Bizim konserler sıklaşınca, ev ahalisi dijital platformlardan diziler ve filmler seçmeye başladı. Konser dönüşleri, izlemeye başladık. Ama öyle bir buçuk günde, sezon bitirmece olmuyor tabii ki... Yavaş yavaş seyrediyoruz. Araya da film serpiştiriyoruz. Neyse hikaye şu oldu, açık kanala dönüp de izlediğimiz dizilerin eskisi kadar tatmin etmediğini fark ettik. En fazla bir saatle sınırlamak lazım. 2 saat minimum, hatta 2.5 saate çıkanı da var açık kanalda. Peki sen izlemiyorsun millet ne yapıyor? Seyrediyor. Açık kanal izleyicisinin kodları belli. Uzun olması değil, entrikanın bol, kızacağı şeyin çok olması önemli.

Volkan ve Feride

‘Sadakatsiz’de mesela Volkan var, sonra oğlu Ali... Bunlara kızıyor izleyici. Ne kadar kızarsa, o kadar çok izliyor. ‘Camdaki Kız’da ‘kara kutu’ Feride’dir. Bu karakter aslında diziyi sürüklemekte. Merak konusu onun ‘gizemli’ ve ‘her an her şeyi yapabilecek’ halidir. Onun yarattığı stres, tüm diğer karakterlere de çaktırmadan sirayet ediyor aslında. İzleyicinin “Bu dizi beni sıktı” dediği, ‘devam ettirici kodların’ diziye yeterince yerleştirilmemiş olmasındandır.

ASLINDA CİDDİYE ALINSAYDI!

Ülke halimizde ekranın gündüz kuşağı dizilere ve filmlere konu olacak kendi hikayesini yarattı. ‘Sana Söz’ buradan hareket ediyor. Ev ahalisi, Nehir Erdoğan ile ilgili; “Mimik yok olmuş, acaba ne yapmış?” diye merak ettiler doğrusu. Erkan Petekkaya da role girememiş ya da rol onu mu sevmemiş, bilemeyiz. Ev ahalisi ‘Elif Karaca İle Sessiz Kalma’nın gerçek gündüz kuşağına ‘ihlam verdiği’ kanaatinde. “Canlı yayında dronlu filan operasyon takibi mesela” dediler.