’de” denildiğinde, radyo başında olan onlarca Trabzonsporlu ilk anda Trabzonspor’un gol attığını düşünürlerdi...

O yıllar akşamları evlerinde canı sıkılanlar soluğu en yakın komşusunda alırdı, bu zorunlu komşuluk sayesinde güçlü dostluklar kurulurdu; gece vakti el fenerini eline alanlar ve bir şişenin içindeki üstüpü parçasını tutuşturup karanlığı aydınlığa çevirenlerin dostluğunu anlatmaya kelimeler yetmez…

Telefonlar yandan çevirmeliydi.

Postacılar mektupları çuvallarda taşırdı…

Bayramlarda insanlar birbirlerine resimli kartpostallar yollardı…

Deniz Trabzonsporlulara daha mavi, toprak daha da bordo kokardı!

Köylerde misafir odaları vardı, gelen yabancılar oralarda ağırlanırdı.

O yıllar güneş denizin arkasından batarken, bir tepede toplanan çocuklar kasabadan köye gelecek minibüsleri dört gözle beklerdi…

Analar çocuklarına, nineler torunlarına bordo-mavi kazak örme yarışına girerdi..!

Genç kızların en büyük hayaliydi zetina dikiş makinesi..!

Delikanlıların arka ceplerinde taşıdıkları horozlu ayna ile bordo-mavi taraklar aksesuarlarıydı.

Babaların en büyük merakı; siyah tespih ve tütün tabakasıydı.

Hastalık?

Anaların ve de ninelerin yaptığı bir tas şekerli su her şeyin ilacıydı!

Türkiye Futbol Federasyonu, Süper Toto Süper Lig’de 2019-2020 sezonunun “Cemil Usta Sezonu” olarak oynanmasına karar verdi…

Yaşarken kıymeti bilinmeyen kaptan Cemil’in Usta’nın hatırlanması başta Trabzonsporlular olmak üzere, tanıyanları çok ama çok eskilere getirdi, bizleri getirdiği gibi… Tanımayanlar da bu vesileyle tanıyacaklardır Cemil Usta’ya…

Trabzonspor’un kaptanı Cemil Usta, Trabzonspor’un efsanesidir, karakter abidesidir, Trabzonspor’un ta kendisidir…

O, Trabzonspor’da tarih yazarken dünyaya yeni gelenler, ömrünün çoğunu bitirdiler.

O, “ Ben Trabzonspor’un kaptanıyım, başka takım kaptanının arkasından çıkmam” dediğinde, askerden dönenler çocuklarını everdiler…

O, Trabzonspor için eşinin bileziklerini sattığında evlenenler dede, o yılın dedeleri de rahmetli olmuştur…

Bugün Trabzonsporlular, ölüm döşeğinde de olsa bile Trabzonspor’un maçını soruyorsa,
“ Trabzonspor ÖSS’de birinci olan köylü kızıdır”, “Trabzonspor, ilkokul mezunu mucittir” diyorsa,
Bir Trabzonsporlu dünyanın herhangi bir yerinde avazı çıktığı kadar “bordo ” bağırıp, renktaşlarından “maviii” cevabını duymak istiyorsa…

Ve yine bugün dünyanın herhangi bir yerinde milyonlarca Trabzonsporlu “ Bize her yer Trabzon” diyebiliyorlarsa; en büyük mimarlarından biri kaptan Cemil Usta’dır…

2019-2020 “ Cemil Usta Sezonu”nun adının gibi olması dileğiyle…