Türkiye’nin en büyük 3 kulübünden biri Galatasaray. Avrupa’da da marka. Yönetim bazında yapılan hatalara bakıyorum; bu büyük kulüp küçük düşürülüyor.

Bir Melo olayı yaşıyoruz. Bu adam kimdir? Kendini ne zannediyor? “Galatasaray defterini kapattım” diyor, oynamak istemediğini belirtiyor. Yönetim de hâlâ, “Acaba Melo’yu ikna eder miyiz” diye ağzının içine bakıyor. Melo’nun 1 senelik mukavelesi var. Ya 3 milyon euroyu getirir ya da kuzu kuzu oynar. Veya Eboue gibi gençlerle antrenman yapar. Kural bu!

Aynı şekilde İbrahimovic... 1 aydır yöneticilerin basında kendilerine yakın arkadaşlarımıza uçurduğu haberlerle Galatasaray’a geleceği konuşuldu, yazıldı. Taraftar heyecanlandı. Ve nihayet 1 ay sonra Başkan Dursun Özbek, “İbrahimovic için girişimimiz olmadı” dedi. Kusura bakmasınlar ama basındaki kardeşlerimiz kullanıldı.

Rodriguez’e gelince... Real Madrid B takımında oynamış, Deportivo kiralanmış, ama bonservisini almak istememiş. Belki ileride iyi oyuncu olacak, bilemiyorum. Ama imza törenine bakıyorum, Galatasaray Başkanı, Rodriguez ile görüntü veriyor. Yapmayın, gözünüzü seveyim yapmayın. Bunlar hoş şeyler değil. 110 senelik bu büyük camiayı küçük düşürmeyin.

Sercan olmaz

Hamza Hamzaoğlu, Burak’ın alternatifi olarak Sercan’ı görüyor. Sebebi de belli; yönetim yeni bir forvete bütçe ayırmıyor. Fakat taraftar, Sercan’ı hiç sevmiyor. Inter maçında gördük, oyuna girerken ve topla buluştuğu her pozisyonda tepki aldı. Bu ortamda, Hamzaoğlu, Sercan’ı kazanabilir mi? Mümkün değil. Maceraya gerek yok. Galatasaray’ın santrafora ihtiyacı var mı, var. Yönetim alırsa Hamza hoca oynatır. Almazsa elindeki kadroyla devam eder. Sercan için kendisini feda etmesini doğru bulmuyorum.

Volkan’ın derdi

Futbolcuya dayalı düzen Türkiye’de biter mi? Bitmez.. Ertuğrul Sağlam, Bursaspor’u Türkiye’de ilk defa şampiyon yapan hocadır. Volkan Şen’i takım içinde uyumsuzluk yapıyor diye Trabzonspor’a göndermişti. Şimdi Volkan açık açık söylemese de, “Ya Sağlam ya ben” diyor. Şu hale bakın! Kendini ne zannediyor, orasını bilemiyorum ama Volkan Şen, hocasından ve camiasından özür dilemezse korkarım, futbol hayatını bu şekilde bitirecek.

Avrupa Ligi’ni kazanabilirler

Shakhtar’a elenmek tabii ki hepimizi üzdü. Ama olaya şöyle bakmak lazım. 4 haftadır birbirini tanımayan futbolcular ancak bu kadarını yapabildi. Fenerbahçe girdiği 3 gol pozisyonundan birini atsa, maçın havası değişebilirdi. Shakhtar 11 senedir beraber oynayan, uyumlu bir futbolcu topluluğu. Fenerbahçe’den daha organize olması gayet normal. Bu dönemde Türkiye’den başka bir takımla eşleşse yine turu geçerlerdi.

Fenerbahçeli taraftarların karalar bağlamasına gerek yok. Defansta, kalecide uyumsuzluk var. Forvette uyumsuzluk var. Ama bunlar aşılmayacak şeyler değil.

Fenerbahçe iyi takım. Bir 4 hafta daha sabredelim, bu takım Avrupa’da ses getirecek. Başarısız olması mümkün değil. Belki de Avrupa Ligi’ni Galatasaray’dan sonra Türkiye’ye 2. defa getirecek. Yakıp, yıkmaya gerek yok. Shakhtar maçı Fenerbahçe için sezonun başlangıcı oldu. Bundan sonra her şeyin daha farklı olacağını düşünüyorum.