B vitaminlerinin hücre ve DNA yapısında önemli rolleri vardır. Folik asit, B9 vitamininin sentetik formudur; takviyelerde, bazı özel karışım unlarda ve kahvaltılık olarak tükettiğimiz yulafta bulunur. Yiyeceklerde doğal formda bulunanı ise folat... Folik asit ve folat çok kullanılır ve karıştırılır. Bu yazıda bu karmaşaya bir son verelim istedim. Doğal folat kaynakları, fasulye, portakal, kuşkonmaz, Brüksel lahanası, avokado ve lifli yeşilliklerin neredeyse hepsi biçiminde sayılabilir. “Hocam ne varsa kattınız!” demeyin çünkü folat zaten Latince ‘folium’dan gelir ve lif demektir.
Yetişkinler için alınması gereken günlük miktar 400 mcg., hamile ya da emziren kadınlar için de 500-600 mcg. Kanda değerinin düşmesi, kalp hastalığı, inme ve bazı kanser risklerini ortaya çıkarabileceği gibi özellikle hamilelerde bebeğin birçok problemle doğma riskini artırır. Folat eksikliğinin kalp hastalığı ya da inme riski oluşturma mekanizması, kanda ‘homosistein’ adı verilen bir aminoasitin (protein yapıtaşlarından) düzeyinin artmasıyla ilgilidir. Eksikliğiyle ilgili öngörülen bu harita yanlış anlaşılmasın; her şeyde olduğu gibi bunun da fazlası zarar.
Folat, kana karışmadan önce sindirim sisteminde aktif formuna dönüşür. Folik asit ise karaciğerde aktif formuna çevrilir. Takviye olarak alındıktan sonra bunların vücutta aktif formuna dönüşmesi zaman alır, yulaf veya ekmek gibi folattan zenginleştirilmiş yiyeceklerle alınan folik asitin, kanda aktif metabolitine çevrilip kullanılması ise daha da uzundur. Bu dönüşümü beklerken, kanda seviyesi yükselen öncü moleküllerin (aktif olmayan formlarının) folik asitin yan etkilerini oluşturduğu tahmin ediliyor.

Muhtemel zararlar

B12 vitamini eksikliğini maskeleme

Fazla miktarda folik asit alırsanız B12 vitamini eksikliğini maskeleyebilirsiniz. B12 vücutta kırmızı kan hücrelerinin üretimi, beyin, sinir sistemi ve kalbin sağlıklı çalışması için gereklidir. B12 eksikliğini fark edip tedavi etmezseniz, beyin ve sinirlerin fonksiyonlarını engellemiş olursunuz. Fark ettiğinizde de geri dönülmesi zor bir hasar oluşmuş olabilir. Vücudumuz folat ve vitamin B12’yi aynı şekilde kullanıyor, yani eksikliği benzer belirtiler yaratabilir. Folik asit takviyeleri, B12’ye bağlı megaloblastik anemiyi de gizleyebilir. Bu sebeple halsizlik, yorgunluk, konsantrasyon zorluğu ve nefesin daralması gibi şikayetlerimiz varsa hele bir de takviye alıyorsak bu ihtimali düşünmemiz gerekiyor.

Yaşa bağlı mental gerilemeyi hızlandırabilir

60 yaş üstünde ve hâlihazırda B12 düzeyi düşük olanlarda mental gerilemeye sebep olabilir. Bu duruma, doğal olarak (yiyeceklerden) alınan folatın fazlalığı ile değil de takviyelerden ya da folattan güçlendirilmiş yiyeceklerle alınarak oluşan folik asit fazlalığı daha fazla yol açar. Ancak yine de literatüre baktığımızda bu konuyla ilgili bağlantı hakkında kesin sonuca varmak için biraz daha fazla çalışmaya ihtiyaç var...

Çocuklarda beyin gelişimini yavaşlatabilir

Hamilelik döneminde beyin gelişimini desteklemek ve malformasyon riskini azaltmak için gebelere rutin folik asit öneririz. Bu bize hocalarımızdan kalan rutin bir alışkanlıktır. Çok da sorgulamadan, kanda folik asit seviyesini ölçmeden ve hamilenin beslenmesini sorgulamadan her hamileye önerdiğimiz bir takviyedir. Belki artık bu rutinden uzaklaşmanın vakti geldi. Folik asitin fazlası insülin direncine ve beyin gelişiminde yavaşlamaya sebep olabiliyor.

Kansere sebep olabilir

Kanserle ilişkisi iki yönlü; eksikliği de fazlalığı da kanser riskini oluşturabilir. Yeterli seviye folik asit hücrelerde kanserleşmeyi engellerken, normalin üstünde seviyeler hücrelerin kontrolden çıkıp, gereğinden fazla çoğalıp, yayılmalarına sebep olabiliyor. Bu risk de takviye ilaçlarla alındığında oluşuyor; düzenli olarak her gün folik asit takviyesi alanlarda prostat ve kolorektal kanser riskinin artığına dair yayınlar var. Elbette bu yayınlar bizleri kesin yargılara vardırmaz; kişide kanser için başka faktörlerin olabileceği, kanserin çok bağlamlı bir hastalık olduğu unutulmamalı. Unutulmayacaklar listesine, takviye folik asitlerin, bazı romatolojik hastalıklar, epilepsi ve parazit enfeksiyonları için kullanılan ilaçlarla etkileşime girebildiğini de eklemek isterim. Birlikte kullanımına dikkat!
“Nerede o eski sebze ve meyveler, hepsi kimyasal ilaçlı, GDO’lu” diyerek besinlerden alabileceğimiz vitaminleri takviyelerde aramayalım. Lütfen doktor tavsiyesi, laboratuvar verileri gibi detayları önemseyelim. Şahsım adına buradan yazdığım her kelime için bilimsel dayanak tedirginliğini duyuyor ve önemsiyorum. Bir benzerini sağlığınız ve yaşamınız için yapmanızı özellikle rica ediyorum. Bilgili, maskeli, sağlıklı ve mutlu kalın...