Ev ahalisi izlerken böyle yorumladı. ‘Masterchef Türkiye’, finallere geçti. Adayların büyük bölümünü izledik. Tabii çok uzun sürüyor. Muadili olan yabancılarda her şey, daha ‘butik’ oluyor. Yemek yapılıyor, jüri değerlendiriyor yani iş, yemek ortamında bitiyor. Bizdeki öyle değil. ‘Bol bakışmalı’ diziler gibi. Yeşilçam soslu bir ‘Masterchef’ bizimki... Yemek üstü, aksiyon bizim format. Ev ahalisi, şu ‘kaldırın ellerinizi’ anına taktı. Geri sayım sonrası, “Kaldır elleri” diyor şefimiz sonra, bir gerilim müziği fonda süzülüyor. Kamera tek tek yarışmacıları geziyor. Yüzler asık, eller havada teslim olmuş durumdalar. Halbuki iş, yemeğin bitiş süresinin temsili bir ifadesi. Bizde kurgu, dramatik bir hale sokuyor. Programın uzaması lazım ve ‘gerilim’ olması şart. Bu ‘eller havada’ hali buna pek müsait. Ev ahalisi gıcık kaptı. Suçlu gibi yani ne öyle!

KADINLAR DİZİLERDE ETKİLİ Mİ?

Avrupa Görsel-İşitsel Gözlemevi bir araştırma yapmış. Kadınların film ve televizyon sektöründe etkisi üzerine. Bizi ilgilendiren bölüm televizyon ayağı. 2015 ile 2018 arasındaki dönemi kapsıyor bu çalışma. Buna göre, yönetmen olarak dizilerde çalışan kadın oranı yüzde 19... Senaristlerde oran daha yüksek. Dizilerde çalışan senaristler arasında kadın oranı yüzde 34... İlginç bir ayrıntı vardı; bir kadın senaristin partneri yüzde 87 oranında erkek oluyor!

‘Gücümüzü gösteriyoruz’

Sektörün önde gelen kadın senaristlerin Meriç Acemi’ye sordum “Bizde durum nedir?” diye, şöyle bir yanıt aldım: “Türkiye’de bu konuda fazlaca bir kadın erkek ayrımı yok gibi. Ben de erkek tercih edilen, kadınların geri atıldığı bir tecrübe yaşamadım. Senaristlik, kadınların gücünü gösterebildiği bir alan.”