Kimse hikaye anlatmasın Galatasaray kötü oynadı, yenilgisizlik unvanını kaybetti diye. Trabzonspor harika işler yaptı ve kazandı. Bu sezon demiyorum, 2010-11’den bu yana belki de en karakterli, en kişilikli mücadelesini sergiledi Karadeniz ekibi.

Doğrusu müthiş bir ilk maç izledik. Gözümüzün pası silindi. Aksiyon, pozisyon, kart, mücadele, gol tekmili birden sahada idi.

Aslında ilk dakikadan itibaren her şey Trabzonspor’un istediği gibi gitti. Çünkü iştahlı, arzulu ve ısıran bir takım vardı sahada. Önde baskı yaparak rakibin oyun kurmasını engellerken, orta alanda bir topun peşinde en az iki kişi bitiverdi maç boyunca. Galatasaray’ın ezberini, hatta sinirlerini bozdu bu tarz oyun. Tabi ki bunu sürdürmek ciddi bir efor, konsantrasyon ve dikkat gerekirdi. Onu da yaptı Trabzonsporlu oyuncular. Doksan dakika bir an bile vazgeçmediler. Tek hataları vardı, o da 86’da rakibe umut verdi, nafile.

Öyle ya, karşısında en ufak bir hatayı affetmeyecek Gomis gibi bir fırsatçı, Feghouli gibi üçüncü bölgede her an tehlike yaratabilecek etkili silahları vardı Galatasaray’ın. Durica ve Uğur onlara da, sonradan oyuna girenlere de şans tanımadı. Igor Tudor da bu gerçeği görünce, Gomis’i takımı geriye düştükten sonra 54. dakikada onu kenara aldı. Sonra Eren ve Rodrigues hamleleri geldi. Artık C planı mı, Z planı mı bilmeyiz ama, bu kez işe yaramadı Tudor’un sihirli dokunuşları.

İkinci yarının hemen başında Galatasaray’ı hiç es geçmeyen N’Doye golü gelince, Trabzonspor patlaması yaşandı lakin, 44. dakikada Olcay ve Feghouli’nin kırmızı kartla atılmalarının kimin işine geldiği de ortaya çıktı. Sonrasında Yusuf Yazıcı’nın nefis plase sayısı, Galatasaray’ın gardını düşürmeye yetti. Rodrigues’in golü mü? Yeni model Trabzonspor’un nazar boncuğu diyelim. Gerçeği söylemek gerekirse, Trabzonspor’un bu oyunun karşılığı galibiyet olmalıydı, oldu.

Çok ihtiyaç vardı

Rıza Çalımbay’ın takımının böyle bir galibiyete ve morale çok ihtiyacı vardı. Hocanın hakkını verelim. Dip yapmış moralsiz oyuncu grubunu kısa sürede ayağa kaldırmak üstelik; Sosa, Mas, Burak, Rodallega gibi yıldızların (!) yokluğunda Galatasaray’ı yenmek, hafife alınacak bir sonuç değil. Dün akşam bu skoru kazandıran futbolcuların tamamını kutlamak ve hakkını vermek de bizim borcumuz.

Trabzonspor bu sezon büyük maçları iyi oynadı. Akıllara da şu soru geldi; “Futbolcular maç mı seçiyor?” Öyle olmadığını söylüyor ve inanıyorlar ise, haftaya Kayseri deplasmanında da aynı savaşçı ruhu ortaya koymak zorundalar.

Lafın özü, böyle bir coşkulu bir takımı çok özlemişti Trabzonlu. Ara vermeyin, virgül koymayın, daha fazla üzmeyin bu camiayı!