‘HEKİMOĞLU’ FİNAL; UCU AÇIK BİTTİ

Bu köşede çok yazıldı, çok çizildi. Tartışmasız gelmiş geçmiş en iyi Türk işi yapımlarından biri olarak akıllarda kalacak. Son iki bölüm biraz havada gitti. En çok konuk oyuncunun yer aldığı bölümler olarak tarihe geçti. Ev ahalisi, “Böyle final olur mu?” dedi. Ama final, final gibi değildi.
Ateş Hekimoğlu, izlediği dizisiyle ilgili; “Bitiriyorlarmış dizimi. Bir dizimiz vardı” diyordu final bölümünde. Orhan Hoca’nın temennisi; “Belki dijitale geçer.” “Keşke...” Hekimoğlu’nun dileği... Bu “Keşke” lafı sanki final bölümünün son sahnesinde ‘ucu açık’ bitiş ile alakalı. “Bence sen hâlâ benden bir şey saklıyorsun” sözüne “Bence sen de benden bir şeyler saklıyorsun” cevabı İpek Hoca’nın. Son söz; “Karşılıklı yani...” fonda Sagopa Kajmer’in ‘Toz Taneleri’ eşliğinde. İzleyicinin en büyük isteği “Birlikte olsunlar” için cevaptı sanki. “Siz bize umut verdiniz” diye bana kızan çok oldu. Hâlâ “Lütfen dijital kanalda olsun, bunu yazın” diyen mesajlar geliyor. Şu kadar söyliyeyim, sorunun cevabı da ucu açık bırakılıyor. Aynı, finalde olduğu gibi. Bu bir niyet, beklenti ya da gerçek olabilir. Ne olursa olsun, bizlere böylesi ‘ayrık otu bir dizi’ izleme fırsatı verdiği için emeği geçenlere teşekkürler.

FRANSIZ CHANSON GELENEĞİ YENİDEN DOĞDU

‘Eurovision’, 2021’de ‘Voila’ şarkısının ikinci olmasının ötesinde çok daha önemli bir olaya damgasını vurdu. Uzun bir aradan sonra dünya ‘Fransız chanson (şarkı) geleneğinin başarılı bir örneğini dinledi. Barbara Pravi tek başına siyah fonda beyaz bir ışık huzmesinin altında küçük bir kadın...
Edith Piaf aklıma geldi izlerken. Yorumlar da öyle olmuş. Hikayesi olan ve melodisi hemen akılda kalan ama okunması her “Şarkı söylüyorum” diyenin altında kalkabileceği bir iş değildir. “Pravi yoksa Mireille Mathieu’den de daha mı iyi daha mı sahici?” sorularıda mutlaka gelecektir.