Karabük’le 5 maçta, 3 galibiyet alan Mesut Bakkal, hücum futbolunun meyvelerini toplarken, Aykut Kocaman, rakip kim olursa olsun, defansif anlayıştan vazgeçmiyor. Kadro değeri 40-50 milyon euro yükselen Fenerbahçe’nin futbolu hızla geriye gidiyor

Süper Lig’de 15. haftayı da geride bıraktık, Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin kapısına dayandık.
Cluj ve Manchester United’dan sonra Braga’yı da mağlup ederek, Şampiyonlar Ligi’nde tam 11 yıl sonra ikinci tura yükselen Galatasaray, Portekiz’den direkt uçtuğu Sivas’ta altın değerinde bir galibiyet daha aldı, zirveyi kimseye bırakmadı. Sarı-kırmızılı takım; Muslera, Melo ve Riera’dan yoksundu, ancak Sivas’ta üç yabancısını da aramadı.
Ufuk, Hakan Balta ve Yekta görevlerini başarıyla yaptı, Braga’da galibiyet golünü atan Aydın da, 90 dakika yedek bekleyen Hamit Altıntop’u akıllara getirmedi. Fatih Terim’in kulübede unutmayıp sık sık forma şansı tanıdığı bu oyuncuların en zorlu deplasmanlardan birinde galibiyette büyük pay sahibi olmaları tesadüf değildi. Çünkü bu isimlerin maç kondisyonları yerinde, özgüvenleri de yüksekti. Terim, üç kulvarda yarışmaları nedeniyle tedbirini haftalar önce almış, alternatif oyuncularını çoktan takıma monte etmişti.

Arena’da aynı
Galatasaray pencerisinden bakınca tablo böyle görünüyor...
Derbi öncesi oynadığı futbolla kimseyi memnun etmeyen Fenerbahçe’de olup, biteni daha iyi anlamak için ise “uç örnek” gibi görünen Karabükspor’a bakmak lazım. Mesut Bakkal’ın, taktik-oyuncu tercileri nasıl somut sonuçlar veriyorsa, Aykut Kocaman’ın seçimleri de negatif neticeler doğuruyor.
Skibbe’nin yerine göreve getirilen Mesut Bakkal’la ilk maçında Büyükşehir’i 3-1 yenen Karabük, 2. sınavında Galatasaray’ı aynı skorla mağlup etmişti. Bakkal açısından bu skor tesadüf mü, yoksa cesaretin ödülü müydü?
Dört hücumcuyu; İlhan Parlak, Ahmet İlhan, Mehmet Yıldız ve Lualua’yı, Arena’da 11’de sahaya çıkarıyorsa ve bu oyunculardan üçü gol atıyorsa elde edilen sonuca tesadüf denemez. Mesut Hoca, Galatasaray’ı yumuşak karnı savunmasından vurarak, Karabük’ün, İstanbul’da aldığı ilk galibiyete imzasını atmıştı. Karabükspor son maçta Gaziantepspor’u çok üstün bir futbolla 2-0 mağlup ederken de İlhan Parlak, Lualua ve Ahmet İlhan yine 11’deydi.
Özetle Skibbe’den sonra 5 maçta 3 kritik galibiyet alan Mesut Bakkal hem takım savunmasını oturttu, hem de hücum hattını cesaretle kurgulayıp, Karabükspor’u ayağa kaldırdı.

BAKKALBEDAVA DERS VERİYOR
Bu bilgiler ışığında Fenerbahçe’ye bakalım;
UEFA Avrupa Ligi’nde grubunu lider bitiren Fenerbahçe, Süper Lig’de ikinci sırada (maç fazlasıyla) yer alıyor, ancak sarı-lacivertli takımda yüzler gülmüyor. Nedeni açık, Fenerbahçe futbol oynamıyor!

