Bir söz vardır hani “ Güvenme varlığa, düşersin darlığa”

Trabzonspor’un şu anki durumu aynen gibi…

Sakat oyuncular bir yana, onca oyuncu transfer et, yedek kulübesinde hamle oyuncun dahi yok; kulübede de eksik çok…

Onca para harca, Sturridge’nin ne zaman oynayacağı, sakat mı, sağlam mı, o da belli değil?

Üç hafta öncesine kadar taraflı tarafsız herkes Trabzonspor’un forveti için “ bitirici, vurucu tim” diyordu oysa…

Ekuban ve Abdülkadir Ömür Trabzonspor’un yarısıymış meğer… Onlar da olmayınca gerisini siz düşünün; elde kalan sağlam oyuncular ile mecburen devam…

Maça iyi ve de golle başladı Trabzonspor. Daha önce de yazmıştık Sörloth’un golcülükten ziyade yanındakine alan açan, pozisyon hazırlayan oyuncu olduğunu, golü de Avdijaj ile böyle buldular. Golden sonra mümkün değil iki oyuncuyu yan yana görmek, yardımlaşırken görmek…

Sivasspor gibi geniş alanda oynayan takımlara karşı öne geçtiğinizde 2. Gölü bulamazsanız ve rakibe geniş alan verirseniz büyük sıkıntı yaşarsınız...

Bordo-mavililer net pozisyonları cömertçe harcarken, yedikleri golde de Fernando Santos, bulduğu boş alanı, defans ve kaleci hatasını çok iyi değerlendirerek beraberlik golünü attı…

İkinci yarı daha etkili oynadı Sivasspor…

Bordo-mavili oyuncuların ileri çıktığı, geriye dönemediği anlarda, kırmızı-beyazlı oyuncuların girdiği gol pozisyonlarına Uğurcan Çakır müsaade etmedi. Direkten dönen topları da Trabzonspor’un şansı, Sivasspor’un şansızlığı idi…

İleri çıkıp geriye dönemeyen, rakibe oynamak için geniş alan bırakan, uzatma dakikalarını hesaba katmayan Trabzonsporlu oyuncular, o kadar büyük hata yaptılar ki; herkes bu maç berabere biter diye düşünürken, son sözü söyleyen Uğur Çiftçi oldu…

Onca oyuncu bolluğundan darlığa; sakatlıklar ve hatalar tamam da…

Penaltıyı da atamazsanız; Trabzon’a eliniz boş dönersiniz…