‘FAZLA’ DEDİLER, KATILMIYORLAR!

6 Aralık 2019

Macaristan, Mayıs 2020’de Rotterdam’ da yapılacak ‘Eurovision’a katılmayacak. Macaristan devlet televizyonu MTVA, bu konuda bir açıklama yapmadı. Ama ülkenin yazılı basınında yer alan haberlere göre, yarışmanın ‘fazla gay’ bulunması, katılmama nedeni... Macaristan, bugüne kadar 19 defa bu yarışmaya katıldı ve bunların dokuzu, Viktor Orbán döneminde oldu. Devlet televizyonu, “Siz boşverin ‘Eurovision’u” diyerek, ülkenin popüler müziğine daha büyük katkı yapacağına inadığı ‘kendi eurovision’ yarışmasını düzenleme kararı almış. Ülkede ‘aşırı sağ’ etkisi, kendini göstermiş oldu.

TRUMP 13 KERE bu KANALA ÇIKTI!

Başkan Donald Trump, tweet atmayı ve ekrana çıkmayı çok seviyor. Tabii ‘onu seven’ kanallara... Peki hangileri onu seviyor? Fox News... Orada başkanı eleştirmek yok. Trump onun için sürekli boy gösteriyor. Peki etkisi var mı? Geçtiğimiz kasım ayında 17 yılını dolduran bu kanal, ‘en muhafazakâr ve en çok izlenen haber kanalı’ olma özelliğini devam ettiriyor. Gecelerin vazgeçilmez ismi Sean Hannity bu sene içinde tam 13 kez başkanı ekrana çıkarmış. Bu rakam, ABC, CBS, NBC, CNN ve MSNBC toplamından daha fazla ediyormuş!

ÇİN’DE DEVLET VE PROGRAMLAR...

Çin ekranında dramalar çoğunlukta... Peki hangi olaydan beri? Çin yöneticilerinin ünlülerin yer aldığı ‘eğlendirici ve oyalayıcı’ yapımlar için, “Yeter artık” diyerek, yasak getirmesinden sonra... Ne zaman? Geçtiğimiz yıl... (Kaynak: Television Business International)... Bu örneklerden yola çıkarsak, “Ekranın ideolojik hali, her daim tüm gücüyle devam ediyor” diyebiliriz. Her ülke için geçerlidir böyle örnekler!

Yazının devamı...

‘AZİZE’NİN KADINLARI

5 Aralık 2019

Son bölümden bir sahne, Azize’yle (Hande Erçel) Asya, (Duygu Sarışın) ‘Telefonu ver, kiminle konuşuyordun?’ muhabbetinde... Tartışma alevlendi ve villada yankılanmaya başladı. Neredeyse her odadan bir kadın çıktı. Tuna (Selen Öztürk), Yıldız (Başak Daşman), Aynur (Asuman Çakır) ve Gül (Zeynep Kızıltan) salonun ortasında kızgın ve bir kaşık suda birbirlerini boğazlayacak kıvamdaydı. Ev ahalisi, “Böyle villalar mevcut mu ülkemizde?” diye sordu.
Hani kadın sayısı itibarıyla...
‘Hande Erçel başrolde acaba nasıl?’ diye merak ediliyor. Kendini geliştirdiği muhakkak. Daha bir olgunlaştı. Ev ahalisi, ‘Halka’ dizisinde daha iyi olduğunu söyledi. Bunu yönetmene yordular. ‘Azize’nin yönetmeni Volkan Kocatürk, ‘Halka’nın da önemli bölümünde yer almıştı. ‘Halka’daki Müjde Akay, o kadar ön planda değildi.
Burada dizinin adı, Erçel’in oynadığı rol...
Çok izlenen bir kanalın yapımında başrol almak ve “Olgunlaşıyor” yorumu, bilmem tatmin edici olur mu? Bu kadar ‘olanak’ kaç isme veriliyor? Dizi, aksiyon itibarıyla ’her şablon fazlasıyla kullanılır’ senaryosuyla gidiyor ve izleyiciye, ‘ne isterseniz mevcut’ diyor. Bakalım karşılığı ne olacak?

Diziler nasıl akraba olur?

Sektörün hızını anlamak için çarpıcı bir örnek... ‘Azize’ dizisinde oynayanlar ve çalışanların ortak yönleri... Buğra Gülsoy ve Mustafa Avkıran, daha evvel, ‘Kuzey Güney’de birlikte oynadı. Avkıran, Sami rolünde, Gürsoy, Güney Tekin’di. Mustafa Bey’in bir ‘yakınlığı’ daha var, yönetmen Volkan Kocatürk’le ‘Kaçak’ dizisinde çalıştı. Ev ahalisinin uzun bir süre takip ettiği dizilerden biriydi. Balkan (Mustafa Yıldıran) ile Asya (Duygu Sarışın) ‘İçerde’ dizisinde birlikte oynamışlar. Mestan

Yazının devamı...

