Bursaspor’un bu sezonun en iyi 5 maçının üçünde sahada olması tesadüf değil. Galatasaray’la da, Fenerbahçe’yle de oynarken...

Bursaspor’un bu sezonun en iyi 5 maçının üçünde sahada olması tesadüf değil. Galatasaray’la da, Fenerbahçe’yle de oynarken maçları her anlamda güzelleştirdiler, Beşiktaş’la yaptıkları harika müsabakada da en az yarı payı onlara vermek gerek. Evet, Bursa ligin beşinci şampiyonu oldu. Evet, sadece bir kez küme düştü. Ama bence esas beşinci büyük olmayı, ligde istikrarlı zirve yarışı yaparak, bir büyük takım gibi davranmayı gelenek haline getirerek hak ettiler. Artık Süper Lig’de bir sezonda 12 derbi yok, 20 derbi var. Çünkü bu ligde artık bir kalıcı büyük daha var.
Tabii bu beş büyükten birinin, Beşiktaş’ın, bu sezon büyük takımlar arasında yer alıp alamayacağına dair ciddi endişelerimiz vardı. Sezon sonu puan tablosu ne gösterir bilinmez ama şu 11 haftanın anlattıkları açık: Samet Aybaba, Beşiktaş’taki hemen her oyuncuyu yüzde yüzüne yaklaştırdı. Alex de Souza o meşhur basın toplantısında Fenerbahçe’nin idman programını eleştirirken enteresan bir şey söylemişti: “Eğer bir oyuncu bir hocayla üç yıl idman yapıyor ve hiç gelişmiyorsa, hatta geriye gidiyorsa, o antrenmanda bir sorun var demektir”
Beşiktaş’ta bu sezon Veli gelişti. Olcay gelişti. Bitme noktasına gelen Holosko futbolu hatırladı. Bir türlü patlama yapamadığı için üzüldüğümüz Necip gelişti. Almeida hayata döndü. Oğuzhan kazanıldı. Fernandes sahada her şeyini eksiksiz veriyor. Eğer bir takımda hemen herkes gelişiyorsa, neredeyse herkes kariyerinin en iyi dönemini geçiriyorsa, üstelik bunu neredeyse sıfır kadro rekabeti varken yapıyorsa, o hocayı en azından o açıdan tebrik etmek gerek. Herhalde Alex’in de o basın toplantısında kastettiği buydu...

Tabii Aybaba’yı tebrik etmek gereken bir başka konu da maç içinde oyuncu değiştirmeden gidişatı değiştirebilmesi... Dün ilk yarıda bir resital sahneleyen Batalla’nın pasları Belluschi-Sestak yerine Pinto ile buluşsa devre 4-0 bitebilirdi. İlk 45’te bu kadar dağılmış bir takımı (aynen Trabzon maçında olduğu gibi) ikinci devrede iki puan kaybettiğine üzülür duruma getirebilen bir hocayı, sanırım bu yüzden de kutlamak gerek.