“Bir hafta önce kazanan takım bozulmaz” diye bir kural mı var futbolda? O takımın tamamı iyi oynadı, birlikte mücadele etti ve puanı aslanın ağzından kaptıysa belki. Rıza Çalımbay’ın düşüncesi de böyle olmalı ki, Akhisar kadrosunu çıkardı Malatya maçına. En azından cezası biten Hubocan stoperdeki görevine döner, Okay da Kucka ya da Onazi’ye partner olur, ofansif oyuna katkıda bulunur diye geçirmiştik aklımızdan. Kucka demişken, Ersun Yanal aldırdı ama Rıza hocanın da bu oyuncuda ısrar etmesine anlam veremeyenlerdenim.

Maça gelince. Öncelikle şunun altını çizelim; Malatya dün kötü bir gününde idi. Maça da öyle başladı. Futbol ciddiyet ister. Rakibin görüntüsüne aldanmayacaksınız. Öne geçtikten sonra skoru garantiye almak için işi sıkı tutmazsanız, cezayı kesen birileri çıkar. Malatya’nın eşitlik sayısı için hiç de hevesli olmadığı bir bölümde Burak Yılmaz’ın takımı hücuma çıkarken kaptırdığı topun dönüp ağlara gitmesinin adı şansızlık değil, kusura bakmasın da hafif tabiriyle laubalilik idi. Trabzonspor’un ilk yarıda penaltı pozisyonu dışında kayda değer bir tehlike yaratamaması da doğaldı.

Doğrusu, ikinci bölüm başlarken Rıza hocadan bir hamle bekliyorduk. Çünkü Akhisar maçında savaşan takımdan eser yoktu. Savunma kurgusu alarm veriyor, kanatlar işlemiyordu. Burak’ı pozisyona sokmak için savunmanın arkasına atılan uzun paslar dışında alternatif üretilemiyordu. Çalımbay 57. dakikaya kadar bekledi ve Olcay- N’Doye değişikliğini tercih etti. Geç ama doğru oldu. N’Doye girdikten sonra Yusuf’un peşi sıra gelen gollerinin birinin başlangıcına katkı yaptı, diğerinde ise asist sahibi oldu. Deplasmanda direnmeye çalışan bir takım için şoktu bu goller. Rakibin ciddi hatalar yapmaz ise toparlanmak zordur. Hele Abdülkadir gibi patlayıcı bir güce sahip, ortalığı karıştırabilecek bir yetenek daha oyuna dahil oldu, Onazi gibi özgür kaldığı vakit topu doğrudan üçüncü bölgeye taşıma inisiyatifini kullanan bir silah devreye girdi ise gerçekten zordur. Tüm koşullar lehine döndükten sonra Trabzonspor’un daha farklı bir skor yakalaması mümkündü. Yusuf ve Burak ile bunu yapabilirdi, vitesi daha fazla yükseltemedi.

Skor kolay gibi görünse de, oyun açısından aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Lakin, yönetim krizinin yaşandığı, FIFA sopasının sallandığı, taraftarın tribünleri boş bıraktığı kiritik süreçte Trabzonspor’un aldığı galibiyet, zirveye tutanmaktan farklı bir anlam taşıyor. Tersi tam bir çöküş olabilirdi. Doğrusu ilaç gibi bir üç puan oldu.