Aksal Yavuz

Aksal Yavuz

aksalyavuz@hotmail.com

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Biz, ‘bazı futbolcular bazı takımlara karşı hayatının topunu oynar’ diyelim, siz ‘bazı futbolcular bazı rakipleri çok sever’ deyin. Kardemir Karabüksporlu Traore de o futbolculardan biri. Fildişi Sahilli oyuncunun Trabzonspor’a deyim yerindeyse hiçbir maçta boşu yok.
Traore’nin eski alışkanlığını devam ettirip ettirmeyeceği, Ersun Yanal’ın tabir-i caizse Trabzonspor’un her maçta başının belası olan oyuncuya önlem alıp almayacağı merak konusuydu açıkçası?
Karabükspor’un orta sahayı kalabalık tutması Trabzonspor’un tüm oyun planlarını altüst etmiş oldu, doğal olarak oyun da kilitlenmiş oldu. Hal böyle olunca, iki takım adına hem hücumda hem de orta sahada isabetsiz pas trafiği rekoru da böylelikle kırılmış oldu.
İlk yarı Trabzonspor’un etkili olduğu anlar, topun kanatlara taşındığı, orta sahada koşu koridorları ve boş alanlar oluşmaya başladığı anlardı.
Sıkışan oyunlarda tüm umutlar hava ve yanlara bağlanır. Genç Yusuf’un köşe vuruşunda gez, göz, arpacık yaparak, Konyasspor maçında Trabzonsporluların hasretle-özlemle aradığı Okay’ın kafasına nişanladığı topla aradığı golü buldu Trabzonspor.
Golden sonra oyun Trabzonspor’un istediği kıvama geldi ama bordo-mavili futbolcular bu defa gol kaçırma yarışına devam ettiler. Hele Castillo’nun genç Yusuf’a ‘al da at’ dediği bir pozisyon var ki, tek vuruş yapma, yürümek için kullandığı ayakla vurmak yerine, topu futbol oynamak için kullandığı ayağını alana kadar atı alan Üsküdar’ı geçmiş oldu. Tecrübesizlik, heyecan böyle bir şey… Yusuf, o gölü atmış olsaydı, Trabzonspor farka gidebilirdi. Dahası, Olcay ve Zeki Yavru’nun yararlanamadığı, bir başka ifadeyle Ahmet’in kurtardığı pozisyonlar var…
Dün gece Medikal Park Arena’da alkışı hak eden bir Onazi vardı ki, Trabzonspor aleyhine nerede tehlike başlasa, imdada yetişti, Olcay Şahan gibi. Mas ve Pereira’ı anlatmaya gerek yok, Trabzonspor’un yükselişinde en büyük pay sahibi oyuncular.
Traore mi? Dün gece bir pozisyonda Trabzonsporluların yüreğine ağzına getirdi, hepsi o kadar…