‘HER YAŞTA KADIN HPV AŞISI OLABİLİR’

Kadın Hastalıkları Uzmanı ve Jinekolog Onkolog Prof. Dr. Murat Naki, “Her yaşta kadına tip tayini yapmadan, HPV taşıyıp taşımadığına bakmadan aşı yapılabilir” dedi

Bugünkü konuğum, Kadın Hastalıkları Uzmanı ve Jinekolog Onkolog Prof. Dr. Murat Naki... “Tıp branşları içinde en keyifli ve zor branşa sahip olduğumu düşünüyorum” diyen Naki ile çalışmalarını ve rahim ağzı kanseri taramalarını konuştuk.

Öncelikle hoş geldiniz, Sayın Naki sizi tanıyabilir miyiz?

İstanbul Tıp Fakültesi mezunuyum, jinekolojik onkolojiye ihtisas sürecinde ilgi duydum. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin ardından, dünyadaki en önemli merkezlerinden, Memorial Sloan Cattering Cancer Center’da jinekolojik onkoloji eğitimi aldım. Türkiye’ye dönerek 2012 yılında doçent oldum ve Bağcılar Eğitim Araştırma Hastanesi Kadın Doğum Bölümü’nün kurucu şefi oldum. Ardından Medipol ve Acıbadem Üniversiteleri geldi ve Acıbadem Üniversitesi’nde profesörlüğümü aldım. Çalışmalarıma kliniğimde devam ediyorum ayrıca Başkent Üniversitesi Kadın Doğum Bölüm Başkanı’yım.

Geçtiğimiz ay rahim ağzı kanseri farkındalık ayı idi. Aslında HPV aşısı ile yok edilebilen bir hastalık ve birçok gelişmiş ülkede görülmüyor. Rahim ağzı kanseri ve taramaları konusunda bize ne anlatacaksınız?

Ocak ayı, rahim ağzı kanserleri farkındalık ayı. Human Papilloma önemli bir virüs çünkü cinsel yolla bulaştığı için kadınların hemen hepsi hayatları boyunca en az bir kere karşılaşıyor. Kana karışmadığı için bunu fark etme şansları çoğu zaman yok. Sadece epitelde bulunduğu için de ancak tarama ile saptanabiliyor. HPV ile ilişkili hastalıklar var. Bunların başında rahim ağzı kanseri öncesinde değişiklikler, kanser ve anüs, penis kanserleri, baş boyun kanserleri geliyor. HPV’nin çok sayıda alt türü olmasına rağmen sadece 15 türünün kanser ile ilişkili olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla tarama yapıldığında kanser yönünden riskli alt türler taranıyor. HPV’nin siğil yapan türleri de var, 6 ve 11 gibi. Tanısı, rahim ağzından alınan sürüntü örneğinin incelenmesiyle konulur. HPV’nin bulaşma hızı çok yüksek ancak kişinin bağışıklık sistemi veya öz bakımına bağlı olarak virüs yüzde 80-90 siliniyor. Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek, cinsel hayatında risk almayan kişilerde silinme olasılığı tabii ki daha yüksek. HPV, rahim ağzı kanseri için tek başına yeterli değil, yine de sigara ile birlikte en yüksek riski taşıyor. Taramalar, 21-65 yaş aralığında yapılır.  21-29 yaş arasında smear, 30 yaş üstü kadınlarda HPV’ye de bakılır. Türkiye’de de tarama çalışmaları yaygın olarak yapılıyor. 30 yaş ve üstü kadınlara adreslerinden çağrı yapılarak tarama yapılıyor. Sağlık Bakanlığı’nın aşılama ve tarama konusundaki çabası olağanüstü.

Aşısı dediniz, daha çok kimlere yapılmalı?

Rahim ağzı kanserlerinin yüzde 75-80’inden tip 16 ve 18 sorumlu. Birkaç yıl öncesine kadar bu iki alt tipe ait ikili ve tip 6 ve 11’e etki eden dörtlü aşılar vardı. Dünyada artık diğer yedi alt tipe de etkili aşı kullanılıyor ama bununla ilgili Türkiye’de ruhsat problemi var. Ülkemizde de yakın zamanda başlayacağını tahmin ediyorum; HPV de aşı karnesine eklenecektir. İdeali 11-12 yaş çocuklarda kızlar ve erkeklerin tümünün aşı olabilmesi. İhmali durumunda 18-20 yaşına kadar telafi aşıları yapılabilir. Bu süreyi de geçirmişlerse yapılan çalışmalara göre kadınlarda artık yaş sınırı yok. Her yaşta kadına tip tayini yapmadan, HPV taşıyıp taşımadığına bakmadan aşı yapılabilir.

