Erkeklerde sık rastlanmaması, onların meme kanseri olmadığına dair bir algı yaratsa da risk herkes için var; bunun hormonal durumunuzla hiç alakası yok. Tüm bebekler, süt kanallarını içeren meme dokusu ile doğarlar. Ancak zaman içerisinde kadında ve erkekte doku farklı şekilde gelişir.
Meme dokusunun daha çok olması sebebiyle kadında meme kanseri gelişme riski fazladır, yine de her 100 meme kanserinden biri erkekte görülür. Yani herkesin bu konuda üstüne düşeni yapması gerekiyor; özen gösterin ve dikkatinizi eksik etmeyin!
Erkekte hangi durumların meme kanserine yol açtığını söylemek zor. Tanımlanan bazı risk faktörleri şöyle:

Yaş: Yaş artıkça kanser riski de artıyor. Vakaların çoğu 50 yaşından sonra görülüyor. Tanı konulma yaş ortalamasının 72 olduğu bir çalışma da mevcut.

Aile hikayesi: Diğer aile bireylerinde meme kanseri olanlarda risk artıyor.

Genetik mutasyon: BRCA1 ve BRCA2 gibi bazı genlerdeki mutasyonlar tetikleyici olabilir.

Obezite: Fazla kilosu olan yaşlı erkeklerin zayıflara göre riski fazladır.

Daha önceki radyoterapi öyküsü: Akciğer veya göğüs duvarına radyoterapi alan bireylerde risk artar.

Hormonoterapi almış olmak: Prostat kanseri gibi bir sebeple östrojen içeren ilaçlar kullananlar daha risklidir.

Testisleri etkileyen durumlar: Testislerin travması veya cerrahi ile alınması, meme kanseri riskini artırır. İnmemiş testis ve Klinefelter Sendromu da riskin arttığı hastalıklardır.

Karaciğer hastalığı: Siroz gibi hasar yaratan bir hastalık, erkeklik hormonu androjenlerin yapımını azaltır, östrojenin seviyesini artırarak meme kanserine zemin hazırlar. Yine alkol de, verdiği karaciğer hasarı sebebiyle riski artırır.

Belirtileri nelerdir?

- Memede kitle, şişlik,
- Ciltte kızarıklık, hassasiyet,
- Meme başında akıntı,
- Meme ucunda çekilme,
- Ağrı.

Bu belirtiler başka sebeplere bağlı olarak da gelişebilir. Ancak bir hafta 10 günlük süreçlerde geçmiyorsa doktora başvurmak önemli.

Meme kanseri herkeseRiski azaltmak için ne yapmak gerekir?

Ailede çok sayıda meme veya yumurtalık kanseri varsa, genetik danışmanlık almanızda fayda var. Çok sık karşılaştığımız soru ve sorun; ‘Genetik test yaptırdığımızda riskimizin yüksek olduğunu öğrenirsek bu tedirginlikle nasıl yaşarız?’ Unutmayalım ki, kanser riskini artıran bir mutasyon taşıdığınızı tespit etmek, mutlaka kanser olacağınız anlamına gelmez. Konuyla ilgili yüksek tedbirler almanız, yaşam tarzında küçük değişiklikler yapmanız kanser olmanızı öteleyebilir ya da tamamen engelleyebilir.
Sağlıklı beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, ailesinde risk olmayan erkekleri de meme kanseri dahil birçok hastalıktan koruyacaktır. Kanser kaderimiz değil; çoğu zaman bize bağlı faktörlerle gelişen bir hastalık. Risklerin farkında olup kendi yaşamımız hakkında inisiyatif almak, muhtemel hastalıkların önlenmesi ve tedavisi konusunda en büyük gücümüz.

Tedavisi nasıldır?

Kadınlardaki meme kanserinin tedavisi gibi, hastalığın büyüklüğü ve yaygınlığı tedavinin nereden ve nasıl başlayacağını belirler. Cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi ana tedavi modelleridir. Ne kadar erken fark edersek, o kadar az tedavi alırız ve o kadar az zahmetle atlatırız.
Birçok erkek, meme kanserinin kendisi için bir sorun olabileceğini bilmiyor veya kabul etmiyor. Kadınlara ait bir hastalık olduğunu düşünüp memesinde meydana gelen değişiklikleri fark ettiği halde konuşmak istemiyor, doktora danışmaktan kaçıyor, utanıyor. Bu sebeple hastalığı daha ileri evrelerde fark ediyor. Erkeklerin de meme dokusuna sahip olduğunu, bu sebeple bu tür bir kanser gelişiminin normal olduğunu bilmek bizi
1-0 öne geçirecektir.
Lütfen birçok hastalığı kendimize yakıştıramamak, konduramamak konusunda ısrarımızdan vazgeçelim. Hayatı bize yaşatacağı tüm deneyimlerle kabul edelim. “Bizim başımıza gelmez” yargısının, toplumsal ve bireysel aksiliklerde bizi ne kadar tedbirsiz ve aciz bıraktığını görüyor ve yaşıyoruz. Bilgili, maskeli, sağlıklı ve mutlu kalın.