TUBA BÜYÜKÜSTÜN’DEN ÖNEMLİ PROJE

4 Aralık 2019

Okurlar, “Tuba Büyüküstün’ün, yeni projesi yok mu?” diye soruyordu. Tam da bunun üzerine bir bilgi geldi. “Bomba haber” dedi kaynağım. Son zamanlarda önemli işlere imza atan (Netflix işi ‘Atiye’ mesela) OG Yapım, (Onur Güvenatam yapım şirketi) Büyüküstün’le yeni bir dizi üzerinde anlaşmaya vardılar gibi... Yani, gelen bilgi bu yönde. Peki proje nedir? Açıkçası, “Olursa güzel bir iş çıkar” dedirtecek bir yapım... ‘Camdaki Kız’ romanının dizi uyarlaması. ‘Çok Satan Kitaplar’ arasında yer alıyor. Yazarı Gülseren Budayıcıoğlu. Kendisi önemli bir psikiyatr. Özetle, yaşama dair romanlarıyla epey ses getiren biri... Psikoterapi uyguladığı hastalarından besleniyor yazar. Bu kitap da o serüvenlerden biri. Biz kendisini televizyon dünyasından da tanıyoruz, ‘İstanbullu Gelin’ dizisinden... Bu yapım, yazarın ‘Hayat Dön’ romanından uyarlanmıştı. Şahsen böyle bir proje gerçekleşirse ve doğru oyuncularla değerlendirilirse, farklı ve hoş dizimiz olacak demektir. Hatta şöyle bir bilgi de geldi, bu projenin daha önce düşünüldüğü, hatta iki bölümünün yazıldığı... Baktım, çekileceği yönünde haberler de yapılmış.

‘Ottoman Rising’ martta

Bu arada Büyüküstün’ün yer aldığı Netflix için Karga Seven Pictures’ın çektiği ‘Ottoman Rising’in mart ayında platformda yerini alması bekleniyor. Gelen bilgi bu şekilde... Oyuncu mini dizide, Fatih Sultan Mehmed’in üvey annesi Mara Hatun’u canlandırıyor.

KURŞUN FARKLI BİR İŞTİ

‘Kurşun’, farklı bir işti. Belki Engin Altan Düzyatan ile Burçin Terzioğlu’nun ‘kimyaları’ pek uymadı. Belki Terzioğlu’nun ‘Poyraz Karayel’deki rolü çok baskındı, izleyici Leyla Devrim’e alışamadı. Beklenen ‘izlenme oranı’ olmadı. Yine de kanal arkasında durabilirdi. Dizi cephesi ‘Zor ve riskli’ bir işti. “Piyasa zor, yapacak bir şey yok” dedi. Yani yeni işlere bakacağız mesajı... Bu arada bizim ev ahalisi savcı rolündeki Düzyatan’ ı pek beğendi. Orhan Atmaca karakteriyle tam not aldı.

Yazının devamı...

DİZİ İHRACATINDA ÇANLAR ÇALIYOR!

3 Aralık 2019

Yurt dışına dizi satışının ilk sinyallerinden biri ‘Gümüş’tü. Çünkü, ‘Deli Yürek ilk satılan dizi’ iddiası da var. Arap dünyasının en etkili kanalı MBC de, bu satışların ilk fitilini ateşleyen kanal olmuştu. Nereden nereye...
Geçtiğimiz günlerde basında bir haber vardı. Mısır’da Memlükler’in son günlerini ve 16’ncı yüzyılda Osmanlı’nın kontrolüne geçişini anlatan dizi, ‘Osmanlı’nın vahşetini dile getirecek’ mesajıyla, piyasaya sürülmüştü. ‘Kingdom of Fire’ (Mamalic al Dar) Türkçesi ‘Ateş Krallıkları’, 14 bölümlük bir proje... Netflix’te de yayında olacağı yazıldı. MBC kanallarında (MBC Irak ve Mısır) ekranda... 17 Aralık’ta Suudi Arabistan’da da izleyiciyle buluşacak. Ama öte yandan MBC’nin Türk dizilerine ambargo koyması demek, bu pazarda bizim yapımların bitmesi anlamına geliyor. Sadece Arap pazarı değil, başka ülkelerde de tehlike çanları
çalmaya başladı.

Peki Güney Amerika?

