Ev ahalisinin hafta içi izlediği beş dizi var. Tabii ki ben daha fazlasına ‘mecburen’ bakıyorum. Takip ettiklerimin başında ‘Afili Aşk’ geliyor. Şahsen romantik-komedi dizileri arasında bugüne kadar en ‘sempatik’ ikili, Kerem ile Ayşe diyebilirim. Genç ev ahalisi, “Ama eski bölümleri gibi değil” dedi. Çünkü öyle istekli izlemediğini fark ettik. “Yine de güzel canım, evet süre uzun olunca, zorlanıyorlar” dedik ama sanırım, pek inandıramadık. Yapımın devamını sağlayacak malzeme var. Ama bu uzun süre... Özellikle komedi projelerinde... Dram olunca, bakışsınlar uzun uzun, burada olmuyor işte. Ev ahalisinin önerisi; “Şu diziyi bir saate çeksinler, bak nasıl rahatlayacaklar. Bu arada açık kanallarda bir ‘Afili Aşk’, bir de ‘Tutunamayanlar’ komedi adına mevcut!

FRENE BASMA...

‘Gerçek hayat hikayesi’ diye yazıyor. Ben de “Bak bunlar gerçekmiş” dedim eşime... “Gerçek olması diziyi izletmesi için yeterli mi yani? Bak sahne, bitmek bilmiyor” dedi. ‘Doğduğun Ev Kaderindir’de bir frene basma durumu mevcut. Konu ilerlemek istiyor ve önünde engel var. Hani nereden izlemeye devam etsen, konuyu kaçırman mümkün değil. Bu arada seyrettiğim bölümde Zeynep’in (Demet Özdemir) sahneleri fena durmadı. “Eğriye eğri, doğruya doğru, bak hiç rahatsız etmiyor oynuyor” dedim. Evlilik öncesi, kız isteme sonrası gelin olması filan... Eşim, “Bu sahnelere bakışı uymuştur. Yoksa hep aynı bakıyor” demez mi?

BİR CENTER HİKAYESİ

Hani Mecidiyeköy, hani Ali Sami Yen, hani center, hani inşaat, hani 10 can... ‘Zemheri’yi izlerken resmi geçit bu oluyordu. Asansör, dizideki gibi mi düştü bilemiyoruz. ‘Zemheri’ sonrasında Firuze’yi aldı, güya intikam almak niyetine, ‘zengin kulübüne’ soktu. Halbuki Firuze o mahallenin, o çilenin kadını olabilirdi. Sendika mücadelesi verebilirdi ve inadına direniş saflarında yer alabilirdi. Saf, duru güzelliği yine olur, yine aşkları ve nefretleriyle dolu dolu bir hikayenin içinde yerini alırdı. Yok illa ‘zengin sosuna’ batırılacak. ‘Zemheri’nin o ‘değişik konusu’ böyle evriliyor post modern Yeşilçam’a!