“Hepimiz Johny’nin taklitçileriyiz”. David Latterman böyle demiş. Johnny, Johnny Carson yani, ‘gece talk show’larının kralı’ olarak alt yazı ile bizlere duyuruluyor. Sonra yazının üstü kara kalem ile çiziliyor. Ali Biçim imzası yerleşiyor.
“Ben de bu yoldan gidiyorum” mesajı ile başlıyor Fox’ta şov.
Amerika’ya uçak yolculuğu hikayesi ile giriş yapıyor genç kardeşimiz. Sol kulağı kapanmış. Uzun yolculuk ve basınçtan. Bir şeyler birikmiş kulağında. Ekranda bize gösteriyor. “Bu nedir?” diye soruyor. Yolculuk süresi 720 saat sürüyor. Üç yıla denk geliyor diye espriye devam ediyor.
“Görüntüye yaklaşın” diyor.
Fox bakterisi çıkıyor. “Sevinç ve hevesi
kulağıma kadar işlemiş”...
Tüm hikayenin özeti buraya uzanıyor. Gevezelik diye ilk bölüm hakkında bir cümle etmiştim. Yine izledim. Dizi ve yarışmalardan başka bir fikri olmayan, çok izlenen kanallardan birinde farklı işler yapma isteği vardı. Bunu takdir etmek istiyordum. Bu genç arkadaşın “Benim yolum Carson yolu” diye düşünmesi, globalleşen dünyanın espri kaynaklarına ulaşma arzusu beni etkilemişti. Gerçi üç yılda Amerika’ya uçmanın stüdyodaki güldürme hali yine yelkenleri bende suya indirmeye yetti. Sonra en başından bu Fox’a uzanan giriş metninde ‘absürd’ bir halin olduğunu sezdim.
Bu hafta için şöyle diyorum; genç arkadaşımız şeklini şemalini bulacak...

O BİR AMAZON

“Kadınların da büyük işler yapabileceğini gösterdim”...
Böyle söylemiş dünyanın en zor yarışlarından biri olarak gösterilen Ninja Warriors’taki performansından sonra Kacy Catanzaro...
Bugüne kadar yarışmaya katılan hiçbir kadının başaramadığı, fiziksel güce dayalı, bitirilmesi neredeyse imkansız etabı, 8 dakika 59 saniyede güle oynaya tamamlamış.
Yarışmanın zorluk derecesini şöyle anlatıyorlar; askeri komando eğitimindeki etaplardan esinlenilmiş bir spor yarışması. Catanzaro bir jimnastikçi...
Bu etabı geçebilmek için iki yıl çalışmış. Dön bak bizim ülkeye. Çok popülist bir yaklaşım olacak ama; dayak yiyen ve hatta, kocası tarafından öldürülen kadınlarımızın resmi geçidi haber bültenlerimiz. Aklıma birden bu geldi.
Neyin etabı, neyin azmi?

GAZZE VE MÜZİK

‘Aykırı Sorular Cumartesi’de Enver Aysever; “Gazze’ de çocuklar ölüyor, siz eğlence programı yapıyorsunuz” gibi çok tuhaf bir meseleyi konuşuyor.
“Bunu konuşmak istiyorum” dedi... Devam etti; “Her tiyatro yapıtı eğlencelik değildir. Yas tutmak için bazen şarkı söylenir. Bugün dinlediğimiz Metin Altınok şarkısında bir eğlence muhtevası olmadığı ortada”...
Bir ritim, bir gitar, bir piyano bir ses ya da bir konser... Bizde bunların bir araya gelmesi ‘eller havaya’ ile özdeş kılınır.
Bütün hikaye buradan kaynaklanıyor.

CUMHURUN EKRANI

Financial Times’ın cumhurbaşkanlığı seçimlerinin, aday çalışmaları ile ilgili yorumu, durumu pek güzel anlatıyor:
Başbakan HD yayın yapıyor, Ekmeleddin Bey’in mikrofonu çalışmıyor. Başbakan HD yayın yapan haber kanallarında profesyonel bir çekim hizmeti ile bizlere hitap ediyor.Ekmeleddin bey küçük salon toplantılarında.
Kılıçdaroğlu’nun yine büyükçe balıkçı teknesi kıvamında bir sahnede gördüm. Sayın Bahçeli ise ‘görünütülü sesli mesaj’ sistemine geçmiş... Ekrandaki izlenim böyle. Ya da bize izlettirilen.
Bu arada Selahattin Demirtaş cephesinde bölgenin hassasiyeti daha ön planda, pek kendisini göremiyoruz...