En yakın takipçisi Galatasaray’ın yanı sıra Beşiktaş’ın da kazandığı haftada ‘kapanış’ maçını oynamak Başakşehir’i baskı altına almış olacak ki ilk dakikalarda bir hayli tutuktular, buz gibi havada oyuna ısınmakta çok zorluk çektiler. Oysa Arda dışında ideale yakın bir kadroyla sahaya çıkmışlardı ama öz güveni yüksek ve moralli Gençlerbirliği karşısında tempoyu yükseltemediler, 14’te Adebayor’un kaçırdığı net fırsata kadar ceza sahasına girmekte bile zorlandılar.

İlk 25 dakikada Caicara ile Visca uyumsuz, Gökhan İnler temposuz, Elia verimsiz, Mossoro da etkisizdi. Attamah, Emre, Visca ve Adebayor’un gayretleriyle topu rakip yarı sahaya taşıyan ve hücum etmeye çalışan Başakşehir, Gençlerbirliği’nin etkili ön alan baskısı nedeniyle alışılmışın ötesinde çok fazla top kaybı yaptı. Bu kayıpların çoğu da Gökhan İnler ve Mossoro’dan geldi. Devrenin ortalarına doğru tempoyu yükselten Başakşehir, Emre-Adebayor işbirliğiyle golü buldu. Adebayor’un doğum gününde attığı bu klas golden iki dakika önce Claro’nun ceza sahasında topa elle yaptığı müdahale de net bir penaltıydı ama yardımcı hakem bu kritik anda Ümit Öztürk’e hiç de yardımcı olamadı.

Devre biterken Elvis Manu ile net bir fırsat yakalayan Gençlerbirliği ikinci yarıya da coşkulu bir giriş yaptı. Kendi kanatlarını iyi kapatarak rakibine alan bırakmayan Ümit Özat’ın ekibi ön alan presini de yine iyi kullandı ve pozisyon üretmeye başladı. Hemen ardından da Khalili’nin frikik golü geldi, kaleci Volkan’ın hatasıyla oyun dengelendi. Gençlerbirliği’nin golden sonra da prese devam ettiğini gördük, usta ayak Sessegnon ile Jailton’un delici ataklarını izledik.

Bu kriz dakikalarında Başakşehir’in yapması gereken son üç yıldır en iyi yaptığı işi yapmak, yani kanatları etkili kullanmaktı ama bir türlü olmadı. Hem Visca hem de Elia’nın yerine oyuna giren Kerim etkili bindirmeler yapamayınca Başakşehir kendi düzeninin dışına çıktı ve Adebayor’a sürekli uzun oynamaya başladılar. Bu sıra dışı durum son 15 dakikaya kadar da devam etti. Gökhan-İrfan Can değişikliği takıma ilaç gibi geldi, son dakikalarda çok önemli pozisyonlar da elde edildi ama yine olmadı ve şampiyonluk yolunda çok önemli 2 puan uçtu, gitti...

Başakşehir bu çok da sürpriz olmayan kaybı ilerleyen haftalarda telafi edebilir mi? Elbette edebilirler, çünkü kadro ve oyun kaliteleri tüm zorlukları aşacak güçte. Peki Ümit Özat’la ayağa kalkan ve son 10 maçta 4 galibiyet, 6 beraberlik alan Gençlerbirliği, İlhan Cavcav sezonunda ligde kalabilecek mi? Büyük ihtimalle evet...

Son dönemde elindeki kısıtlı kadrodan bu kadar yüksek verim alan bir teknik adam görmedi ligimiz. Saha yerleşimleri çok iyi, yardımlaşmaları üst düzey, hedefe ulaşma çabası da son derece yüksek bir takıma dönüştü Gençlerbirliği... Ve bu parıltılı dönüşümün mimarı Ümit Özat saygıyı ve alkışı fazlasıyla hak ediyor. Kim bilir belki de hayallerine koşuyor...