Televizyon reklam gelirlerinde kayıp yaşanıyor. İnternet ortamı onu bazı ülkelerde yakaladı ve geçti. İspanya’da yeni rakamlar açıklandı. Televizyon, reklamdan yüzde 33.7 pay alırken; internet ortamı (dijital yayınlar, YouTube vs.) yüzde 38.6 olmuş. Tartışmalar, ‘Televizyon bitiyor mu?’ya geliyor. Televizyonun ne yapması gerektiği konuşuluyor. Fakat yine de tüketicinin aklında kalan markalar ekranda olanlar. Yani bütün iş ‘reklam’da bitiyor. Daha internetin bu konuda çok yol alması gerekiyor... Bizi de ilgilendiren ayrıntılar var.

TV neden böyle oldu?

Televizyonlarda ekrana gelen bazı ürünlerin inandırıcılığını yitirmesi, izleyicinin hayal kırıklığının nedenlerinden biri... Platformlardaki dizilerin yeni bir dil ve teknolojiyi yakalaması bir başka neden. Televizyonun o alışılagelmiş zamanımızın, yaşamımızın başrolünde olmaya alışık olduğu ortamı yakalayamamasının verdiği bitkinlik. Bakın mesela bizim televizyonlara. Ne kadar bitkin!
Akşam bir dizi başlıyor saat 20.00’de. Saat 00.00’a kadar sürüyor. Ya da bir yemek yarışması bu kanalın tam sekiz saatini ele geçirmişse oturup düşünmek lazım. Televizyon yayıncılığı büyük oranda ‘dizi yayıncılığı’na saplandı. İzleyici değişmesini ister mi? ‘Karşısına tatmin edici bir şey getirildi mi?’ sorusunu sormak lazım öncelikle.

Dijitalle büyüyen nesil

Dijital devirde doğan genç neslin televizyonla alakası yok. Her yerden izleyebileceği bir sistemin çocukları onlar. Reklam olup olmaması da onlar için çok önem arz etmiyor. Böyle bir görüş var. Burada bu nesille ilişkiyi televizyonun yakalaması kolay değil. Bir görüş televizyonların seyirciyi ‘sen bana muhtaçsın’ diye bakmaya devam ettiğini, bu nedenle yeniliğe açık olmasının zorlaştığını belirtiyor.

Yine de liderlikte...

Gelir kaynağı reklam olduğu süre içinde televizyona yine de marka yaratma kapasitesi en geniş iletişim aracı. Markanın, tüketicinin hafızasında yerleşmesinde televizyon hâlâ lider. İspanya’da yapılan araştırmada yüzde 62.7 böyle düşünüyor. Televizyon başında geçen süre 212 dakika, internet başında 138 dakika.