Sarı-lacivertli takım tamamını deplasmanda oynadığı maçlarda Kasımpaşa, K

Sarı-lacivertli takım tamamını deplasmanda oynadığı maçlarda Kasımpaşa, K.Erciyes, Bursa ve Antalya’ya karşı rakamlarda bariz bir üstünlük sağladı. Topla oynamada ve pas sayısında rakiplerine fark atan Süper Lig’in lideri toplamda 28 kez gol pozisyonuna girerken, 62 şut attı, 28 defa da korner kullandı

Kasımpaşa’yı 90+4’te, Kayseri Erciyes’i 90+5’te, Bursaspor’u 90+3’te attığı gollerle mağlup eden Fenerbahçe’nin, Antalyaspor deplasmanından da Sow’un 90. dakikada attığı golle 3 puan çıkarması için kimileri, “büyük şans” dedi. Teknik Direktör Ersun Yanal ise “Son dakika golleri şans değil. Şans istemektir, kovalamaktır. Biz de bunları yapıyoruz. Futbolcularımı oyunu bırakmadıkları için kutluyorum. Maçı kazanma arzuları ve ortaya koydukları emek takdire şayan” yorumunu yaptı.
Bir takımın, uzun lig maratonu boyunca iyi futbol oynadığı, çok pozisyona girdiği bütün maçları kazanma garantisi olmadığına göre 4 deplasman maçının 90 ve 90 artı dakikalarda kazanılmasında futbol şansının önemli bir payı olduğunu kabul etmek gerekir. Diarra’nın 89’da kaçırdığı büyük fırsatın dönüşünde Sow’un galibiyet golünü atması da futbolda şans ve yetenek faktörünün ne kadar değerli olduğunun belgesidir adeta.

Ekstra 8 puan elde etti
Fakat ortada başka bir gerçek daha var... Ekstra 8 puanın elde edildiği 4 deplasman maçının istatistikleri, Fenerbahçe’nin her defasında kazanmayı hak ettiğini net biçimde gözler önüne seriyor. Sarı-lacivertli takım çok konuşulan 4 maçta da kazanmak için her şeyi yaparken, pozitif futbolun hemen bütün kriterlerini yerine getirmiş. Toplamda 28 gol pozisyonuna girmiş, 62 şut atmış, 28 korner kullanmış. İşte rakamlar...
Kasımpaşa-F.Bahçe: Topla oynama yüzde 62’ye yüzde 38 Fenerbahçe lehine. Sarı-lacivertli takımın 8, Kasımpaşa’nın 4 gol pozisyonu var. Konuk takım pas sayısında 492’ye 254, şutta 19’a 11, ortada 28’e 17 rakibine üstünlük sağlamış durumda. Netice: Webo 90+4’te galibiyet golünü atıyor.
Erciyes-F.Bahçe: Barcelona’ya özenen Fenerbahçe, Kadir Has’ta 562’si isabetli tam 665 pas yapıyor. Topla oynamada doğal olarak yüzde 70’e, yüzde 30 üstün durumda. Tam 38 orta yaparken, 7’si isabetli 11 şut atıyorlar. Netice: Emenike 90+5’te, Kuyt’ın nefis ortasını aynı güzellikte bir gole çeviriyor.
Bursa-F.Bahçe: Sarı-lacivertli takım ilk yarısını kötü oynadığı maçta gol pozisyonu sayısında 6’ya 4 geride kalıyor. Ancak şut, pas ve orta sayısında çok üstün durumda. Topla oynama yüzdesinde de 60’a 40 önde. Netice: Baskı sonuç veriyor, Egemen 90+3’te eski takımına galibiyet golünü atıyor.
Antalya-F.Bahçe: İlk yarım saati 0-2, 0-3, ilk devresi 1-4, 1-5 bitebilecek bir maç.
Fenerbahçe gol pozisyonu sayısında 10’a 4, şutta 20’ye 12, pasta 497’ye 245, ortada 26’ya 8, topla oynamada yüzde 64’e yüzde 36 rakibine üstünlük sağlıyor. Netice: Emenike getiriyor, Sow 90’da skoru belirliyor.
Ancak bu pozitif rakamlar, Fenerbahçe’nin skoru erken elde etme konusunda sorun yaşadığını da gösteriyor. Orta sahanın gollük servisleri yeterince yapamaması, Caner ve Gökhan’ın fazla hücuma çıkamadığı maçlarda ceza sahası içinde yaşanan durağanlık ve özellikle Webo’nun yaptığı top kayıpları gollerin gecikmesine sebep oluyor.

