İkinci yarıdaki Trabzon’a evet!

Yeni transferlerin gizemi, giden yıldızların burukluğu bir yana, hayat devam ediyor ve teknik direktör Ünal Karaman’ın sezonun ilk resmi maçı olan, Sparta Prag karşısında sahaya çok farklı bir kadro çıkaracağını düşünmüyordum. Hoca yanıtmadı. Yusuf Yazıcı’nın yokluğunda hazır olduğuna inandığı Obi Mikel ile başladı, başkaca risk almadı. Almadı da diğerlerinin geçen yılki performansından eser yoktu.
Hazırlık maçlarında 33 oyuncu denemenin, bu ciddi sınavda Trabzonspor’u zorlayacağını kestirmek zor değildi. İlk bölümde berbat bir takım vardı sahada.
Savunmada ve orta sahanın göbeğinde çok aksadı. Kademe ve pas kayıpları üst düzeydeydi. Obi oyunda kaldığı sürede hayal kırıklığı yarattı. Sosa’nin bedeni sanırım Avusturya kampında kalmıştı. Hâl böyle olunca, iki Abdülkadir ve Nwakaeme’nin yükü ağırlaştı. Gol umudu Ekuban’ı uzun süre topla buluşturmakta zorlandı bordo-mavili takım.
Sparta Prag, eski gücünde olmasa bile, kendi liginde 4 maç oynamış ve daha hazır görününen taraftı. Ateşli seyircisinden mahrum olsa da, ilk dakikalardan itibaren oyuna ağırlığını koydu. Erken bulduğu gol, bir dizi hatalar zinciri sonunda geldi ve Çek temsilcisini yüreklendirdi. Kendilerine o kadar çok güvenmeye başladılar ki, kaleye uzaktan gören şut denedi. Uğurcan biraz dikkatsiz olsa, ilk yarıda fark açılabilirdi. Prag’ın en önemli silahı Kanga, hem takımını yönetti, hem Trabzonspor orta sahasını dağıttı.
Bu gidişata önlem almak gerekiyordu. Ünal Karaman ikinci yarıya Obi Mikel’in yerine Serloth’u alarak başladı. Bu hamle ile oyun kurgusu değiştirdi de, Prag’ın iştahında ve oyun disiplininde ufak bir değişiklik olmadı. Obi çıktı, mirası Sosa’ya kaldı. Bu arada altını çizelim. Trabzonspor’un rakip kaleyi bulan ilk şutu 63. dakikada geldi.
Kanga bitmez tükenmez enerjisi ile Trabzonspor orta alanını hallaç pamuğu gibi atmaya devam etti. Neden? Çünkü bu kadar ciddi bir tehlike varken, başına bir markajcı dikmek aklına gelmedi kimsenin! Elin adamı affeder mi? Gobonlu oyuncu önünü boş bulunca 25 metreden attığı nefis golle cezayı kesti.
Ünal hoca 2-0’dan tur için umut olacak değişikliği Avdijal ile yaptı. Birkaç oyuncunun kişisel gayreti ile bunu başarmak zordu. Çünkü takım olarak doğru işler yapmıyorsanız işiniz şansa kaldı demektir. Ama sahneye Ekuban çıkınca roller değişti. Sosa’nın serbest atışında topla buluşması ve son vuruşu jeneriye geçecek tarzdandı.
Bir maçın kaderi bu kadar kısa sürede değişir mi? Futbol garip oyun. Yorgunluk, konsantrasyon düşüklüğü affetmiyor. Yeni transfer Sharloth ne kadar isabetli bir tercih olduğunu gösterdi. Bu kez Ekuban pası verdi, Norveçli forvet ne kadar iyi bir kumaş olduğunu gözümüze soktu. Alıştığında kim bilir neler yapacak?
Bu skor elbette Trabzonspor için büyük avantaj oldu. Lakin iki yarıda birbirinden bu kadar farklı takım izlemek düşündürücü..