SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR
You are already subscribed to notifications.

KOVİD-19 SONRASI BESLENME

.

ABONE OL
Milliyet Haber

Birçok yazımda, her şeyi bilemeyeceğimi ama uzmanlığıma güvenmediğim konularda da tamamen bilimsel veriler üzerinden araştırmalar yaparak yazdığımı belirtmiştim. Bu yazma biçimi genelde çok yorsa da, bazı durumlarda çok konforlu oluyor; mesela ihtiyacın olan tüm bilimsel bilgi hemen yan odada çalışan uzman arkadaşında olabiliyor. Bu yazı, bu tür konforlu yazılarımdan biri. Bu hafta uzman diyetisyen dostum ve çalışma arkadaşım Emel Unutmaz Duman’ın odasından, bizzat onun tavsiyeleriyle sesleniyorum.

Kaldığımız yerden devam etmek mümkün mü?

Kovid-19 geçiren ve iyileşen binlerce insan, aylar sonra bile semptomlarla mücadele etmeye devam edebiliyor. Bu virüse yakalanıp iyileşen bireylerin de tekrar Kovid-19 olabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle temizlik ve mesafe kurallarına uyulmaya devam edilmelidir. Medyada sürekli Kovid-19 sırasında beslenmenin önemi vurgulansa da sonrasında da oldukça önemli bir konu. Hastalığı atlattıktan sonra yorgunluk, halsizlik ve vücut ağrıları devam edebiliyor. Yapılan bir çalışmada, devam eden semptomlar ve iştahsızlığın kişilerde beslenme yetersizliğine sebep olduğu gösteriliyor. Hem bu semptomların etkisini hafifletmek hem de yeniden virüse yakalanmamak için bağışıklığımızın güçlü tutulması her zaman oldukça önemli. Hastalığı atlatan bir kişi eski hayatına dönebilmek, kuvvet kazanmak ve hastalıklardan korunabilmek adına beslenmesine oldukça önem vermelidir.

Hangi besinleri eksik etmemeliyiz?

Öncelikle hastalığı yeni atlattığımızı ve vücudumuzun toparlanma sürecinde olduğumuzu unutmamalıyız. Çok düşük kalorili diyetler uygulamak özellikle bu dönemde doğru olmayacaktır. Vücudumuzun ihtiyacı olan enerjiyi sağlamamız gerekli. Enerji ihtiyacımızı karşılayacağız diye pasta, kek, börek, tatlı, şekerli içecek ve yiyecekler gibi ürünlere yönelmek de doğru değil. Günlük tüketmemiz gereken dört besin grubundan yeterli miktarlarda tükettiğimizde ihtiyacımız olan enerjiyi karşılamış oluruz.

Lütfen mutfağınızdan sebze ve meyveleri eksik etmeyiniz. Bu dönemde C vitamini ve antioksidanların önemini daha iyi kavramış olduğumuzu düşünüyorum. Bağışıklığımızı güçlendirmek, hücrelerimizi virüsün de etkisiyle oluşan hasarlardan korumak ve iyileştirmek için antioksidan içeren sebze-meyvelere önem vermeliyiz. Peki hangi sebze ve meyveler?

Tabii ki mevsiminde olan bütün sebze ve meyveler antioksidan içeriyor. Ama özellikle kırmızı, mor ve mavi meyve-sebzelerin diğerlerine göre daha fazla antioksidan içerdiklerini söylemek mümkün. Meyve ve sebzeler vücudumuzdaki sistemlerin düzgün işleyebilmesi için gerekli olan vitamin ve mineralleri de içerdiği unutulmamalı.

Protein alımı da diğer önemli bir konu. Yapılan bir çalışmada, özellikle solunum sıkıntısı çeken hastalarda hastalık sırasında kas kayıpları görülmüştür. Kaybedilen kaslar için protein alımına özen gösterilmelidir. Hastalık süresince enfeksiyonun etkisiyle daha fazla proteine ihtiyaç duyduğumuz bir gerçek. Enfeksiyonu atlattıktan sonra sağlıklı bir insanın ihtiyaç duyduğu protein miktarını karşılamak yeterli olacaktır.

2-2.5 litre su tüketmeye özen gösterin

Örnek, protein olarak adlandırdığımız yumurtayı sofranızdan eksik etmeyin. Süt, özellikle yoğurt ve kefir gibi süt ürünlerini düzenli olarak tüketmeye çalışın. Hayvansal kaynaklı proteinlerin yanı sıra bitkisel kaynaklı olan kuru baklagillerin faydası da oldukça önemli. İçerdikleri posa, magnezyum, çinko ve selenyum açısından zengin bu besinleri haftada 2-3 kez tüketmeye özen gösterin.

Bir diğer önemli konu ise sıvı alımı. Enfeksiyon varlığında sıvı tüketiminin artırılması gereklidir. Hastalık sonrasında ise enfeksiyon varlığı devam edebileceği unutulmamalı ve sıvı alımına dikkat edilmelidir. Sıvı alımını desteklemek için bitki çaylarından, maden suyundan, şekersiz komposto ve hoşaflardan faydalanabilirsiniz ama unutmayın ki su tüketiminiz her zaman diğer sıvı tüketimlerinden daha fazla olsun. Günde en az 2-2.5 litre su içmeye özen gösterin.

Soğan ve sarımsağı eksik etmeyin!

Ceviz, badem, fındık, fıstık, zeytinyağı gibi besinler sağlıklı yağ asitleri bakımından zengindir ve içerdikleri E vitamini kuvvetli bir antioksidandır.

Adlarını sıklıkla duyduğumuz zencefil ve zerdeçalı yemeklerimizde, çaylarımızda sıklıkla kullanabiliriz. Antimikrobiyal etkilerinden ve düzenli kullanımda bağışıklık güçlendirici etkilerinden dolayı mutfağımızda bulunması gereken baharatlardır. D vitaminin bağışıklık üzerinde oldukça etkili olduğunu biliyoruz. Yetersizliği bulunan bireylerin mutlaka takviye almaları gerekli. D vitamininin temel kaynağı güneştir ve olabildiğince güneşli havalardan yararlanmayı ihmal etmeyin. Sağlığınızla ilgili her konuda daima uzmanına danışın.

Bilgili, sağlıklı, maskeli ve mutlu kalın.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

  1. TATİL DİYETLERİ
  2. ÖLÜMCÜL AMA EN ÖNLENEBİLİR KANSER!
  3. KÜÇÜK YAZILAR HAYAT KURTARIR
  4. DİKKAT YAZ GELDİ!
  5. DÜNYA LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR HAFTASI
  6. İYİ BİLİMLER HERKESE!
  7. BAZI NEGATİFLER POZİTİF HİSSETTİRİYOR
  8. PREKLİNİK ARAŞTIRMALAR
  9. AYURVEDİK MEME MASAJI
  10. HAYVAN DENEYLERİ

© Copyright 2021

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.