En çok yazdığım konulardan biridir; haber kanallarının konukları durumu... RTÜK; “Sanki her alanın uzmanıymış gibi her programda hukukçu, terör uzmanı, siyaset bilimci, sağlık bilimci, deprem bilimci vb. farklı unvanlar kullanmak suretiyle gündemde hangi konular varsa onun üzerine yorum yaptıkları görülmektedir (...) Programlara katılan konukların kendi popülerliklerini artırmak amacıyla bilinçli olarak spekülatif söylemlerde bulundukları da görülmektedir” diyerek, uyarmış konuklarla ilgili kanalları...

Çoğunluk haber kanalları. Ha bir de sabah programlarının ‘sağlık resmi geçidi var’ o ayrı! Geçtiğimiz ocak ayında yazmışım; “Haber kanallarındaki tartışma programlarının konukları kadrolu” diye... Hatta sınırlar kendi programlarıyla kalmıyor, yeni başlayan varsa oraya da gidiyorlar. Bir nevi ‘ekranda uzman tartışmacı’ diye bir iş kolu oldu! Bu durumda, aynı yüzler bir orada, bir burada ‘görüntü tekeli’ oluşturuyor.

HABER KANALI BOLLUĞU...

Bu kargaşanın nedenlerinden biri bol haber kanalının olması. 18 haber kanalı vardı. Yeni 20’yi bulduk. Şöyle bir kaba hesap ortalama dört konuk olsa program başına her akşam, toplam 80 konuk ekranda. Bu isimlerin büyük çoğunluğu ‘sabit’ ya da ‘meşhur, kanalda konuşur’ durumda.

Konusunda uzman isimler yok mu? Var tabii ki. Ama öyle bir format yapıyorlar ki, gündemdeki tüm konuları kadrodaki ekiple konuşuyorlar. Gazeteci, avukat, öğretim üyesi oluyor bu ekipte artık piyangodan ne çıkarsa konu, akşam ekranda. Bu sistemin değişmesi lazım.

İçlerinde ‘iç siyaset’ ya da ‘dış politika’ ya da ‘ekonomi konuları’ üzerine her daim görüşlerini merak ettiğimiz isimler yok mu? Tabii ki var. Ekrana çok az çıkan hatta hiç çıkmayan ama yazılarını ya da medya ortamında görüşlerini takip ettiğimiz isimler yok mu? Var. Çok nadir bir tartışma programında görüyoruz. Bir diğer özellikse her an hazır olmak. Yani televizyon muhabirinin, “Her an ulaşırım” dediği kişi olmak. Böyle olunca durum ister istemez ‘bilenen yorumcu’ olarak size geri dönüyor, şöhret sahibi oluyorsunuz.