10 yıl önce Alaçatı’nın klasikleşmiş ünlü restoranı Kuytu’nun şefi ve sahibi Yaprak Uziş, “Ot Festivali’nde jüri olur musunuz?” diyerek davet etmişti. Tereddütsüz kabul ettim ve o gün bugündür her yıl katılıyorum. Sadece bir yıl Japonya’daki bir etkinlikle çakışınca affımı istemiştim. Ayhan Sicimoğlu ve Gökçen Adar’la birlikte jüri üyeliği yaptık yıllarca. Sicimoğlu, üç yıldır gelmiyor. Ama Gökçen Bey, hiçbir yıl aksatmadı görevini çünkü o artık Alaçatı’nın simgesi oldu.
Türkiye’de ot kültürü ve ot yemekleri denilince akla ilk gelen isimdir. Alaçatı, Gökçen Bey ile buluşunca bambaşka bir dünya oluyor.
Yaşamla flört
Alarko Holding’de mühendis olarak çalıştıktan sonra Alaçatı’da yaşamaya başlayan Gökçen Bey, ‘Yaşamla Flört’ kitabının kararlılığıyla flört edercesine yaşıyor Alaçatı’da. Onu gören herkesin yüzü gülümsüyor. Son zamanlardaki gürültüden biraz şikayetçi olsa da onun büyük emeği var Alaçatı’nın bu denli popüler olmasında. Çeyrek asrı aşkın süredir Alaçatılı olan Adar, yılın bir bölümünü İstanbul’da geçirse de, gelecek nesillere doğanın sunduğu sağlıklı güzellikleri aktarmak için büyük çaba sarf ediyor.

OTLARA ADANAN ÖMÜR


Sanata duyarlı
Giritli ailesinin ot kültürünü günümüze taşıyan İzmir doğumlu Gökçen Adar, hayatı boyunca Anadolu el sanatlarıyla, folklarıyla, yemek kültürüyle ilgilendi. Eğitimler verdi, sergiler düzenledi, kitaplar yazdı.
Resim yapıyor, el sanatlarıyla ilgili araştırmalara devam ediyor. Balık ve deniz ürünlerine de oldukça meraklı olan Adar, ‘Deniz Kokan 100 Tarif’ adlı kitap yazdı. Balığın otlarla buluşmasına öncü oldu. Alaçatı bölgesinde yaşayan herkesi ot konusunda bilinçlendiren, otları tanıtan, otlarla yemek pişirmenin inceliklerini anlatan Adar, yaban yeşilliklerini zeytinyağıyla dans ettiriyor adeta. Evinin bahçesinde pek çok bitkiyi yetiştiriyor, onlarla konuşuyor, hepsiyle haşır neşir.
Doğru bilgiler
İstanbul’daki hiçbir restoranda doğru şekilde ot salatası yenmediğini, otları büyük kazanlara atıp henüz kaynamamış sularda haşladıklarını, rengi kalsın diye karbonat attıklarını, soğuk sudan geçirip, iyice sıkıp, vitamin ve lezzeti kaybolmuş şekilde sunduklarını söylüyor ve çok üzüldüğünü de ekliyor Gökçen Bey. Ot festivali sırasında düzenlenen workshoplarda otların inceliklerini, salataların nasıl hazırlanması gerektiğini bütün detaylarıyla anlatıyor. Deniz börülcesinden ebegümecine, acı soğandan lavantaya, doğanın sunduğu ama kullanmasını bilmediğimiz pek çok bitkiyi onun kitaplarından öğrenebilirsiniz. Bildiklerini aktarmayı çok seviyor Alaçatı’nın simgesi Gökçen Adar.


KORUK SUYUNDA VONGOLE

OTLARA ADANAN ÖMÜR