Yeni sezon müzikler açmadı!

21 Ekim 2021

Yeni sezon dizi müzikleriyle ilgili ev ahalisinin şikayeti var; çok yüksek ve anlamsız. İki saate yakın bir yapımın hemen hemen bütününde müzik çalar dizilerimizde. Sahnenin durumuna göre olur. Ağlıyorsa ağlak, gülüyorsak oynak, sert bakışma kavga varsa ver gerilimi... Bol miktarda yaylı kullanılır. Kendini tekrar eden bir temanın iki dakika 11 saniye yüksek tonda devam ettiği diziler var mesela! Ortalama süre böyle... ‘Hekimoğlu’nun belli sayıda temaları vardı, bize dizinin duygusunu hissettirirdi. Bunu verecek müzik yok bu sezon benim izlediğim projelerde. Parça, parça duruma göre yapılmış müzikler. Ev ahalisi dün izlediği bir dizide, “Bu müzik niye çalıyor farkında mı acaba?” dedi.

‘Spagetti Western’ gibi...

‘Kanunsuz Topraklar’, jenerik müziğinin bir bölümü var trompetle melodiyi çalan, Spagetti Western izleyeceksiniz gibi bir intiba oluyor.
Ennio Morricone esinlenmesi fazlasıyla. Ama hoş olmuş yani belirteyim.

CAN YÜCEL ANISINA...

‘Misafir’ fragmanında duyuyoruz Hazal Kaya’nın sesinden; “Başka türlü bir şey benim istediğim/Ne ağaca benzer ne de buluta/Burası gibi değil gideceğim memleket” diye devam ediyordu... Can Yücel’in şiiri ve Yeni Türkü’nün unutulmaz müziği. Hazal Kaya’nın “Ben bu evde kalamam siz aşırı derece sevgi dolusunuz” sözleri, Buğra Uğur’un “Belli ki hiç sevilmemişsin. Muhtemel sevgiyi de bilmiyorsundur” devamında... 

Totalde iş yapabilecek ‘Misafir’in mesajı... Ya da bizim millet sever ön bilgisi... 

MİLLİYET VE SAMİ KOHEN

Yazının devamı...

GENÇ EV AHALİSİ PEK BEĞENDİ

20 Ekim 2021

Malum “Z kuşağı” diyorlar ya şimdi... Bizim genç ev ahalisi de bu kuşakta... Yerli dizi pek izlemez. Kendileri şu sıralar yabancı diyardalar. Geçenlerde ‘Yargı’nın son bölümünü izlemişler. Şöyle de enteresan olmuş, kuzen İzmir’den görüntülü konuşma sırasında izletmiş. Avukat Yekta, kazandığı davalarda delil karartmasıyla meşhur. Ve fakat şimdi oğlu Engin katil... Bakalım aynı şeyi oğluna yapacak mı? Senaryonun buna benzer çok soru işaretini gündeme getirerek dizinin merak uyandırmasını sağladığını söyledi. Bir de Pınar Deniz’i pek beğeniyor genç ev ahalisi... “Kadın doğal güzel” diyor. Genelde bütün karakterlerin, yerli yerinde olduğunu da söyledi. “Ama fazla uzatmasınlar. Çünkü anladığım, düğümlerin çözülmesi çok fazla zaman almayacak. Sonra kendini tekrara düşürür” dip notunu da iletti.

‘KANUNSUZ TOPRAKLAR’ GERÇEK Mİ?

Doğma büyüme Zonguldak’lı okurum diziyle ilgili bilgiler göndermiş. “1930’ların sonunda geçiyor yapım. O  dönemde neredeyse tamamen devletleştirilmişti maden ocakları. “Eşkıya var mı?” diyenler oldu mesela. Evet var. Eskide yollar sarp, köylere yayan gidilip geliniyor. Bu yollarda işçileri soyan eşkıyalar var. Şive konusu var bir de. Ben doğma büyüme Zonguldak’lıyım, şiveli konuşamıyorum. Oyuncu arkadaşlar nasıl konuşsun? Oyunculukları beğendim. Bu arada bir Zonguldak tarihçisi var Hayati Yılmaz karakterlerin gerçek olduğunu söylüyor” diye de yazmış.

