BU PROGRAMI iZLEYEN MARGARiN REKLAMINA GICIK KAPARDI

Cüneyt Özdemir hem ‘BeşN BirK’da hem de ‘Soru-Yorum’da bu sezon yelpazeyi geniş tutuyor. Klasik bir laf olacak ama ‘kısır siyasi çekişmelere’ girmiyor. Hani olay olsun, tartışma çıksın, programdan bahsedilsin yerine, “İstiyorlarsa olay zaten var, ilgilenirler” mesajını veriyor. Şu günlerin en flaş konuklarından biri kuşkusuz ‘Karatay Diyeti’yle olay yaratan profesörümüz Canan Efendigil Karatay, Özdemir’in programındaydı. Karatay, “Benim yazdıklarım diyet değil, sağlıklı beslenme” diyor. “Neden kitabın adı diyet?” sorusuna da gayet net ve saklı gizli olmadan cevap veriyor: “İlgi çeksin diye.” Amacına ulaşılmış görülüyor. “Haftada bir lahmacun yiyebilirsiniz” diyor. Mönüde karbonhidrat ve sebze var. “Pilavsız, patatessiz, yeşillikli döner kebap yiyebilirsiniz” diyor.
Hocamın “Aman uzak durun!” dediği şeylerin başında margarin geliyor. Çok bildik bir margarin markasının reklamı da tam da bu programın üzerine seyredilince keyifsiz oldu. Sayın Karatay beslenme pira- midinin değiştiğini söyledi. Gelelim bizim meşhur margarin reklamına; beslenme piramidinde margarin yerini almış. Ayıp olmasın diye üst sıraya koymuşlar, piramidin daralan kısmına. Halbuki margarinin değil üstte, bu beslenme piramidinde olmamalı. “Haşa yenilmeyecekler” listesinde. Sayın Karatay “Pilav, şeker, margarin yoook!” diyor. Ama reklam almış piramidin içine koymuş margarini. Yılların margarini... Onunla büyüdük. Annelerimiz ekmeğin üzerine sürer sokağa salardı bizi! Artık çok sular geçti bunların altında. Reklam bu açıdan tartışılmalı bence. Beslenme piramidinin içinde margarinin yeri var mı yok mu?

HAMİLELİĞİN EN RİSKLİ AYLARINDA KIZIMIZ HOP HOP ZIPLIYOR
‘Bir Çocuk Sevdim’in son bölümde Mine bol bol yürüdü (maraton şeklinde diyeyim!), merdivenleri zıplaya zıplaya inip kapıyı açtı. Üç aylık hamile olduğunu bu hafta öğrendik. Okuldan da nihayet aldılar! Diyeceğim bu kadar harekete rağmen çocuğa bir şey olmuyor. Uçurumdan atlayıp araba çarptığında filan bir şey olmayınca, durup dinlenmeden yürümek, zıplaya zıplaya kapı açmak falan da bir şey yapmaz herhalde. Bildiğimiz ‘hamile kalmadan önce sınıfında başarılı bir öğrenci’ olduğu yönünde. O kadarla yetinmiş senaryo. Mine’yi doğrudan doğurma, evlenme moduna sokmuş. Timur içimizi rahatlattı. “Merak etme elim eline değmeyecek, sadece amacım yardım etmek” mesajını verdi. “Azgın herif genç kızı bulmuş...” diyenlerin içine su serpti bu sahne sanırım! Mine bunu kulağına küpe yaptı, Timur’un teyzesinin evindeki kısa açıklamasından sonra. “Adam iyi niyetli. Dokunmayacak, çocuğuma da bakacak. Ben de dışarıdan liseyi bitirir üniversiteye giderim” diyerek kabul edecektir teklifi Mine! Timur kendi evini de yeni düzene ayarlıyor. Çocuğunun bakıcısını bile “Hizmetlerinizden dolayı teşekkürler, buyrun kapı” diyerek bertaraf etti. Peki kendi kızıyla Mine geçinir mi? Senaryo istedikten sonra neden olmasın...

NOT DEFTERiMDEN

AHMET ÇAKAR NE ZAMANDIR VAR?:

Ahmet Çakar’ın ne zaman özel televizyon programlarına katıldığı yolunda değişik rivayetler var. Benim oltama takılan bir bilgi Çakar’ın 1996 yıllarında ortalığı karıştırmaya başladığını gösteriyor. Yer TGRT, sunucu Ali Sami Alkış (Artık onu görmüyoruz.), konuk Ogün Altıparmak (İkinci ligde oynuyor!). Çakar “Fenerbahçe’nin istemediği hakem” demiş, bunu tartışıyorlar. Yıl 1996 sözler aynı, dön 2011’e sözler yine aynı!
APO ALİ SAMİ YEN’E GELDİ Mİ?: Böyle de haberler varmış. Kimde? Bildiniz. Reha Muhtar’ın haber bülteninde. Ama hoştu, gülüyorduk akşamları bir nebze. Apo gizlice Ali Sami Yen’e gelmişti. Bunu Balıkesir’li bir radyocu iddia ediyordu. Adam haber bülteninde “Bana bunu bir emniyet görevlisi söyledi” diyor. Emniyet “Yok böyle bir şey” diye ısrar ediyor. Reha Muhtar kızmış; “Adam (Apo yani) taksiye atlayıp Mecidiyeköy’e gelmiş, stada girmiş, kimse tanımamış. Nasıl olur?” Böyle haberlerimiz varmış!
BALERİN OLMAK İSTEYEN ŞEHİT KIZI: Orhan Uğuroğlu’nun HBB kanalında hazırladığı ‘Ankara’da Gündem’ programına katılan Ceren Atan, bir şehit kızı. “Ben balerim olacağım” demiş yayında. Bilmem bugün Ceren nerede? Belki bu sesi duyar. “Biz de Ceren’in ilk gösterisine gelmek isteriz” diye yazmışım.