Rahim ağzı kanseri tedavisi ve teknolojide son gelişmeler nelerdir?

Türkiye’de yılda bin 500-bin 600 rahim ağzı kanseri saptanıyor. Taramalar sayesinde gelişmiş ülkelerde görülmese de gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkelerde hastaların yüzde 60’ı ileri evrede geliyor. Bu hastalara cerrahi uygulanamıyor, radyoterapi veya kemoterapi ile tedavi edilmek zorunda kalınıyor. Yayılmamış bir hastalık ise lenf bezleri ile birlikte geniş bir şekilde çıkarıyoruz. Cerrahi sonrası patoloji raporuna göre de ek tedavi verip vermeyeceğimize karar veriyoruz. Ancak amacımız oluşabilecek yan etkileri en aza indirmek için sadece cerrahi veya radyoterapi ile tedavi etmek olmalı. Hastalarımızı aynı anda tüm yöntemleri kullanarak yormak istemiyoruz. Cerrahi yöntemlerde ise açık veya kapalı cerrahi yapıyoruz.

Hangi hastalarda kapalı cerrahiyi tercih ediyorsunuz?

Rahim kanserlerinde ve erken evre yumurtalık kanserinde tercih ediyoruz. Rahim ağzı kanserlerinde ise iki yıl önce Amerika’dan yapılan bir çalışmanın sonuçlarına göre pratiğimizi değiştirip, açık cerrahi yapmaya başladık. Cerrahın ve hastanın özelliklerine bakarak karar vermek gerekiyor; kapalı cerrahi tecrübesi olmayan bir cerrah açık cerrahiyi tercih etmeli.

‘HER YAŞTA KADIN HPV  AŞISI OLABİLİR’

Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler...YouTube kanalımdan röportajın kaydına ve daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.

‘Pandemide hastalarımız erken evreyi kaçırdı’

Kapalı cerrahide kan kaybı daha az oluyor değil mi? Kan kaybı, tümör biyolojisi açısından da önemli. Fazla kan kaybı, agresif bir kansere sebep olabilir.

Hem bilimsel hem de filozofik olarak böyle. Dokuya ne kadara saygılı davranırsanız hem hastanın iyileşmesi hem de günlük hayatına geri dönüşü açısından
daha iyi olacaktır.

Pandemi günlerinde kendi sağlığınız açısından ne yapıyorsunuz?

Covid-19 geçirdim, ameliyatta kaptım. Spor yapıp, düzenli beslenmeye çalışıyoruz. Maske, mesafe kuralına riayet ediyoruz. Pandemide hastalarımız tedavilerine gidemedi ve erken evreyi kaçırdılar. Kronik hastalığı olanlar lütfen hastanelere başvurup, hastalıklarını tedavi ettirsinler; koronadan kaçalım derken başka hastalıklardan kayıplar yaşamak
çok üzücü...

Tümüyle kadın hastalarla çalışmanın avantajları ve dezavantajları var mı? Kadınların karmaşık yapısı tedavi süreçlerine nasıl yansıyor?

Hem zor hem de kendine özgü bir güzelliği var; kadınlar başımızın tacı. Aynı dilden konuştuğunuz hastalarınız olursa çok keyifli olabiliyor. Hemen her sosyo-kültürel çevreden hastalarımız var, genelde hepsiyle iyi iletişim kurabildiğimi düşünüyorum. Hastaya bu durumun içinden sıyrılabileceğini ve rolünüzü net ifade etmek çok önemli. “Bu karanlık yolda size yardımcı olacağım, buradan birlikte çıkacağız” demek gerekiyor. Gebe hastalarımız da işin güzel tarafı. Tıp branşları içinde en keyifli ve zor branşa sahip olduğumu düşünüyorum.