Yazının devamı...

AKŞAM DİZİYLE GEÇİYOR; REKOR BEŞ SAAT!

19 Ekim 2021

Açık kanalların haber sonrası yayın anlayışı, eşittir dizi. İşte ‘dizi televizyonu’ ispatı rakamlar. Medya Takip Merkezi ekim ayının ilk haftasında dizi sürelerini hesapladı. Yayında olan 26 yapımın özet bölümü (özet de yeni bölüm uzunluğunda neredeyse!) ve yeni bölüm toplamı 15 yapımda dört saatin üstünde. 10 proje üç saatin üzerinde... Rekor ‘Kırmızı Oda’da; beş saat beş dakika. Dizi saat 19.20’de yayına girmiş. Dikkat ettim ‘Seksenler’ günlük dizi. Onun süresi iki saatin üstünde! Bir dizi, bu uzunluklara göre nispeten daha makul ‘Emanet’; 2 saat 17 dakika...

RIDVAN ÇOK KIZDI!

Trabzonspor-Fenerbahçe maçına, “Maç hakemin verdiği yanlış sarı kartla bitti” dedi Rıdvan Dilmen. Fenerbahçeli Kim Mi Jae’nin ikinci sarısı. Hakem sarı da verir, kırmızı da verir, penaltı da verebilir diye hafif yan çizdi, “Sarı kartlar da adil değildi” gerekçesiyle... Hemen söyleyeyim bu konuda haklıydı. Peki, “Sarı kartla maçı bitirdi” yorumuna başka neler söylendi? TRT Spor’da Bünyamin Gezer, “Omuz omuza olsa yana düşer, futbolcu öne düştü” diyerek, “Sarı yetmez, kırmızı kart” diye bir tık öteye taşıdı. A Spor’da Erman Hoca, “İkinci sarı doğru” dedi. Sevgili Gürcan Bilgiç, penaltı için, “O pozisyonda VAR devreye giremez” diye görüş bildirdi. “Ben VAR çağırsa bile vermezdim” diye de ekledi. Bilgiç’e göre hakem pozisyonu görmüş ve faul olmadığına kanaat getirmişti, niye fikrinden dönmüştü? Hem Gezer, hem de Toroğlu “Penaltı” dedi. Hatta bariz gol şansından kırmızı verilmesi gerektiğini de belirttiler. Bizde bu hakem halleri bitmez. “Standart yok” lafları duydum. Tecrübeli hakem, genç hakem tartışması...

Şimdi sırada, “Yabancı hakem gelsin”ler yerini alır. Ve bir sezon daha böyle sona erer.

Yazının devamı...

Mojo, Batu ve Büyük Parmakkapı Sokak

17 Ekim 2021

Batu Mutlugil, “Büyük Parmakkapı, rock camiasının sokağı idi. Bunu Hayal Kahvesi ve Mojo’ya borçludur. Jazz Stop’un da katkısı olmuştur epey. Bu üç tapınağa uğramadan uyku girmezdi rockçının gözüne” diyor...

