Hayatta kesinlik ve kontrol arayan bir bakış açısı yerine yeniden Montaigne’e yönelebiliriz… Sevgili okurlar, işte yeniden Montaigne ile karşınızdayım. 16’ncı yüzyılda, Rönesans Fransa’sında yaşamış, deneme türünün ilk örneğini veren, düşünür, yazar Michel de Montaigne’den bahsediyorum. Daha önceki yazımda, onun evrensel düşüncelerinden, insan psikolojisinin derinlerine inen felsefi bakış açısından ve özellikle de ‘Nasıl Yaşanır ya da bir soruda Montaigne’in Hayatı’ adlı biyografisinden (Sarah Bakewell) söz etmiştik. Bu kitap, Emre Ülgen Dal başarılı çevirisi ile Domingo yayınlarından çıkmış. Montaigne’in ilginç hayatı ve kişiliği, biyografi kitabının ilerleyen bölümlerinde hayata bakış açımızı değiştiren pencereler yani farklı felsefeler nedeni ile çok daha dikkat çekici bir hal alıyor. Özellikle Descartes öncesi ve sonrası dönemde, başka bir deyiş ile, ruh ve bedenin artık ikiye ayrıldığı düalist felsefe sonrasında, Montaigne’e bakış açısının da değiştiğini görürüz.

Bakewell, Montaigne’nin insanoğlunun kibrini törpülemek ve ahlaki dersler de aktarmak adına hayvan hikayelerinden yararlandığını ifade eder. Bu hikayelerde Montaigne bir bakıma insanoğlunun evrende üstün olmadığını, hayvanların da belirli yetenekleri ile insanlarından daha üstün olabileceklerini anlatmakta idi. Bu hikayeler hem eğlendirici hem de ders verici olabiliyordu. Ancak Montaigne’den sonra, özellikle 17’nci yüzyıl ile birlikte gelişen düşünceler ve hatta din adamları dahi Montaigne’in bu hayvanlarla insanları karşılaştıran düşüncelerinden hiç hazzetmediler. Bakewell bu açıdan, Descartes öncesi ve sonrası dönemin birbirinden ne kadar ayrıştığını ve hatta Descartes’ın insanlarla hayvanları birbirine ne kadar zıt gördüğünü yazar. Descartes bir hayvanla gerçek anlamda bakışamazdı der. Hayata çok daha evrensel bir gözle bakan Montaigne ise bunun tam tersini deneyimleyebilmekte idi. 17’nci yüzyıl ile birlikte gelişen ruh ve bedeni bir birbirinden tamamen ayıran felsefi bakış açısı aslında insan psişesinde büyük bir boşluk, bir uçurum yaratmış, mutlak bir kesinlik ihtiyacının adeta bir kölesi haline gelmişti.

KEDİDEN DERSLER

Aksine, Montaigne ise ‘Denemeler’inde kedisi üzerinden hareket ederek, onun bilinci ve varoluşu ile doğrudan bir bağ kurabildiğini (Ruhun sadece akılda yerleştiği düşüncesi ile -yani maddeyi tamamen şuursuzlaştırarak- Descartes hayvanları bir otomat yani makine olarak görmekte idi) hatta “Ben kedimle oynadığım zaman, benim onunla zaman geçirmemden çok onun benimle eğlenmediğini nasıl bileyim?” diye sorarak, her canlının bu dünyayı farklı algıladığı evrensel bir bakış açısını ortaya koymakta idi.

Sözün özü, hayat karşısında kesinlik isteği, aşırı belirleyici (determinist) ve ruhu (animayı) yani maddeyi harekete geçiren canlı gücü sadece maddi nedenlere indirgeyen bir felsefe (ki kuantum fiziği bu görüşleri yeniden sorgulamamıza neden olmuştur) hayatımızda büyük bir boşluk hissi yaratmıştır. Montaigne’in kedisi örneğinde ise, çok daha evrensel, bütünleyici, insan ve doğa arasında daha güçlü bir bağ kurabilen, belki günümüzde, sadece insanın evrenin merkezi olmadığını bize hatırlatan ve kuşkusuz daha açık uçlu bir sorgulama ile hayatı anlamamızı kolaylaştıran bir yol bulabiliyoruz.

BURCUNUZA GÖRE

Koç: Sizi duygusal açıdan meşgul edebilecek bazı endişeler gündeme gelebilir. Ön yargılı olmamaya, daha sakın düşünmeye gayret edin.

Boğa: İlişkilerinizde güvensizlikler ya da huzursuzluk gündeme gelebilir. Eğer ifade edilmemiş şeyler var ise bunun gerginliğini yaşayabilirsiniz.

İkizler: Düşüncelerinizi gözden geçirmelisiniz. Bazı işler, sorumluluklar beklenenden daha yorucu ol abilir. Kendinizi yıpratmamaya bakmalısınız.

Yengeç: Aşkta ve sevdikleriniz ile ilgili konularda daha mantıklı düşünmeye gayret edin. Duygusal aşırılıklar gösterebilirsiniz.

Aslan: Evde ya da ailenizi ilgilendiren konularda bazı kopuşlar, zorluklar yaşayabilirsiniz. Kendi duygularınızı daha iyi anlamaya gayret etmelisiniz.

Başak: Düşüncelerinizde daha pozitif olmaya bakın. Kimi zaman yapacağınız ziyaretler de sizi huzursuz edebilir.

Terazi: Parasal konularda, nakit durumunuzda kontrolsüz bir durum yanlışlıklara ve kayıplara yol açabilir. Daha dengeli olmalısınız.

Akrep: Ay burcunuzdayken ailevi işler, duygusal açıdan önem verdiğiniz durumlarla karşılaşabilirsiniz. Daha akılcı olmaya çalışmalısınız.

Yay: Çok fazla kontrol edemediğiniz ya da gizli kalan şeyler nedeni ile kendiniz huzursuz edebilirsiniz. Riskli işlere yaklaşmamalısınız.

Oğlak: Gelecek yönünde yeni bir fikir geliştirmek mümkün. Arkadaşlıklar içinde sizi huzursuz eden bir durum gündeme gelebilir.

Saka: Dikkat çekici davranabilirsiniz. Ancak üstünüzde hissettiğiniz baskı ve sorumluluklar da yorucu olabilir.

Balık: Yeni fikirlere, duygulara açık bir gündesiniz. Uzaklarla, yolculukla ilgili bir konu da gündeminizi meşgul ediyor olabilir.