Elimizi vicdanımıza koymamız lazım. Transfer sezonunda Babel, Nzonzi, Seri, Andone, Lemina, Falcao ve Emre Mor gibi yıldızların Galatasaray’a geldikten sonraki yaratılan coşkuyu hiç kimse unutmasın.
Hepimiz ‘Bu takım Şampiyonlar Ligi kadrosu kurdu. Türkiye’de de hiçbir takım bu kadroyla başa çıkamaz’ demedik mi? Taraftarlar kulübün çıkardığı 44 bin kombineyi üç günde bitirmedi mi? Şimdi kendinizi Fatih Terim’in yerine koyun. Nzonzi, Seri ve Lemina çok büyük paralarla kendi kulüplerine transfer olmuşlar. Toplam değerleri 80 milyon euro civarında. Sen bu futbolcuları üç paraya kiralıyorsun. Peki, dünyadaki hangi teknik direktör olursa olsun onları kazanmak için 9 hafta şans vermez mi?
Aynı şekilde geçen seneki şampiyonlukta Belhanda’nın, Feghouli’nin büyük emeği geçmedi mi? Katkıları ne kadar fazlaydı. Buna itirazı olan var mı? Feghouli’nin, Başakşehir maçında röveşata ile attığı golü kimse unutmasın. O şampiyonluk golüydü. Belhanda ise takımın her şeyiydi. Peki Fatih Terim, bu futbolcuları kazanmak için 9 hafta şans vermemeli miydi?
Emre Mor... Sıfır kondisyonla geldi. Yeni yeni kendini buluyor. Şu anda iki 90 dakika üst üste maç oynasa eminim uzun süre sakatlık yaşar. Babel kötü futbolcu mu? Tabii ki değil. İstenen performansı gösterebiliyor mu? Hayır... Fatih Terim de bunları gördü, sabretti. Donk, Nagatomo, Mariano... Geçen seneki performanslarıyla alakaları yok. Geri dönebileceklerini de düşünmüyorum. Falcao ise başlı başına bir mesele... 30 bin taraftar bağrına bastı. Hoca oynatmak istiyor, sakatım diyor.
Evet, Terim’i eleştirebiliriz. Bütün yabancı futbolcular kariyerlerinin arkasına saklanıyorlar. Galatasaray için oynamıyorlar. ‘Bunun sorumlusu sensin’ diye düşünenler olabilir. Neden Linnes’i sezon başında kadroya almadı diye, Ömer Bayram’a, Jimmy Durmaz’a, Taylan Antalyalı’ya neden daha çok şans vermedi diye herkes eleştirebilir. Ama bu eleştirileri yapan insanlar ellerini vicdanlarına koymalı. Biz futbolcuların Florya’daki performanslarını ne kadar biliyoruz ya da futbolcuları Fatih Terim’den daha mı iyi tanıyoruz...
Unutmayalım Terim hayatında ilk defa 9 maçta 13 puan topladı, 14 puan kaybetti. Bu ilk defa oluyor. Tavlada bile yenilgiyi kabul etmeyen bir yapısı vardır Terim’in. Bunu herkes biliyor. Bir anda ‘katliam’ gibi eleştiriler yapmak, hocaya ve futbolculara saldırmak ‘Galatasaralıyım’ diyen hiçbir kimseye yakışmaz. Bugün Rize maçı oynanacak. Evet ben de çok heyecanlıyım. Eminim kadroda değişiklikler olacak. Ama hiç kimse on yabancı futbolcuyu kadro dışı bırakacak, yerliler sahaya çıkacak diye beklemesin. Hayal de görmesin. Futbolda böyle bir şey olamaz...

Fenerbahçe değişti
Bu da bir gerçek... Geçen seneki Fenerbahçe’nin oynadığı futbola bakıyorsun, bir de bu sezonki futbola. Önce şunu söyleyeyim. Divan kurulunun, yönetim kurulunun, taraftarların bütünlüğü doğrudan sahaya etki ediyor.
Emre Belözoğlu gerçekten çok büyük bir futbolcu. Oynasa da oynamasa da arkadaşlarına verdiği sinerjiyle takıma çok büyük katkı sağlıyor. Kazanma hırsı, mücadelesi takımı da en üst seviyeye çıkarıyor. Bütün futbolcular sorumluluk alıyor, hepsi takımlarının başarısı için taşın altına ellerini sokuyorlar.
Ersun Yanal için kim ne söylerse söylesin... Başardı. Madem takımı bu kadar çok koşup müdacele ediyor, bunun artısını Ersun Yanal’a yazmak lazım.

Abdullah Avcı haklı çıktı
Türk insanının en başarılı olduğu konu hakaret ederek eleştirmek. Abdullah Avcı’ya neler yapıldı. İnanın aklım almıyor. Hep yeni neslin en iyi hocası diye konuşup, yorum yazdıkça bu hakaretlerden ben bile nasibimi aldım.
Galatasaray maçında bazı sorunlar çözüldü. Yeni başkan Ahmet Nur Çebi’yi kutlarım. Gelir gelmez ilk icraatı uzun zamandır paralarını almayan futbolculara ödeme yapmak oldu. Hem de bir derbi öncesi. Oyuncuların kafalarındaki soru işaretlerini bir anda kaldırdı.
Burak Yılmaz gibi Türkiye’nin en iyi golcüsü sakat olmasına rağmen Umut Nayir’e şans verdi. Umut da rakip defansı hırpaladı ve galibiyet golünü attı. Caner’i sol çizgide tekrar kazandı. Ön liberoda oynayan Elneny performansını ikiye katladı. Sonuçta kazanma hırsı, mücadele hırsı en üst seviyeye çıktı. Daha bu takımın sakat olan isimleri geri dönecek. Her şeyden önemlisi bu galibiyet başta Abdullah Avcı’yı, taraftarı, camiayı hepsini bütünleştirdi. Ben Beşiktaş’ın bundan sonraki maçlarında da aynı performansı devam ettireceğini düşünüyorum.