"21 yaşında iki çocuk babası olunca, gitarı rafa kaldırmıştım. Yavuz’u dinlediğimde, bir oğlum daha varmış gibi hissettim. Kayıp zamanı geri kazanırcasına, gitar raftan indi ve itina ile eleman seçe seçe, ideal dörtlüye geldik: Ben, Yavuz Çetin, Sunay Özgür ve tabii ki Kerim Çaplı. Hayatımın en unutulmaz sahne performanslarını BBB ile yaşadım. Dinleyici de öyle ve bu ekip Mojo’nun da liste başı olmasında en büyük rolü oynadı”... Belki 90’lı yıllara damgasını vuran Mojo’nun da hikâyesinin özetiydi. Batu Mutlugil müzik dünyasının kendine has ismidir. Dostluğumuz taa Hayal Kahvesi’nin o Büyük Parmakkapı’daki günlerine gider. Biz (Bulutsuzluk Özlemi) Hayal Kahvesi’nde çalıyoruz. Program bitiyor. ‘Hadi bi Mojo’ya gidelim’ zamanları. Ben de oralarda kaldığım için sohbet, hatıralar üzerinden gitti. “Büyük Parmakkapı, rock camiasının sokağı idi. Bunu Hayal Kahvesi ve Mojo’ya borçludur. Jazz Stop’un da katkısı olmuştur epey. Bu üç tapınağa uğramadan uyku girmezdi rockçının gözüne”. Peki neden bitti? “Bir zamanlar Mojo vardı” ya da “Kapanışın ‘Purple Rain’ ile yapıldığı günleri özledim” diyenlere bir çift söz yok mu?

“Teknenin ufağı büyüğü su almaya başladı mı kaçınılmazdır. Hele ki, iki kaptan ayrı yöne dümen kırarsa son kaçınılmazdır. Mojo’da da öyle oldu. Son rotada ben fedakârlıkla dümeni bıraktım. İddialı kalan kaptanın limana varmayacağını görmemek adına. ‘Purple Rain’ ve Prince’e benim hiç mi hiç hayranlığım olmamıştır ama 80 jenerasyonunun bu hayal kırıklığını, anlayabiliyorum. Benim için de son dönemler ruhumda, King Crimson’dan ‘Epitaph’  çalıyordu, şapkamı alıp gittiğim güne kadar.” Batu Mutlugil bir müzik mabedinin bitişini böyle anlattı.

Bu gruplar burada doğdu

“Fishmind, Garage Band, Thrust aklımda kalanlar” dedim. Batu, “Circus, Josephine eklemek gerek. Duman da Mojo’dan doğdu. Bir anlamda Mor ve Ötesi, Athena’yı dahi, sayabiliriz” dedi. Malum Duman’nın şahane gitaristi Batu, Batu Mutlugil’in oğlu. Bilirim, çok çalıp söylediler böyle doğaçlama. Harun da sık giderdi, Athena Gökhan da...

Bugün durum nedir?

Bugün mekânlar müziği değiştirdi gelen ‘Z kuşağı’ da değişti. Peki bugün direnen var mı? “Aynı ruhu yakalamaya yakın mekânlar var tabii ki. Örneğin İstanbul’da Ağaç Ev, Ankara’da Muddy Waters. Ama bir taraftan sigara yasağı, içki zamları, üstüne pandemi, durum ağır. Nasıl geçineceğizden, sahne alabilmek için, cebindeki olmayan parayı vermeye hazır blues ve rock müzisyenleri, daha da sıkıntılı”... Mekânlar ‘blues rock’ı terk etti ama notalar devam ediyor. Hayal, yeni Parmakkapı Sokak’lara.

Yola devam

Yazının devamı...

'Yalancı' yalan olmasın!

15 Ekim 2021

‘Yalancı’ dizisi ev ahalisi tarafından ilgiyle izlenen bir yapım... Ve fakat genelde ev ahalisinin izlediklerini ‘total’ sevmiyor, hatta AB ile de çelişiyorlar. ‘Yalancı’ da böyle oluyor. Durum hiç iyi değil. AB’de ilk 10’a zor giriyor. Total izleyici de hiç yok gibi... Bizde illa bir ‘Yeşilçam sosu’ olacak, total izleyici yakalamak istiyorsanız. ‘Yalancı’ dizisi ev ahalisi tarafından ilgiyle izlenen bir yapım... Ve fakat genelde ev ahalisinin izlediklerini ‘total’ sevmiyor, hatta AB ile de çelişiyorlar. ‘Yalancı’ da böyle oluyor. Durum hiç iyi değil. AB’de ilk 10’a zor giriyor. Total izleyici de hiç yok gibi... Bizde illa bir ‘Yeşilçam sosu’ olacak, total izleyici yakalamak istiyorsanız. 

