Bizler Kovid-19 ile virüslerle tanıştık ya da virüsleri Kovid-19 ile daha yakından tanıdık diyebiliriz. Ancak hayatımızdaki tek virüs bu değil; bundan sonra da sadece Kovid-19 olmayacak. Bu sebeple Kovid-19 benzeri hastalık yapan virüslere ve bakterilere yakından göz atmak istedim. Bu virüsleri ne kadar iyi tanırsak kendimizi o kadar iyi korur, hastalığa yol açma ihtimalimizi de o kadar azaltırız.
Öncelikle, aşıları olan virüsler ile başlayalım. Diğer basit korunma tedbirlerini almasak da aşı yoluyla ile korunabildiğimiz türler hangileri?

Hepatit virüsleri: A, B ve C en sık görülen alt tipleri ancak aşı sadece Hepatit B virüsü için mevcut. Hepatitli kanın, enjeksiyon veya tatuaj iğnelerinden bulaşması mümkün. Ateş, yorgunluk, karın ağrısı, bulantı veya sarılık gibi başka enfeksiyonlarla kolayca karışacak belirtileri olabilir. Bu virüslere karşı geliştirilen ilaçlar bulunmakta, ancak tedavi edilmediğinde, karaciğer yetmezliği veya özellikle Hepatit B ve C uzun dönemde karaciğer kanserine sebep olabilir.

İnfluenza A ve B (Domuz Gribi): Ateş, kas ağrıları, yorgunluk, halsizlik, boğaz kuruluğu gibi belirtileriyle en çok tecrübe ettiğimiz virüslerin başında geliyorlar. Küçük çocuklar veya yaşlılar gibi bağışıklık sistemi zayıf olanlarda ölümcül bile olabilir. Ocak 2020’de yani pandeminin hemen başında Amerika’da domuz gribinden ölen kişi sayısı 30 bin olarak kaydedilmişti. Zayıf bağışıklık sistemi sebebiyle risk altındaysanız mutlaka aşı yaptırmanızı tavsiye ediyoruz.

Klamidya: Hem kadınları hem erkekleri etkiler. Çoğu zaman sadece idrar yaparken ağrı ya da idrar kaçırma şikayeti olur. Antibiyotikler kolayca tedavi edebilir ama tedavi edilmezse pelvik inflamatuar hastalık dediğimiz tüm kadın doğum organlarının ya da erkekte prostatın iltihaplandığı bir duruma sebebiyet verebilir.

Herpes Simpleks 1 ve 2: Herpes Simpleks (HSV) 1, yetişkinlerin nerdeyse yüzde 50’sinde genellikle ağız kenarında uçuk dediğimiz lezyonlar yapar. Tam tedavisinin olduğu söylenemez ama bazı ilaçlar belirtilerini hafifletir ya da iyileşme süresini kısaltır. HSV 2 genital organlarda kabarcık ya da döküntü yapar, ama genelde belirti vermez ve farkında olmadan cinsel partnere bulaştırılabilir. Yine ilaçlar iyileşme sürecini kısaltırken bulaşı azaltabilir.

Norovirüs: Besin zehirlenmesi ya da mide gribi olarak bilinen hastalığı yapar, çok bulaşıcıdır. Genellikle virüsün bulaştığı yemek, su, yüzeyler veya nesneler yoluyla yayılır. Mide, bağırsak iltihabına sebep olur. Herhangi bir tedavisi yoktur, genellikle kendiliğinden iyileşir. Sadece sıvı kaybını engellemek için bol su içmek gerekebilir.

HIV (AIDS): Korunmasız cinsel ilişki veya enfekte kanla temas yoluyla bulaşır. Ayrıca hamilelik veya doğum sırasında anneden çocuğa geçebilir. HIV’in diğer virüslerden farkı vücudun enfeksiyonla savaşmasına yardımcı olan hücrelerine saldırmasıdır. Bu diğer enfeksiyonlara veya hastalıklara direnmeyi zorlaştırır, süreçte beyin lenfoması, kaposi sarkomu gibi kanser türleri de gelişebilir. Son yıllarda geliştirilen etkili antiretroviral tedavi ile normal bir yaşam sürmek mümkün.

Gonore: Korunmasız seks ile yayılır ve genital organlardan akıntı ile kendini belli eder. İdrar yaparken de yanma, ağrı görülebilir. Ama belirtiler bazen sadece genital organ veya idrarla bitmez; eklemler şişebilir, ağrıyabilir. Kısırlık yapma riski de olduğu için mutlaka tedavi edilmesi gerekir.

Sifiliz (Frengi): Anüs denilen, bağırsağın son kısmında, ağızda veya cinsel organlarda bir yara olarak başlar. Penisilin ile hızlı bir şekilde iyileşebilir ancak tedavi etmezseniz tüm vücutta kızarıklıklardan beyin hasarına kadar değişen aşamalarda hastalık yapabilir. Hamile annelerinden dikkat etmesi gerekiyor, çünkü çocuğa bulaşma riski yüksek.

Staf: Çok sayıda alt tip var, ancak en çok karşılaştığımız staf aureus. Ciltte veya burnun alt kısmında yaşar, bir kesik veya yara olduğunda vücuda girebilirler. Çoğu zaman antibiyotiklere cevap verir, ancak dirençli formlarının ölümcül enfeksiyona yol açma ihtimali bulunur.

E.coli: Normalde bağırsaklarımızda bulunur ve yemeği sindirmemize yardımcı olurlar. Ancak bazıları idrar yolu enfeksiyonu, zatürre, karın ağrısı, kusma veya kanlı ishale sebep olabilir. Genellikle çiğ sebze, az pişmiş etten geçer. Temasından 1-10 gün arasında başlar ve kendiliğinden iyileşir.
Kalan birkaç enfeksiyon etkenini de sonraki yazılarıma saklıyorum ama virüs ve bakterilerle iç içe yaşadığımıza ikna olduğunuzu düşünüyorum. Küçük önlemlerle onlardan kaçmak veya bağışıklık sistemimize özen göstererek maruz kaldığımızda bile hasta olmamak mümkün. Önemli olan farkında olmak ve gerekli önlemleri almak. Unutmayın virüsler trafik gibi içinde yaşadığımız, devinim içinde olduğumuz bir dünya ve dikkatsizlik her zaman risk, kaza, yaralanma ya da yaşam kaybı...

Haydi yaşamı dikkatli kullanın, gözünüzü bu değerli yoldan ayırmayın.