Fatih Terim ömrünün üçte ikisini Galatasaray’la geçirmiş, 14 yıl sarı-kırmızılı formayı giymiş, teknik direktörlüğünde 19 kupa kaldırmış, en önemlisi de Türkiye’ye ilk defa UEFA Kupası’nı kazandırmış biri. İşin Türkçesi artık Galatasaray’ın evladı olmuş. Kim ne derse desin, Galatasaray tarihine altın harflerle ismini yazdırmış bir teknik adam.
30 milyon taraftar Terim’e inanıyor, seviyor, her zaman da arkasında duruyor. Kulübüyle bütünleşmiş, sembol olmuş birisine hakaret etmek, küçük düşürmek hem yakışık almaz, hem de bunu yapana bir şey kazandırmaz. Bakıyorum bilhassa sosyal medyada resmen bir savaş var. Bu tartışmalara katılan herkes nasibini alıyor. Peki ondan sonra ne oluyor? Sadece insanlar yıpranıyor, futbolumuz kirletilmeye çalışılıyor.
İsteyen bu durumu kabul eder, isteyen de etmez. Ama bir gerçek var. Fatih Terim, Türkiye’nin en başarılı hocası. Ne zaman Galatasaray’a gelse şampiyon yapıyor. Bunu da bir köşeye bırakalım...
Geçen sezon Ozan Kabak’ı 6 ay oynattı, 11 milyon euroya sattırdı. Daha ne olsun! Şu anda bakıyorum, başta Başkan Mustafa Cengiz, yöneticilerden Yusuf Günay, Abdurrahim Albayrak, Kaan Kançal, Mahmut Recevik ve diğerleri... Olağanüstü çalışıyorlar, uyum içindeler, gecelerini gündüzlerine katıp büyük transferler yapıyorlar. Fatih Terim’e rahat bir çalışma alanı yaratmak için hakikaten çok akıllı işler yapıyorlar ve hocalarını el üstünde tutuyorlar.
Allah aşkına kolay mı, 30 milyon euroya alınmış Seri’yi 2 milyon euroya kiraladılar. 13 milyon euroya alınmış Emre Mor’u çok az bir ücrete kiralık getirdiler. Falcao için kulübü Monaco her türlü zorluğu çıkardı ve bunu yapmaya devam ediyor. Tereyağından kıl çeker gibi bu transfer de yakında bitecek. Diagne, Suudi Arabistan kulübüyle anlaştı. Daha sonra bonservis parasını Galatasaray’a ödeyemediler. Bu transfer bozuldu. Ama şimdi kulağıma gelen habere göre Diagne Katar’a gidiyormuş. Bunlar kolay işler değil. Emek ister. Transferi daha bitirmediler. İki futbolcu daha alacaklarmış. Bunlardan biri ise Türk olacak.
Başka ne söylemem gerekiyor. Başarılı başkan ve yönetimi, başarılı teknik direktör ile ekibi, ardından da yapılan çok iyi transferler. Galatasaray dimdik ayakta. Bu beraberliği ne dışardan, ne içerden hiç kimse bozamaz.

Fenerbahçe’nin ilacı zaman
Bizler ülke olarak biraz olumsuzluk yaşandığı zaman insanları yerden yere vurmayı çok seviyoruz. Efendim, Fenerbahçe neden tam hazır olmadan Audi Cup’a katılmış! Böyle bir eleştiri olabilir mi!... Takımda tabii ki eksikler var. Bunu herkes biliyor. Bilhassa defansta. Böyle güçlü takımlarla oynamazsan, hangi bölgende sorun olduğunu nasıl öğreneceksin? Saçma sapan eleştiriler. Ben bunların hiçbirine katılmıyorum.
Kruse, Muric, Ozan Tufan, Emre Belözoğlu, kaleci Altay, Dirar, sakatlanıncaya kadar Hasan Ali... Hepsi birbirinden iyi futbolcular. Ve daha tam hazır değiller. Liglerin başlamasına iki hafta var. Kalan zamanda yeni transferler gelecek, takımın kondisyonu artacak... Hiç karalar bağlamaya gerek yok. Bayern Münih ve Real Madrid maçlarında yenen bütün gollerde de hep bireysel hatalar vardı. Benim tanıdığım Ersun Yanal çok kısa zamanda bu soruna da çözüm bulacaktır.

Yusuf Yazıcı’nın önünü açın
Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu gençlere önem vererek çok doğru işler yapıyor. Bu gençlerin kaçı başarılı olur, kaçı olamaz bunu bilemiyorum.
Ama düşünce mükemmel. Altyapıdan ya da yapılan genç transferleri daha çabuk kazanmak için Avrupa’dan teklif gelen isimleri göndermesi gerekir.
Yusuf Yazıcı, gerçekten çok yetenekli bir futbolcu oldu. Fransa’nın Lille kulübü, milli futbolcuya 15 milyon euronun üzerinde bir teklif yaptı.
Bu çok iyi bir para. Yusuf da Fransa’da oynamayı kafasına koymuş. Bu futbolcuyu göndermezsen, yarın oluşabilecek bir terslikte Trabzonspor taraftarıyla karşı karşıya gelir. Ve ayakları tutmaz, takıma katkı yapamaz. Abdülkadir Ömür ve diğer gençlere Yusuf örnek olacak. Başkan Ağaoğlu’nun, genç oyunculara talipleri çıktığı zaman yardımcı olması gerektiğini düşünüyorum.