Türk dizisi satışı yapan bir şirketin yetkilisiyle görüştüm. “Önümüzdeki yıllarda bu söylediklerim konuşulacak” diyor. Peki neler söyledi? “Arap pazarı bitme noktasına geldi, 50 saati zor buluyoruz diyebilirim. Lübnan’a satıyorduk. Orada da durum karışık ve ekonomik sorun var. Asıl şu an söylenmeyen bir tehlike, bizi Latin Amerika’da bekliyor. Oradaki ülkelerde ekonomik sıkıntı had safhada... Mesela Şili önemli bir pazar. Artık oraya da satamamaya başladık. Ülke sokak gösterileriyle karışık. 2020 ile 2022 arasında konuşacağımız konu bu olacak” diyor.
Peki ya Türki Cumhuriyetler?

Durum vahim...

Azerbaycan’ın Türk dizi yasağı devam ediyor. “Kendi projemizi yapacağız” diyerek, yola çıktıkları bir yasak özetle! Özbekistan almaya çalışıyor ama ödemede sıkıntılı.

Yazının devamı...

CEM iLE ŞAHAN NETFLIX iLE ANLAŞTI!

2 Aralık 2019

Şu sıralar sektörde konuşuluyor. Peki nereden çıktı? Son Cannes’daki MIPCOM fuarında... Konuşulan, Netflix, kendisi için Cem Yılmaz ve Şahan Gökbakar’ın proje yapmalarını istemiş. Büyük olasılıkla Yılmaz ‘özel stand-up’ yapacak. Yine kulağıma gelen Acun Ilıcalı’yla da bir anlaşma yapmış. Ya tüm işlerinin bu platformda yer alması ya da yeni bir proje olabileceği söyleniyor. Yine duyduğum, bu ekip içinde Tolga Çevik için de bir proje söz konusu olabilir. Gökbakar da bir ‘stand-up’ hazırlarsa, şaşırmamalı. Ya da yeni ‘Recep İvedik’ neden olmasın!

Bunları yazmıştım

Öngörüydü benimki... Bu konuda yazdım geçtiğimiz yıl aralık ayında. ‘Yılmaz’ ın stand-up’ı Nerede Yayınlanır?’ diye... ‘Mart ayında, çok uzun bir aradan sonra Cem Yılmaz’ın stand-up gösterisi ‘CMYLMZ Diamond-Elite Platinium- Plus’ başlayacak. Bir de bunun tabii ki ekran hali olacak. Yayın hakları epey tuzlu olur. Bence bu işin ‘şifrelisi’ni Netflix alır. Hatta ben Yılmaz’ın bir ‘Netflix projesi’ yapacağını umduğumu yazmıştım. Bu stand-up işine epey kafa yoruyorlar. Mesela Gad Elmaleh gibi bir konuma neden gelmesin Cem kardeşimiz Netflix’te? Büyük düşünmek diyorlar ya... Bakalım, Netflix’te Şahan ya da Cem Yılmaz’ ın orijinal işlerini görecek miyiz?

Amazon Türkiye’ye geliyor

Çok söylendi “Geldi, geliyor” diye. Bu konuda net bilgiler ulaştı. Amazon, kurduğu bir ekiple ön görüşmelere başlamış. Bazı önemli yapım şirketleri, yerli dizileri dağıtımın yapan şirketler vs... Bunlardan ikisiyle görüştüm. “Evet görüştük. Bizden iş istiyorlar. Ama şimdilik bu çerçeveyi söyleyebilirim” cevabını aldım.

Ne zaman başlar?

Sektörden gelen bilgilere göre adımlar somut... Orijinal yapımlara ağırlık vereceklerini söylemişler. 2020 sonu 2021 başı gibi platform işlemeye başlar.

Yazının devamı...

Her eve lazım!

1 Aralık 2019

TEGEV’in kamu spotu, “Çocuklar oynarken kodlamaya, hayal ederken yapmaya, izlerken üretmeye geçer, sessiz çocuklar konuşmayı, susmayan çocuklar dinlemeyi ve en meraksız görünen soru sormayı öğreniyor.” Ev ahalisi, “Eğitimi toptan onlara verelim iş çözülsün” dediler.

Biskolata erkekleriBöyle baklavalı, börekli erkeklerimiz mevcut. ‘Biskolata erkekleri’ olarak da tanınıyor. Ev ahalisi, “Erkekleri giydirmişler son reklamda!” dedi. Biskolata ruh hali!

