KANSERE KARŞI BİR ONKOLOG VE İKİ ANİMASYON SANATÇISI

Radyoterapi, çocukluk çağı kanserlerinin ana tedavi yöntemlerinden biri; oldukça etkin ve beklenilenin aksine giderek yerini sağlamlaştırıyor. Ancak tedaviler sırasında gözlemlediğim bazı çocuklar yüksek teknoloji ürünü makinelerden korkuyor. Alışık olmadıkları form ve ebatlardaki radyoterapi cihazları, tomografi veya MR makineleri onları korkutuyor, işlem sırasında duruşlarını bozmalarına, uygun şekilde sabit duramamalarına ve minimal oranlarda da olsa stres yaşamalarına sebep oluyor. Ben de minik hastalarımızın kanser ve tedavi algısını değiştirmeyi hedefleyen bir iletişim yapmayı düşündüm.

Bütün evren yardım etti

Biraz da bu köşede yazıyor olmanın verdiği psikolojiyle, kendimi sizlere, topluma, bürokratlara, herkese kanserle ilgili mektuplar yazan bir hekim gibi görüyorum. Bunu burada ya da kitabımda yazarak, haber programlarına çıkarak, röportajlarda dile getirerek bir şekilde gerçekleştiriyorum. Bu çizgi film de çocukların mektubu olsun istedim ve önce iletişim danışmanım Cihan İşbaşı ile, ardından da Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Animasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nazlı Eda Noyan ile iletişime geçtim ve onların desteği ile BAU Animasyon’un genç sanatçıları Deniz Koçyiğit ve Mustafa Kara ile tanıştım. Animasyonun senaryosunu Cihan İşbaşı yazdı, bize ilgiyle yardımcı olan pedagog dostlarımız inceledi ve onayladı. Ardından genç sanatçılarımız iki boyutlu animasyondan oluşan bu kısa filmi hazırladı ve dijital medyada yayınlanmasını sağladı. Seslendirmeyi de TRT’nin duayen ismi sayın Fuat Kozluklu’nun yetenekli oğlu Burak Kozluklu ile birlikte yaptık. Derler ya; “Bir şeyi çok isterseniz, bütün evren size yardım eder” bütün evren bana yardım etti...

KANSERE KARŞI BİR ONKOLOG VE İKİ ANİMASYON SANATÇISIÖzel bir mücadele şekli

Filmimiz çok büyük ilgi görüyor. ‘İyi kalpli dev robot, mutlu edilmesi gereken mutsuz hücreler’ gibi detaylarla, dilin, süreçlerin ve tedavinin nasıl tanımlanabileceği konusunda herkese ipuçları veriyor. Fırsat buldukça, ulaşabildiğim her mecrada anlatıyorum, kitabımda, bu köşede sürekli yazıyorum; kanserin -tedavi öncesi, süreci ve sonrası- fizyolojik ve psikolojik süreçleri vardır.
Kanseri bireylerde yarattığı fiziksel tahribatla sınırlandırmaya çalışırsak, mücadelemiz eksik kalmış olur. Gördüklerimiz kadar gözden kaçan, akla gelmeyen de onlarca detayı var! Yine her fırsatta belirtiyorum; kanser tedavisi, iletişimi ve kanserle mücadele kişiye özel olur. Günümüzde genlerimize, mutasyonlarımıza, alışkanlıklarımıza özel tedaviler yapıyoruz. Ancak bedenimiz kadar ruhumuz ve zihnimiz de iyileştirmenin bir parçası olmalı ve tabii onlar için yapılacaklar da kişiye özel olmalı.
Bu film, çocuklara özel bir mücadele şekli oldu. Kanserin sadece bedenimizde değil ailede, çevrede ve toplumsal yapıda yarattığı tahribatlara da dikkat çekmek ve kanserin hayatlara dokunduğu her detayla mücadele etmek gerekir. Doktorluk, hastalıkla değil; hayatla mücadeledir. Çizgi filmimiz bir yerlerde
elinize geçerse onu bir mektup gibi muhatabına ulaştırmam için yardım edin.
Bilgili, maskeli, sağlıklı ve mutlu kalın.