Yeşilçam filmlerinin kanserin kötü algısında çok önemli bir rolü olduğunu düşünürüm; aklımıza yerleşen sayısız repliklerle, umutsuz, tedavi edilemeyecek, vedalaşmayı gerektiren bir hastalık olduğunu kanıksadık hepimiz. Oysa kanser konusunda gün geçtikçe artan bilgimizin, bizlerin bu konudaki algısını değiştirmesi gerekiyor. Aynı, şeker ya da kalp hastalığı tanısı aldığımızda tedavi sürecinin başladığını ve yaşam tarzımızın değişeceğini düşünmemiz gibi kanser tanısı aldığımızda da aklımıza gelen sadece öleceğimiz fikri olmamalıdır. Tanıyı aldığımızda düşünmemiz gereken şey ölüm ve vedalaşma değil; `En iyi tedaviyi nerede alabilirim?’ ve’ Bu süreçte nasıl organize olabilirim?’ olmalıdır. Şunu lütfen aklımızdan çıkarmayalım ve umutlu olalım; günümüzde birçok kanser türünü tedavi edebiliyoruz ya da en azından kronik hale getirip, yakalanan insanların ömrünü uzatabiliyoruz. Eğer hastalığı erken evrede yakalamışsak bilinen tüm dengeleri daha güçlü değiştirebiliyor ve birçok iyileşme sağlayabiliyoruz. Bu bir hastalıktır ve hepsi gibi bir tedavi süreci gerektirmektedir. Bu sebeple, kanser tanısı konmuş veya şüphesi bulunanlara ilk önerim; söz konusu tedavinin uzun bir süreç olabileceğini bilmeleri ve kendilerini rahat ve güvende hissedebilecekleri ortamı, mücadele ve yaşam alanı olarak seçmeleridir. Hemen ardından işini iyi bilen, iyi yapan, teknik ve tıbbi konularda donanımlı, her konuda destek alabilecekleri uzman bir ekibi, yol arkadaşı olarak belirlemeleridir.
İnanç ve motivasyon da ikinci ve en önemli husus... Motivasyonunuzu ve inancınızı artıracak her desteği alabilirsiniz. Sadece bunların sizi cerrahi, radyoterapi ve/veya kemoterapi gibi standart tedavilerden alıkoymayacağından ve/veya zarar vermeyeceğinden emin olmamız gerekir. Herhangi bir konuyu konuşmaktan çekinmeyeceğiniz gibi tamamlayıcı tedavileri de doktorlarınızla konuşmaktan, tartışmaktan çekinmeyin. Bu ve benzeri konularda sizinle iletişimi reddeden doktorlardan uzak durabilirsiniz. Yaşamsal rutinlerinizi değiştirmek, inanç alanı ve alışkanlıklarınıza sığınmak, dua etmek, sosyalleşmek, dans etmek sizi motive
edecek her duygu ve deneyime yakın durmak sizin, sadece sizin tercihinizdir. Size neyin iyi geldiğini en iyi sizin bileceğinizi unutmayın.
Doktorunuzun size uygulayacağı tedavileri mutlaka kendileriyle tartışın, oluşabilecek yan etkileri öğrenin. Bu süreçte sizin de farkındalığınız ve karar vericilerden biri olmanız, tedavinin başarısı açısından son derece önemlidir. Lütfen, “Siz daha iyi bilirsiniz Dr. Hanım/Bey” diyenlerden olmayın.

Motivasyonunuzu etkilemeyin

Tarihlerden, günlerden ve rakamlardan uzak durun. ‘Tedavinin başarı yüzdesi nedir?’ ya da ‘Ne kadar yaşarım?’ gibi bize klasik Türk filmlerinden kalan, senaryoda da yaşamda da ortamı dramatize etmekten başka hiçbir işe yaramayan, tamamen faydasız ve anlamsız sorulardan uzak durun. Rakamları öğrenmek zihninizi kodlamanıza ve motivasyonunuzun negatif yönde etkilenmesine sebep olacaktır.
Tanıyı kendine yakıştıramayan ve kabul etmeyen hastalar, biz doktorların en çok zorlandığı hasta grubudur. Hepimizin başına gelebileceği gerçeğini kabul ederek tedaviye başlamak, tüm süreci ciddi oranlarda kolaylaştıracaktır.
Kanser uzmanlarını meslek hayatları boyunca en fazla zorlayan şey, kanserin bir hastalık yerine, bir felaket türü, ceza, bedel veya korkunç kadersizlik olarak algılanmasıdır. Aşılmasında sizin rolünüzün de olduğu bir hastalıkla mücadele ederken ortaklardan birinin problemi tamamen yanlış anlamasının diğer paydaşa yani bize etkilerini bir düşünün.
Takdir edilmesi gereken, bu hastalığın başınıza hiç gelmeyip sağlıklı bir şekilde yaşamınıza devam etmeniz değil; kanser veya başka bir hastalığa yakalandığınızda ona verdiğiniz reaksiyon, iyileşme adına gösterdiğiniz sabır ve efordur. “Bu neden benim başıma geldi?” ya da “Bunu hak edecek ne yaptım?” gibi içsel sorgulamalardan, suçlamalardan uzak durun.
Kanserin oluşması çok komplike bir süreçtir mutlaka bir sebebinin bulunması gerekmez. Önemli olan tanı aldıktan sonra hastalığı atlatma sürecinde göstereceğiniz başarıdır. Sadece buna odaklanın. Bütün hastalıklarla olduğu gibi, kanserle mücadele de, sizin de içinde bulunduğunuz ve çok aktif olacağınız bir takımın işidir ve siz mücadeleye girmediğiniz ya da çaba göstermediğiniz durumda herkes yalnız kalacaktır.
Sağlıcakla kalın...