DNA merkezi kursunlarEsra Erol’da, Melahat Hanım ile Ramazan Bey’e DNA testi yapılacağı alt yazıda görülüyordu. “Bu kadar çok DNA testi yapılıyor. Ev ahalisinden “Stüdyonun yanına bir merkez açsınlar, anında test ve sonuç alınır, zaman kaybı olmaz” diye bir teklif geldi.Ankara-İstanbul haber hattıHaber kanallarının bir stüdyo, bir de ağırlıklı olarak Ankara konukları oluyor. Her iki tarafı da idare etmek zor. ‘CNN Türk Masası’nda Semiha Şahin’in konukları Ankara’da Emin Pazarcı ile Saygı Öztürk... Kendi aralarında tartışmaya başladılar, yayın İstanbul’da. İş uzadı. İstanbul’da dört konuk daha var. Şahin, “Emin Bey, Saygı Bey” diye defalarca seslendi. Fena kaptırmışlar. “Sesim oraya geliyor mu?” diye yineledi Şahin. Duyacak durumda değiler, öyle hararetli ki konuşmalar. “Tekrar size döneceğiz” dedi moderatörümüz ve ses kesildi. Onların haberi yok. Kendi aralarında epey hararetli devam ettiler sessiz sinema misali... Bence bu hattı kaldırıp, konukları bir merkezde toplamak daha yararlı.

Farklı müzikler dinlemek Çok nadir, farklı grupları ve müzisyenleri ekranda görmek. Müzik kanalları belli isimler çevresinde dönüyor. TRT Müzik/sı bakış açısı fazla geniş değil. KRT kanalında ‘Müzik Arası’nda, farklı örneklere sık rastlamak mümkün.

Yazının devamı...

TLC, YERLİ DİZİYE BAŞLADI

28 Kasım 2019

Ağustos ayında TLC’den sorumlu genel müdür (Discovery’nin bu kanallarından sorumlu, bir de DMAX var) Ayşen Şenon’la bir söyleşi yapmıştım. Kendisine, “Peki yerli dizi yayınlamayı düşünmüyor musunuz?” diye sormuştum. “Bizim formatımıza uyabilecek yerli yapımları da listeye almayı düşünüyoruz” diye yanıt almıştım. Hatta “İnternetten yayın yapan yerli platformların dizileri de dahil” demişti. ‘Açık kanallarda yayınlanan ve 150 dakikayı bulan projeleri TLC’de yayınlandıklarında 45 dakikalık kısa halleriyle ekrana gelecek’ diye köşemde yazmıştım. Bir süredir TLC’de yerli bir yapım ekrana geliyor, ‘İstanbullu Gelin’... Her gün saat 17.00’de başlıyor ve günlük dizi olarak izleyiciyle buluşuyor.

ÜLKE TV, DİZİ VE BELGESEL KANALI OLDU!

Ülke TV, dizi ve belgesel, üzeri haber kanalı olmaya karar verdi. ‘Kökler’, ‘Kobra Takibi’, ‘100’, Ölümcül Silah’, ‘Roma ve Diğerleri’ ve ‘Dostoyevski’ duyurduğu diziler. BBC yapımı ‘Savaşçılar’ belgeseli de var. Bence iyi bir fikir olmuş. Ama şöyle bir sorun var; bu projeler akşam izlenir çoğunlukla ama kanal, 16.00, 17.00, 19.00 ve 20.00 saat dilimlerine yerleştirmiş. Zaten bütün haber kanallarında akşam ‘benzer görüşler’in yer aldığı tartışmalar mevcut. Akşamları silme dizi ve belgeselle gitse...
Madem böyle bir çözüm buldular, daha iyi olur diye düşünüyorum. Bunları seyreden, o ‘tartışmaları’ izlemez! 

MAÇIN SONU, BU YORUMDA GİZLİ!

Galatasaray-Brugge Şampiyonlar Ligi maçı öncesi Önder Özen kadroları şöyle yorumladı: “Brugge’de 28 yaşından büyük bir futbolcu, bizde 28 yaşından küçük iki futbolcu var.” İzledik maçı... 30 üzeri futbolcular, ellerinden geleni yaptı. Koştular ve uğraştılar ama güçleri bu kadardı. Galatasaray, ikinci yarı başladı defansa... Spiker, “Şimdiden defans yapmaya başlanırsa, maçın sonu nasıl gelir?” diye soruyordu. Önder Bey, golden kısa bir süre önce “Tribünlerdeki hıza futbolcular yetişse, bu iş daha önce biterdi” diyordu. Bitiremedikleri için, berabere bitti. ‘Biz bu kadar oynayabiliyoruz’ mesajı, bu maçta net bir şekilde görüldü. Acı ama yapacak bir şey yok, bu seneyi unutup, yeni Galatasaray’ı yaratmanın harcını atmanın zamanı geldi, yedekte oturan gençlerle!

Yazının devamı...