Hep söylüyorum, söylemeye de devam edeceğim. Eski TFF Başkanı Yıldırım Demirören’in, Riva Hasan Doğan Tesisleri ve VAR sisteminden sonra Türk futboluna yaptığı en büyük hizmet, yabancı sayısını 14’e çıkarmasıdır.
Neden biz böyleyiz? Galatasaray’ın şampiyon olduğu senelerde ‘yabancı sayısı azaltılsın’ diye tartışmalar başlıyor. Hem de öyle bir boyuttaki Türk futbolculardan bahsederken ‘yavrularım’ diyorlar. Ayrıca, ‘Atatürk, gençlerimize bu yabancılar oynasın diye mi Türkiye’yi teslim etti’ diyenler bile var. Biraz daha ileriye gideyim... Efendim, İstiklal Marşı’nı yabancılar söyleyemiyormuş. Halbuki Türkler fazla olsa daha rahat söyleyeceklermiş. Şu düşüncelere bakın. Artık her şey çığrından çıkmış. İnanın hem gülüyorum hem de kızıyorum...
Sanki her şey Galatasaray’a endekslenmiş. Yıllar önce sarı-kırmızılı takımda yerli futbolcular çoktu. Bu sefer de yabancı sayısı serbest bırakılsın diye kıyametler kopuyordu. Bunun sebebinin ne olduğunu biliyorum ama bir teklifim var herkese. Hiç yan yollara sapmaya gerek yok. Fatih Terim’in hocalık yapması yasaklansın! İnanın o tartışmalar o gün biter. Bütün sorunun bu olduğunu düşünüyorum.
Ozan Kabak, 11 milyon euroya Stuttgart’a gitti. Emre Akbaba ağır sakatlıklar geçiriyor. Serdar Aziz de çok sık sakatlanan bir futbolcuydu. Peki Fatih hocanın ne yapması lazımdı. Kadrosundaki en iyi futbolcularla takımı sahaya sürüyor. Bu da 11 yabancı demek oluyor... Niye bundan gocunuluyor! Şenol Güneş, Beşiktaş’ın hocasıyken o da zaman zaman 11 yabancısını sahaya çıkardı.
Türkiye’deki sorun yabancıda değil, yerlide. Bütün kulüpler 14 yerli futbolcu bulundurmak zorunda. Peki bu yerlilerin kaç tanesi yabancılarla rekabete giriyor. Çoğu girmiyor. Hiç kusura bakmasınlar 100 bin euroyu hak etmeyen oyuncu, 1 milyon euro alıyor. Sorun burada. Kulüplere 14 yabancı alacaksın diye bir zorlama yok. İstersen hiç yabancı alma...
TFF Başkan adayı Nihat Özdemir’i çok severim. Futbol bilgisine de çok güvenirim. Ama bu konuyu düşünmesi lazım. Hele 6+2+2 önerisi ne demek... Tribünde oturan adama, yattığı yerden para ödenecek. Kesinlikle böyle bir şeyin gündeme gelmemesi lazım. En büyük olay da yabancı sayısında gelecek yıllarda az da olsa bir kısıtlama gelecekse kulüplerin önüne üç yıl gibi bir zaman koymak gerekir. Ona göre hazırlıklarını yaparlar ve en azından ellerindeki yabancılara boşu boşuna para vermezler.

Taraftar Avcı’ya destek vermeli
Ne olursa olsun, Abdullah Avcı Türk futbolunun bir değeridir. Medipol Başakşehir’de iki sezondur şampiyonluğu son 5 haftada Galatasaray’a teslim ediyor. Bunun faturası Avcı’ya kesilmemeli.
Şayet Başakşehir takımının, üç büyüklerdeki gibi taraftarı olsaydı Avcı’nın şampiyonluk şansı çok daha fazla olurdu.
Tecrübeli çalıştırıcı, Beşiktaş ile anlaşmış. Hayırlı olsun... İlk defa çok büyük bir camiaya, aynı zamanda da büyük taraftarı olan bir kulübe geldi. Tabii ki zorlanacak. Hele sezon başında sistemini oturtuncaya kadar en az 8-9 hafta sıkıntılar yaşayacak. Ama ondan sonra da herkes Abdullah Avcı’nın nasıl bir hoca olduğunu görecek.
Taraftara burada çok büyük iş düşüyor. Bugün Burak Yılmaz, Beşiktaş’ta iyi bir futbol oynayıp, takımın kaptanı oluyorsa bu tamamen taraftarın eseridir. Abdullah Avcı için de aynı şeyi söylüyorum. Taraftar o büyük desteğini yeni hocasına verirse bir anda Beşiktaş’ın çehresi değişir.

Metin Aşık canımızı yaktı
Bu aralar sevdiklerimizi birer birer kaybediyoruz. Can Bartu’dan sonra Metin Aşık’tan gelen kötü haber de canımızı yaktı. Gerçekten çok iyi bir insandı. Fenerbahçe’nin lafı geçtiği zaman suratının şekli değişirdi, mutlu olurdu... Bizi yaratan Allah ne kadar yaşayacağımızı da belirliyor. Elimizden bir şey gelmiyor. Nurlar içinde yat Metin abi...