Ali Eyüboğlu

Ali Eyüboğlu

aeyuboglu@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Pazar gününden beri Türkiye’nin sosyal medyadaki gündem konularından biri ne?
“Suriyeli iki kadın, Başakşehir’de göletteki iki kazı yemek için çaldı.”
Sosyal medyada fırtınalar kopunca İstanbul Emniyet Müdürlüğü olayı araştırıp, şu açıklamayı yaptı:
“Pazar günü bazı sosyal medya platformlarında yer alan video’larda, Başakşehir ilçesi Bahçeşehir Mahallesi’ndeki bir parkta, iki kadının gölette yüzen kazları çantalarına koyarak, çaldıkları yönünde paylaşımlar yapıldı. Polis, parkın güvenlik elemanlarıyla görüştü. Yapılan görüşmelerde kazların kadın şahıslara ait olduğu belirlenmiş, kazları gölete bırakmak isteyen şahıslara güvenlik görevlilerinin engel olması üzerine, şahısların kazları yanlarına alarak, parktan ayrıldıkları anlaşılmıştır.”

Haberin Devamı

Kazlara bakıp gaza gelmeyin
Sosyal medyada yazdıkları ve paylaştıklarıyla birbirlerini gaza getirenleri böyle bir açıklama durdurur mu?
Hayır. Tam tersi, bu kez açıklama mizah konusu oldu.
Bu açıklamayla yetinmeyen İstanbul Emniyet’i görüntülerdeki kadınları bulup, ifadesini aldı. İfadesi alındıktan sonra serbest bırakılan Irak uyruklu Zeynep El Zuheyri’nin olaya dair özetle dediği şu:
Yavruyken alıp, evde büyüttükleri iki ördeğin çıkardığı sesten komşular rahatsız olunca, Bahçeşehir’deki gölete bırakmaya karar veriyorlar onları.
Görevliler, “Evde yaşadığı için göle bırakırsanız ölürler” diye izin vermiyor. Onlar da geri getiriyor ördekleri.
Sosyal medyada sunulanla olayın kahramanının anlattıkları arasında bariz farklar var.
Neler mi onlar?
“Kaz” dediler ‘ördek’ çıktı.
‘Suriyeli’ değil Iraklı.
‘Göletten yemek için kaz çalma’ yok, ‘Evde gürültü yapan ördeklerden kurtulma’ çabası var.
Sonuç olarak olay mahalli dışında her şey farklı çıktı.
Demek ki neymiş?
Fotoğrafı ve video’su da olsa sosyal medyada her yazılana inanmamak lazım.

BÖYLE GÜZELLİKLER BİZDE NİYE OLMAZ?

New York’ta bir lisede İngiliz rock grubu Mumford&Sons’un solisti Marcus Mumford, gitar çalıp, yeni şarkısı ‘Cannibal’ı söylüyor... Karşısında ‘Jurassic Park’, ‘Batı Yakası’nın Hikayesi’, ‘Jaws’, ‘E.T.’, ‘Schindler’in Listesi’, ‘Er Ryan’ı Kurtarmak’ ve ‘Geleceğe Dönüş’ gibi gişe rekortmeni filmlerin Oscarlı yönetmeni Steven Spielberg, elindeki cep telefonuyla Mumford’a klip çekiyor... Spielberg’in altındaki yönetmen koltuğu değil, tekerlekli bir koltuk... O koltuğu film veya dizi çekimlerinde kameramanın yatay düzlemde hareket etmesini sağlayan şaryo gibi hareket ettiren ise oyuncu eşi Kate Capshaw...
Türkiye’de Spielberg ayarında bir yönetmen yok, ama Mumford gibi müzisyenler var. Türk sinemasının ‘Altın Portakal’ ödüllü bir yönetmeni, ülkenin ünlü müzisyenlerinden birine klip çekti mi, hem de cep telefonuyla?
Ne gezer!
“Yabancı ülkelerde ünlülere karşı yapılan güzellikler bizde niye olmuyor?” dedirtecek bir haber daha...
Teksas Eyalet Üniversitesi’nden dijital tarih doçenti Louie Dean Valencia, üniversitenin 2023 bahar döneminde ‘Harry Styles ve Ünlü Kültü: Kimlik, İnternet ve Avrupa Pop Kültürü’ dersi vereceğini duyurdu.
Türkiye’de değil devlet, özel üniversitelerden birinde Müge Anlı veya Tarkan gibi ünlüler ders konusu olsa, seyreyleyin siz gümbürtüyü...
Neden mi?
Çünkü Türkiye, kamyon arkasında, “Hukuk okumadık, ama her mevzuya hakimiz” diye yazan tek ülke!

Haberin Devamı

Kazlara bakıp gaza gelmeyin

Haberin Devamı

ABONE KAYBI SÜRÜYOR

New York Times ve BBC News’de dün, Netflix’in ikinci çeyrekte 1 milyon abone kaybettiğine dair haberler vardı.
Aynı haberlere göre Netflix’in abone sayısı yaklaşık 220.7 milyon.
220.7’de 1 büyük oran mı?
Değil.
Bu konuda yapılan son haber Netflix’in 300 bin abone kaybettiği yönündeydi, ancak 2022’nin ilk çeyreğinde bu kaybın üç kattan fazla artması kayda değer bir veri.

GÜNÜN SÖZÜ

“Bir uygarlığın seviyesini ölçmek isterseniz, derhal kadının hayat şartlarına bakın.” (Stuart Mill)