‘Yargı’ gayet iyi...

‘Yargı’ dizisi bir ölçüde bu ‘entel ve Yeşilçam’ dengesini koruyor. ‘Teşkilat’ ile çekişiyorlar ilk iki için... 

ÇANTADA KEKLİK DEĞİL

Kanalın üç iddialı yarışması var. İlk sıralara oynadı hep. Teker teker piyasaya sürerdi. ‘Masterchef Türkiye’ total izleyicide beklenenin altında gidiyor. Sezonu bitmeden hemen arkasına ‘O Ses Türkiye’yi girdiler. Şu ana kadar beklenen olmadı. ‘Kırmızı Oda’da eski havasında değil. TV8 için ‘garanti yarışmalar’ devri kapanıyor mu?

TRT; ARTIK TABU KIRILDI

TRT yapımları uzun yıllar izlenme oranları mücadelesinin içine pek giremedi. ‘Osmanlı dizileri’yle çekimleri eli yüzü düzgün de olunca ilgi ve alaka yüksek oldu. ‘Masumlar Apartmanı’ ve ‘Gönül Dağı’ ile özel televizyon konularının kulvarında da ‘varız’ mesajı verdi. Şahsen ilk başlarda ‘Gönül Dağı’ mizahı kıvamda bir kasaba hali dizisi olarak beğeniyordum. Sonra başka başka yerlere gitti, o havasını kaybetti. Dip not olarak, belirteyim dedim.

ORHAN KEMAL ESİNTİLERİ

Yazının devamı...

Neslihan Atagül 'EDHO'da mı?

14 Ekim 2021

Ali Eyüboğlu yazdı, ‘EDHO’ nun yeni sezonu ‘sanki yeniden başlıyor’ gibi... Tam 12 yeni karakter yer alacak. ‘Masa’ya yeni isimler geliyor. Son zamanlarda bir söylenti çıktı Neslihan Atagül’ün ‘EDHO’ya katılacağı yönünde... Sordum meraktan, “Onun dışındaki tüm söylenen yeni isimler doğru” cevabı geldi. Ara ara böyle ‘iletişim pazarlama’ operasyonları oluyor bizim televizyon oyuncu sektöründe. Sanırım onlardan biri!

‘Yok yok’

Yeni oyuncular, yeni hikayeyle gelir. EDHO’da yeni sezonda “Hikayede yok yok” dediler. “Ana eksende uluslararası mafyayla olacak” dediler. Hep söylerim, bizim ‘gerçek senaryolarımız’ yazılanlardan katbekat heyecanlı. Başlıkları şöyle bir alt alta getirince, hayali hikayelere pek gerek kalmıyor. Konuşulanları, iddiaları, haberleri kopya kağıdı yapıp senaryo diye yazılsa ne diziler, ne filmler çıkar. Neyse bir gün onlar da olur diyelim!

BU YÖNETMEN BİR DAHA MAÇ ÇEKMESİN

Letonya-Türkiye maçını izleyenler ‘tekrar pozisyonları’nın abartıldığı bir karşılaşma izledi. Bu köşede çok yazdım ‘tekrar pozisyonlar maçı öldürüyor’ diye... Bu artık onun ötesine geçmişti. Letonya TV 3 adına prodüksiyon şirketi Levira şirketi çekmiş. 12 kamera ve 38 kişiyle reji hazırlamış. Böyle çekime göre çok fazla kalabalıkmış. Yerli yersiz ‘tekrar’ girişleriyle neredeyse bize maçın kendisini değil, tekrarını izlettiler. Bu yayını kim gerçekleştirdi ise hemen görevi bırakıp, evinde torun sevebilir!

Yazının devamı...