Çare Emenike olabilir
Trabzonspor karşılaşması bu problemin belki de en net göze çarptığı maçtı.
Fenerbahçe istatistiklerde açık farkla üstün olmasına rağmen 6 gollük fırsat yakalayabilmişti Avrupa yorgunu rakibine karşı ve golsüz gecede 2 puan kaybetti. Ersun Yanal’ın şimdilik fazla gündeme gelmeyen bu problemi çözmek adına Emenike’yi daha fazla kullanması ve Holmen’i de artık tribünden sahaya indirmesi gerekiyor sanırım.

HAFTANIN ONBİRİ

BUYRUN BİR DE BURADAN BAKIN

HAFTANIN?TAKIMI

GAZİANTEPSPOR

Yeni teknik patron Sergen Yalçın yönetiminde ilk sınavını Elazığspor karşısında veren kırmızı-siyahlı takım bambaşka bir kimlik ve kazanmaya odaklı takım bütünlüğü içinde sahaya çıktı. Kaliteli ayaklar derin uykudan uyanınca hem iyi futbol hem de galibiyete kolayca ulaşıldı.

HAFTANIN?PORTRESİ

ONUR?KIVRAK

TRABZONSPOR

Müthiş reflekslerini, inanılmaz sezgilerini Eskişehirspor karşısında bir kez daha sergiledi. Kamara, Tello, Veysel ve Erman’ın gollük vuruşlarında harika kurtarışlar yaparken, ne kadar değerli bir kaleci olduğunu adeta belgeledi, kritik galibiyette yine başrolü üstlendi.

HAFTANIN?HOCASI

ROBERT?PROSINECKI

KAYSERİSPOR

Kadir Has Stadı’nda 3-0 kaybettikleri Beşiktaş maçından sonra canlı yayında istifa eden Hırvat teknik adam, Rize’de geri dönüşünü üç puanla kutladı. Kayserisporlu oyuncular çok sevdikleri hocaları için bu sezonun en organize futbolunu oynarken, sarı-kırmızılı takımda herkes derin bir nefes aldı.

HAFTANIN?HAKEMİ

ÖZGÜR?YANKAYA

BEŞİKTAŞ-T.KONYA

Bu sezon Süper Lig’de yönettiği 6. maçı da alnının akıyla tamamladı. İlk dakikadan son düdüğe kadar kontrolü elinde tutarken, her iki takım oyuncularından saygı gördü. Özgüveni giderek yükselen Yankaya maçın önüne geçmeme geleneğini sürdürürse daha iyi yerlere geleceğini gösterdi.

Bariz hataya hayır!

Hakemlerimizden her maçta Pierluigi Collina performansı göstermelerini beklemiyoruz. Zaten Collina gibi bir hakemin bir daha geleceğine de inanmıyoruz... Doğru hakem performansları, isabetli atamalarla başlar. Bu yüzden biz de Merkez Hakem Kurulu’dan başlayalım söze...
Galatasaray-Sivas maçına Halis Özkahya’nın atanması yanlış bir tercihti. Erciyes-Fenerbahçe maçında ciddi yorum hataları yapan, Caner’in tekmelerini görmezden gelen Özkahya’nın, riski yüksek bir maçta görevlendirilmesi, Mancini’nin, Muslera’nın yokluğunda Drogba’yı kaleye geçirmesi gibi bir şeydi!
Özkahya yardımcılarıyla birlikte sonuca etki eden yanlışlara imza attı. Eren net biçimde ceza sahasına girmek isteyen Eboue’ye dirsek attı, faul bile çalmadı. Burak’ın golünden önce Aydın’a yapılan faulü atladı, Ümit’e çıkardığı ikinci sarıdan kırmızı ağırdı. Drogba-Da Costa mücadelesindeki penaltı ve kırmızı kart kararları da bize göre yanlıştı. Dany’ye çıkan kırmızı ve Cicinho’nun koluna verdiği penaltı ise isabetliydi.
Bir diğer FIFA kokartlı hakem Bülent Yıldırım, Gaziantep-Elazığ maçında herkesi hayrete düşüren bir hata yaptı. Kaleci İvesa, Turgut’u indirince Yıldırım penaltıyı çaldı ama akıl almaz biçimde sarı kart çıkardı. Oysa çok net olan kurala göre bariz gol şansından dolayı İvesa’ya kırmızı göstermesi lazımdı. Yıldırım kendisine itiraz eden Gaziantepsporlu oyunculara da Turgut’un kenara doğru açıldığını söyledi. Pes yani!
Başta söylediğimizi tekrarlayalım; kimseden Pierluigi Collina olmasını beklemiyoruz. Futbol severler olarak, hakemlerimizden, Halis Özkahya ve Bülent Yıldırım örneğindeki gibi bariz hatalara artık son vermelerini istiyoruz.

BUYRUN BİR DE BURADAN BAKIN

BUYRUN BİR DE BURADAN BAKIN

BUYRUN BİR DE BURADAN BAKIN