Bir kuşak sanatçılar gidiyor teker teker

İstanbul’dan Kartepe’ye dönerken, yanıma iki kitap aldım. Biri Erkan Özerman’ın ‘İzmirli Dario’su, diğeri Beyoğlu’na çıkınca görüp, aldığım Atilla Dorsay’ın ‘Yeşilçam’dan 100 Portre’si...
Dorsay’ın, 2015’te kitabını yazarken seçtiği 100 portreden sadece 11’i hayatta değildi. Okurken not aldım, aradan geçen altı yılda 16 sanatçı daha eklendi aramızdan ayrılanlara...

Bir kuşak sanatçılar gidiyor teker teker

Bakar mısınız ‘Yeşilçam’dan 100 Portre’ kitabı çıktıktan sonra kaybettiğimiz sanatçılara?
Memduh Ün, Vedat Türkali, Aram Gülyüz, Ülkü Erakalın, Ertem Göreç, Sezer Sezin, Eşref Kolçak, Fikret Hakan, Süleyman Turan, Halit Akçatepe, Tanju Gürsu, Yılmaz Köksal, Aytaç Arman, Tarık Akan, Sırrı Elitaş ve Umur Bugay.
Ben bunları not ederken ‘Yeşilçam’dan 100 Portre’ kitabında yoktu, ama yazıp sahnelediği oyunlar, kitaplar, filmler ve esprileriyle gönüllerde taht kuran Ferhan Şensoy da ayrıldı aramızdan.
Sanat dünyasının bir kuşağı gidiyor teker teker...
Hepsinin mekanı cennet olsun.

‘GÖNÜL DAĞI’NIN İKİNCİ SEZON TANITIMI ŞAHANE

TRT 1’in yüksek reytingli sevilen dizisi ‘Gönül Dağı’nın ikinci sezona başlama tarihi belli oldu. 11 Eylül Cumartesi akşamı TRT 1 ekranında seyircisiyle yeniden buluşacak diziye hazırlanan ikinci sezon fragmanına bayıldım. Çünkü dizinin yeni sezon tanıtım filminde Nesimi’nin çok sevdiğim ‘Minnet Eylemem’ türküsü var başrolde. Uçsuz bucaksız ovada dört nala at sürenlerin arkasından yükselen kızıl toz, duman...
Bozkırdaki tek ağacın altında çay molası veren ve “Olur bir nasiplisi” diyerek, beş bardağa çay koyan dört gönül insanı.
Ovada yankılanırcasına çalan bağlama ve ardından söylenen şu mısralar:
“Har içinde biten gonca güle minnet eylemem
Arabiyi, Farisiyi bilmem, dile minnet eylemem
Sırati müstaki müzre gözetirim rahimi
İblisin talim ettiği yola minnet eylemem
Bir acayip derde düştüm, herkes gider karına
Bugün buldum bugün yerim, hak kerimdir yarına
Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına
Rızkımı veren Hüdadır kula minnet eylemem.”
Tebrik ediyorum ‘Gönül Dağı’nın ikinci sezon fragmanını hazırlayanları...

Bir kuşak sanatçılar gidiyor teker tekerFİLENİN SULTANLARI ALIŞKANLIK YAPTI

A Milli Kadın Voleybol Takımı’mızın CEV Avrupa Şampiyonası’nda 7’de 7 yaptığı maçların hepsini izledim.
‘Filenin Sultanları’nı izlerken, rakip takım birkaç sayı farkla önde olsa bile, önemli değil nasılsa kendi oyunlarını oynayınca öne geçer bizimkiler hissi oluşuyor bende...
Çünkü ‘Filenin Sultanları’ başardıklarıyla yaratıyor bu özgüveni...
CEV Avrupa Şampiyonası’nda oynadıkları yedi maçta rakiplere sadece iki set vererek Biri Romanya, diğeri Çekya çeyrek finale çıkan ‘Filenin Sultanları’nı izlerken yapılan yakın çekimler sayesinde anlıyorsunuz her maçta ellerinden geleni yaptıklarını.
Yaptıkları her hata ya da rakibe sayı verdiklerinde yüzlerine yansıyor nasıl üzüldükleri.
Aldıkları her sayıdaki sevinçleri inançlarını, birbirine sarılmaları da aralarındaki ruhu yansıtıyor ekrana... Her maç öncesi ve sonrası sosyal medyalarında yaptıkları paylaşımlar da nasıl milli bir ruha sahip olduklarının göstergesi.
A Milli Futbol Takımı ve Trabzonspor’u izlerken ‘Filelerin Sultanları’nda yaşadığım özgüveni hissetmiyorum. A Milliler ve yapılan onca transfere rağmen Trabzonspor, ‘Filenin Sultanları’ gibi kesin bu maçı alır ya da çevirirler hissi vermiyor bana.
Elbette ki futbolla voleybol aynı şey değil, ama takım ruhu ve taraftar hissi her sporda aynı.
Ebrar Karakurt’un tek ayak üstüne yükselip, indirdiği smacından sonra 95 km. hızla giden top sayıya döndüğünde Trabzonsporlu Hami Mandıralı’nın füzeleri geliyor aklıma...

GÜNÜN SÖZÜ

“İnsanlar eğlenebildikleriyle arkadaş olur, anlatabildikleriyle dost, ağlayabildikleriyle kardeş.” (Anton Çehov)