Hakikaten üzülüyorum. O şanlı Galatasaray, yöneticilerin hataları yüzünden ne hale geldi. Bundan sonra ne olacağı da meçhul. Kimseyi suçlamak istemiyorum. Suçlu belli. Başkan, ‘Riva satılacak’ diyor. Herkes el kaldırıyor. Ardından ‘Florya satılacak’ diyor. Ona da herkes el kaldırıyor.
Borçlanma yetkisi sınırsız veriliyor. Bir tek itiraz eden yok. Peki bunları yapanlar kim? Kulübün sahibi kongre üyeleri. Vermeyin başkanlara bu izinleri. Yıllardır mali açıdan kulübün kötüye gittiği belli. Düzen böyle kurulmuş. Köşe başlarını tutanlar daha hala zarar vermeye devam ediyor. Mali kongre oluyor, 600-700 kişi geliyor. Sabah 10.00’da başlıyor.
Konuşmacılar televizyonların karşısına çıkıp bir şeyler anlatıyor. Saat oluyor 17.00... Herkes canından bıkıyor, salonda kalıyor 150 kişi. Bu 150 kişi de ellerini sonuna kadar kaldırıyor. Bu nasıl bir şey ben anlayamıyorum. Madem bir kongre yapılıyor, başkan konuşur, ondan sonra da oylamaya geçilir. Oylama bittikten sonra isteyen sabaha kadar konuşsun. Yanlış bir sistem.
Denetleme Kurulu ne iş yapar? Türkiye’de bu kurul, yönetime yakın insanlardan kuruluyor, kesinlikle bağımsız değil. Ne iş yapıyorlar? Meçhul... Yanlış harcamalar yapılıyor ya da transferlerde çok büyük paralar ödeniyor gibi fikir yürütüyorlar mı? Sanmıyorum... İlk önce Galatasaray’da bağımsız bir denetleme kurulu oluşturulmalı. Harcanan bir kuruş, kırk sefer araştırılmalı. Belki biraz olsun o zaman önüne geçilebilir.

Tek suçlu üyeler
Kulüp, başkanını seçiyor. Gelen başkan, kasada bir kuruş olmadığını bilmiyor mu? Tabii ki biliyor. Peki gelirken plan, programları yok mu? İlla bir yerlerin satılması mı lazım. Ama buna ses çıkaran yok. Eski Başkan Dursun Özbek, eleştiriliyor. Başarılı bir başkanlık mı yaptı? Kesinlikle hayır... Her şeyden önce çevresindeki ballı maaş alanların hegomonyasından kurtulamadı. Bunu başarsaydı zaten bugün hâlâ başkanlığı devam ediyordu.
Yeni Başkan Mustafa Cengiz için de sözlerim geçerli. Suçlamalar yapıyor. Eski başkan da cevap veriyor. Demek ki Başkan Cengiz de dersini iyi çalışmamış. Ben o kürsüden ‘eski yönetim için siz şunları yaptınız, Galatasaray’a bu kadar zarar verdiniz’ demesini beklerdim. Ama söylemedi. Bu şartlarda Dursun Özbek’i hiç kimse suçlayamaz. Adnan Polat kötüydü. Ünal Aysal da kötüydü. Şimdi de sıra Dursun Özbek’e geldi. Bu gelenek oldu artık. Bu sistem değişmediği müddetçe Galatasaray’daki deprem devam edecek. Yine söylüyorum, bir tek suçlu var. O da kongre üyeleri...

UEFA’nın eli üstümüzde
Bugüne kadar kulüplerimizin başkanları istedikleri gibi transferlere para harcadılar. Ama artık hovardalık bitti. TFF, kendilerini çok uyardı. Bu uyarılar zaman zaman yanlış anlaşıldı. Ama şimdi en üst makam olan UEFA, turuncu kartı çıkardı. Dilerim bu kırmızıya dönmez.
Artık 10 milyon euro bonservis parası verip futbolcu almak hayal. İnce eleyip, sık dokuyacaklar. Kiralık futbolcu arayacaklar. Menajerlerin baskısından kurtulacaklar. Kılı kırk yaracaklar. Mesela, bu sezon Galatasaray neredeyse bonservissiz futbolcu almadı. Hem de büyük paralar vererek. Herhalde bu büyük para vererek yapılan son transferlerdi.
Alınan futbolcuların en az üç tanesi kiralık olarak kulübe kazandırılamaz mıydı? Bundan sonra kazandırılacak, başka çare yok. Miras bitti... Her kulüp borçlarını ödeyecek, kazancı kadar transfer yapacak. Bunu gerçekleştirimezlerse Avrupa kupalarından men edilecekler ve transfer yasağıyla karşı karşıya kalacaklar.

Rakipler hep kötü!
Galatasaray’ın, Fenerbahçe’nin oynadığı her maçtan sonra dikkat ediyorum, hep rakiplerin çok kötü olduğu tartışılıyor. Şimdiye kadar Fenerbahçe ya da Galatasaray için ‘iyi futbol oynadı, iyi mücadele etti, rakibine hatalar yaptırdı’ diyeni duymadım.
Galatasaray-Antalyaspor maçı... İlk 45 dakika hiç durmaksızın saldıran, rakibine top göstermeyen, ilk yarıda üç gol bulan bir takım vardı sahada. Efendim ikinci devre neden durmuşlar... Başakşehir karşısında başlama düdüğünden, uzatma dakikalarının sonuna kadar sahada basmadık yer bırakmayan bir Fenerbahçe izledik. Başakşehir’e nefes aldırmadı. Aykut Kocaman’ın derbi planı noktasına, virgülüne kadar tuttu. Ama bakıyorum yine yorumlar aynı. Başakşehir’in çok eksiği varmış, kötü günündeymiş, onun için Fenerbahçe iyiymiş!
İnsaf... Fatih Terim’e, Aykut Kocaman’a ve bütün futbolcuların emeğine saygısızlık yapıldığını düşünüyorum.