Pranga vuruyor
2012 Ocak’ta gelen Moussa Sow’un ardından Dirk Kuyt, Raul Meireles, Milos Krasic, Mehmet Topal, Egemen Korkmaz, Hasan Ali Kaldırım ve Salih Uçan kadroya katıldı. Buna karşılık Emre Belözoğlu ve kaptan Alex’le yollar ayrıldı. Kadro değeri 40-50 milyon euro artan Fenerbahçe’nin oyun kalitesi de yükselmeliydi, ancak Kocaman’ın tercihleri Fenerbahçe’ye adeta pranga vuruyor.
Kendi liginde şampiyonluğu, Avrupa kupasında finali hedefleyen hiçbir büyük kulüp iki tane defansif orta sahayla oynamaz, oynayamaz. Dörtlü savunmanın önündeki Topal-Meireles ikilisi orta alanın 10-15 metre ötesine geçmiyor. Özellikle son dönemde bu oyuncuları kimse rakip ceza alanında göremiyor. Alex’in rolüne soyunan Cristian orta alandan kopuk oynuyor, ceza sahasının yalnız adamı Sow, ekmeğini röveşatadan çıkarmaya çalışıyor!
Hal böyle olunca yıllardır hücum eden Fenerbahçe’yi sürekli savunma yaparken izliyoruz. Çünkü sahada hücum etmeye değil, hatalı bir şekilde kontratak oynamaya kurgulanmış bir takım var.

Semih ve Bienvenu
Orduspor, Gençlerbirliği ve Büyükşehir maçları sistemin yanlışlığını net bir şekilde gösterdi aslında. Ordu maçında 76’da Meireles ile Sezer değişti, 85’te gol geldi, skor: 2-1. Gençlerbirliği maçında oyun 1-1 iken 59’da Topal ile Sezer değişti, skor: 4-1. İstanbul Büyükşehir maçında yine 1-1 iken 46’da Topal ile Sezer değişti, skor: 2-1.
Bir saptama daha yaparak, kapatalım: 3-0 kaybedilen UEFA?Avrupa Ligi’ndeki M’Gladbach maçında Bienvenu 90 dakika sahada kalırken, Semih hiç oyuna girmedi. Kocaman devreyi 2-0 geride kapatmalarına rağmen Kuyt, Cristian ve Caner’i oyuna alırken, Semih’e şans vermiyorsa Emre ve Alex’ten sonra sıranın kime geldiğini anlamak hiç de zor olmasa gerek!

15. HAFTANIN PANAROMASI

TAKIM

KARABÜKSPOR

Gaziantepspor deplasmanında 90 dakika boyunca sahanın tek hakimiydi. Henüz 16. dakikada 2 farkı yakalayan mavi-kırmızılı takımın maçı 1-5, 1-6 kazanması işten bile değildi. Cesur futbolun karşılığını
alarak, 3 puanı kolayca
cebine indirdi.

PORTRE

SİNAN?KALOĞLU

S.B.ELAZIĞ

Gençlerbirliği ve Karabük deplasmanlarında galibiyete taşıdığı Elazığ’a bir kez daha hayat verdi. Attığı altın değerinde golde hem tecrübesini hem kalitesini gösterdi, bordo-beyazlı
takımın rotasını orta sıralara çevirmesinde başrolü üstlendi.

HOCA

MESUT?BAKKAL

KARABÜKSPOR

Doğru savunma, orta alan ve hücum kurgusunu buldu, kararlılıkla yoluna devam ediyor. Gaziantep’te en önemli kozları İlhan Parlak, Lualua ve Ahmet İlhan’a yine ilk 11’de forma verdi, rakibi yumuşak karnından vurup, cesaretinin karşılığını aldı.

HAKEM

BARIŞ?ŞİMŞEK

BEŞİKTAŞ-ESKİŞEHİRSPOR

Cüneyt Çakır, Fırat Aydınus ve Yunus Yıldırım’ın Süper Lig’de maç yönetmediği haftada performansıyla öne çıktı. Eskişehir lehine çaldığı penaltı düdüğü, Hilbert’e aldatmadan dolayı verdiği sarı kartla en kritik anlarda adaleti sağlamayı başardı.

BAKKALBEDAVA DERS VERİYOR

BAKKALBEDAVA DERS VERİYOR

BAKKALBEDAVA DERS VERİYOR