Mehmet Tezkan

Mehmet Tezkan

mtezkan@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Djokoviç, dünyanın bir numarası ama tenissever olarak oyununu beğenmem.. Robot gibidir; sağa, sola güçlü vuruşlar yapar..
O kadar!.
Oyununda zeka yoktur, estetik hiç yoktur.. Vurur Allah vurur.. Gerçi finalde file önüne geldi, kısa top yaptı ama kaybettiğini anladığı anda yaptı..
İlk iki sette klasik oyununu oynadı, bana göre sıkıcı oyundu.. Yaratıcılık sıfırdı!..
Kaybetti..
Murray ise raketine akıl soktu; file önüne en az yedi sekiz top bıraktı.. Gerçi, Djokoviç de bıraktı ama sanki kopyaydı..
Sen yaparsan ben de yaparım gibiydi..
Murray hepsini aldı.. File önünü bırakmadı..
***
Maçın geneline bakarsak İskoç raket benim hakkım diye çıkmıştı, Sırp raket bu defa da senin olsun diyerek.. Yıllardır izlerim Djokoviç’i bu kadar güçsüz, bu kadar isteksiz, bu kadar çaresiz görmedim..
Bu hali, finale gelmek için dört saatten fazla oynadığı maça mı bağlarsınız, zihinsel yorgunluk mu dersiniz bilemem..
Gördüğüm şu; Djokoviç’in sahaya sadece bedeni çıkmıştı ruhu değil!..
Maça asılmadı desem yalan olmaz.. Çok klas vuruşlar yaptı, çok ince toplar gönderdi ama oyun alıcı vuruşlar değildi..
Hele servisleri!.. Djokoviç mi attı, dublörü mü?
***
Derim ki; Wimbledon finali bize şunu gösterdi.. Tenis değişmeli, gücün yerini akıl almalı..
Haksız mıyım?
Son not; İngilizler 77 yıl sonra kupayı aldık diye düğün bayram ediyor ama Murray İngiliz değil; İskoç!..