Cemal Ersen

Cemal Ersen

cersen@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Geride kalan 13 haftada üst üste iki galibiyet alamayan Trabzonspor, dillere pelesenk ettikleri o seriyi yakalayabilmek adına, ligin en uygun rakibini buldu dün akşam. Üstelik işlerin yolunda gitmediği bölümlerde bile her şey lehine gelişti Karadeniz ekibinin!

İlk yarıda rakip savunmanın büyük hatasında, sahanın en iyisi Yusuf Erdoğan’ın gol vuruşu yapması kolaydı. Lakin üç dakika sonra Trabzonspor’un yediği gol, evlere şenlikti. Ders gösterilecek hatalar zinciriydi adeta.

Trabzonspor’un kalabalık ama yumuşak karnı orta sahasıydı. Topu ileriye taşırken sıkıntı yaşayan bu bölgeye bölgeye neşteri Ersun Yanal vurdu. İkinci yarıya Aytaç’ın yerine Castillo’yu alarak başladı, dolayısıyla onun oyuna girmesiyle hücum etkinliği ciddi ölçüde arttı. Topla hızla ve çabuk adam geçebilen Costillo, fitili ateşleyen isim oldu.

Haberin Devamı

Bizce maçın kırılma anı 52. dakikadaki penaltı kararı idi. Hakem Özgür Yankaya, Edgar’ın ceza alanı içinde Mustafa’ya hareketini penaltı olarak değerlendirirken, ikinci cezayı da kırmızı kart ile kesti.

Sakın skora bakıp Trabzonspor’un ahım şahım oynadığını düşünmeyin. Adanaspor, on kişi kaldığı bölümde bile çok tehlikeli iki pozisyon buldu. Birinde kaleci Onur’un müdahalesi, diğerinde savunmanın şansı olmasa, eşitliği tekrar bozmak bordo-mavililer adına kolay olmayacaktı kuşkusuz.

Eksik kalan ve fiziken geriye düşen Adanaspor yine de cesaretle rakibin üzerine gitmeye çalıştı. Doğal olarak savunmasında da açıklar vermeye başladı. Bu bölümde bireysel yetenekler ön plana çıktı. Önce Yusuf, ardından Mehmet Ekici skoru belirleyen oyuncular oldu.

Galibiyet Trabzonspor için moral, öz güven anlamına gelebilir. Ancak sahadaki futbol, takım disiplini ve oyun anlayışı açısından, çok ciddi eksikler var. Bunları gidermek, bu kadro yapısı ile kısa vadede mümkün değil.

Şu konuya da değinmeden geçemeyeceğiz; Aslında bu satırları Akyazı stadından yazmamız gerekiyordu!

Trabzonspor’un yeni mabedinin açılışının bu akşam (dün) yapılacağını duyuran yönetim, gereksiz bir telaş ve acelecilik içinde. Defalarca Beşiktaş’ı ve Vodafon Arena’yı örnek gösterip verilen sözler tutulmadığında, inandırıcılık gibi kavramların tartışıldığını ve taraftar üzerindeki olumsuz etkisini anlatmaya çalıştık. Naçizane fikrimiz, bu takımın kurtuluşu da Akyazı değildir.