Bu sezonun merak edilen, izlenen, yeri gelip ‘tabuları’ yıkan dizisi ‘Sadakatsiz’ oldu. Özünde kadın-erkek ilişkilerinin sınırlarını zorlamaya çalıştı. Sinema filmi gibi dizi formatında sulandığı çok oldu, lastik gibi uzadığı hatta. Mesela Ali’nin “Baba bize gelsene” hikayeleri. Sezon finali yaptı. Devamı merakla izlenecek.

Bir erkeğin paylaşımı!

Finaldeki gidişat, iki kadının hayatlarındaki ortak erkeğin paylaşımında adil bir durum ortaya koyabildi mi? Asya, “Annem, babam, Asya Hanım bir yana, bütün olanlardan sonra bu hikayede bana yazık oldu” diyordu. Hikayenin özü de zaten, geçmişin bir farklı tekrarı gibiydi. “Derin bana birini hatırlatıyor” diyordu Asya Hanım Asya’ya, Ali’nin olaylı doğum günü kutlaması veda öncesi...

Zeynep mi gelir?

Asya, Derin’i annesinin kaza yaptığı uçurumun başına götürmüştü. Orada söyledi “Zeynep’in sonunun bana benzemesinden korkuyorum.” Bir sonraki sezonda Zeynep’i büyümüş olarak görebileceğimiz anlamına gelir miydi? Aslında neden olmasın? Hikayenin dolambaçlı hali daha bir artmış olurdu!

Derin yaşar mı?

“Ben hareketlerim ile uçurumun kenarında dolanıyorum. Bu yüzden kaçınılmaz sonum dedin değil mi?” diyor Derin. “Evet” gelen cevap Asya’dan. Ve sonra final uçurumdan yuvarlanan ikisinin olduğu araç. Kaçınılmaz son bu olabilir mi? “Aldatılan kadının öfkesi cehennem ateşinden beterdir ve hiçbir deniz o ateşi söndürmeye yetmez. Ben henüz kalemi elime almadım. Bu romanda son cümleyi ben yazacağım”, Asya’nın sesi suların derinliklerinden... Asya kurtulur ve Volkan ile yeni maceralar başlar!

HASAN SALTIK’IN ARDINDAN...

‘World Music’ daha bu ülkede bilinmezken, Hasan Saltık bu işe koyulmuştu. Ve onu ilk keşfedenlerden biriydim. 90’lı yıllar Cumhuriyet’te çok yazdım, çok konuştuk. Kalan Müzik küçük bir dükkandı. Önce bu topraklarda büyüdü, sonra dünyada. Ve Türkiye’nin ‘müzik kütüphanesi’ oldu. Arkadaşımdı, müziğin emekçisiydi. Nur içinde yatsın.