İstanbul’daki ev ahalisiyle birlikteydik. Dizi muhabbeti ettik. Not almışım, “İki diziyi
artık izlemiyoruz” dediler. “Biri ‘Cesur ve Güzel’. Her şey gece karanlıkta oluyor. İçimiz karardı. Savcı bile ifadeyi gece alıyor” diyorlar. “İkinci dizi ‘Kalbimdeki Deniz’ de kötü kadın enflasyonu var. Hülya, Fikriye kötü, Fikriye’nin kızının da aşağı kalır yeri yok. Eh Ali’yi baştan çıkaran Şebnem var bir de. Dizide bu kadar mı kötü olur?” dediler. İzleyici ayrıntılara dikkat eder. Taktı mı bir kere geri dönüş mümkün değildir. “Bizi rahatlatacak, biraz gülümsetecek diziler istiyoruz” dediler. Ortalık pek öyle değil. Ardı ardına ‘iç karartan diziler’ geliyor.

Öfke kontrolü yok!

DİZİYİ BIRAKMA NEDENLERİ‘Söylemezsem Olmaz’da Ömür Varol “Bizim insanımızda öfke kontrolü yok” dedi. Haklı, biraz yakınında hatta!

Bu ikili fena değil

‘Çoban Yıldızı’nda Selin Şekerci ve Şükrü Özyıldız, şimdilik iyi bir ikili oldu. İkisi de genç kuşağın hırslı oyuncularından. İniş çıkışlar oluyor. Bunun da bir yere gelmek için şart olduğu kuralını kabullenmişler. Bu dizi de aslında onlardan biri. İyi bir karakter egzersizi oluyor.

Çerçeveletilecek laf!

“Hafızası olmayan rüya göremez” dedi Kenan’a Zeynep, ‘Aşk ve Gurur’da. Önemli ve duvara çerçeve içinde asılacak ağırlıktaydı cümle!

Maçı bitirmek isterse

TRT Spor’da Boluspor - Eskişehir maçında spiker “90 artı iki düzeltiyorum,
45 artı iki” dedi. Maçın bir an önce bitmesini istiyordu anlaşılan.

KARE DONUNCA

DİZİYİ BIRAKMA NEDENLERİ

Olympiakos-Beşiktaş maçında bir pankart; ‘Pasalimani’. Maçın oynandığı Karaiskakis Stadı’nın olduğu Pire’de bir koyun adı. Ev ahalisi “Bizim Çeşme’de var” dedi. Böyle bir heyecan oldu maç sırasında.